Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Yılmaz Çifci
Köşe Yazarı
Yılmaz Çifci
 

MEMLEKET-ÜL TAYYARE

(Memleketi bir türlü uçuramayan bay mağdur bu sefer yangına sığınacak inşallah. Tek duamız, böyle cayır cayır yanan en harlı yerine sığınsın. AMİN bahanelere sığına sığına sığıntı oldular zahir) "Memleketi ilk defa uçurmaya hazırlanıyoruz, gezi olayları patladı. Yahu kardeşim AVM"siz olmaz bu iş. uçmaya niyetiniz varsa gezi parkına AVM şart dedik. Anlamadılar çapulcular. İki ağac diye çıktılar ama, ağaç bahaneydi aslında. Laikliğe bilime sanata uzanan dilimize de necaset sıvadılar resmen. Yaktı yıktılar uçuş rampamızı" "Tam onu atlattık, artık uçarız derken, haydii, askerler koordinatları kozmik odaya saklamışlar" "Ergenekon, balyoz, kozmik odanın açılması derken, giden aziz milletimizin zamanından gitti. O Paşa hapise bu asker cepheye şu amir kodese bu memur şuta derken çok zaman kaybettik" "Neyse ki şeyimizin akıyla çıktık kozmik odadan. Çıktık da sanki hemen uçabildik mi? Pandemi kapıda bekliyormuş meğer. Bırak uçmayı saraydan burnumuzu çıkaramıyoruz. Neyse ki tedbir paketine konut kredisi ve saç tarağı düzenlemesi getirip, virüsü yakalatmak için bütün otoyollara da karakollar kurup sorunu çözdük" "millet bekliyor şimdi uçarız diye 15 temmuz patladı... Yahu ne ara sızmışlar orduya, kim atamış bunları bilmem akşam ezanıyla geçmişler harekete. Bende bi arkadaşla Marmaris'teyim o saat. Bilardo oynuyoruz üç top. Allah razı olsun enişteden her yerde adamı var. Büyük adamdır enişte. Haber uçurdu da o badireyide selamet atlattık, darbeci pilot güvenle getirdi beni sarayıma sonra gitti kodese" "Her şey oldu bitti daha ne olabilir diyor insan değil mi? Biz de öyle düşünüp hadi uçalım, derken sel felaketleri başlamaz mı? Hay böyle şansa tüküreyim. Bir yağıyor görmek lazım. Bardaktan boşalıyor mübarek. Öyle Yağmur düşman başına. Heyelanlar, taşan dereler boğulan insanlar! Neymiş alt yapı kusurluymuş. Yahu takdiri ilahi var anlamıyor beynamazlar..! Tabi tahmin edeceğiniz gibi hava muhalefeti yüzünden kalkış yapamadık yine" "Arkadaş o bitti demeden asrın depremi olmaz mı! Öyle kızdım öyle kızdım, üç gün dönüp bakmadım deprem bölgesine. Bi uçamadık ya! Ama işte bilirsiniz içimdeki insan sevgisini... yine gittik kaldırdık şehirleri ayağa. Gerçi ölen kalan belli değil ama, bize lazım olan inşaat sahasıydı zaten. En kolay onu atlattık bence. Ölenleri topluca gömüyor kurtuluyorsun. Kimliklerini de nüfustan düşürtmüyorsun işine bile yarıyor sonra. Eski bir dostumdan öğrenmiştim yolunu. Adeta Gogol'un 'ölü canlar' romanını gerçek eyledik. Karşılığı para değil tabi. Böyle oy, zat-ı Alimizi destekleme şeklinde küçük bir hayır işi..." Daha neler geldi başımıza inanmazsınız" "Hele şu hain patates soğan lobisi olmasaydı biz depremden sonra kesin uçardık. Ama başımıza bu sefer de patates soğan lobisi bela oldu. Olmaz demeyin oldu valla. Ama biz yermiyiz? Ne soğan ne patates yeriz. Ne yediğimizi siz bilirsiniz zaten. Topladık bütün Kabzımalları, hepsine bir nasss.ktir çektik" " Keşke çekmez olaydık. Faiz lobisi, lobi dayanışması yapıp bindi sırtımıza. Lobi lobiyi yer kemiğini yabana atmazmış meğer..." "Baktık iş ciddi, tam gözü karartıp daldık, o lobiye tekme öbür lobiye kafa... millet de arada kaldı yedi dayağı ama, sonunda yıktık yere milletle beraber ikisinide... Millet de artık kaderine küssün bizim ne suçumuz var? Suç lobinin..." "uçmaktan vaz geçtik sanmayın ha. Zaten eğer kartalkaya'da otel yanmasaydı biz o gece garanti uçacaktık. Allah'ın takdiri işte. Ne hayır var idiyse, o gece uçmayalım diye herhalde kader bize mani oldu. 82 Can yanmış nere uçuyorsun!. Biz neler atlatmışız yangın ne ki iki günde geçtik onuda. Her şey öleni gömene kadar zor. Sonrası acıyı sahibine bırakıp işine bakıyorsun!!" "Tam, yangını da atlattığımıza göre artık engel kalmadı hadi uçalım diyecektim, abi orman yangınları başlamaz mı? Neye uğradığımızı şaşırdık. Her yer yanıyor. Bir ora yanıyor bir bura yanıyor bir şura yanıyor. Ödüm koptu, millet sarayın önüne yığılıp kara gün için sakladığım 13 tane uçağımı isteyecekler diye... "İşte böyle, uçtuk uçacağız derken çeyrek asır geçti haala uçamadık. Şimdi bu yangın üstümüze kalırsa sittin sene uçamayız. Bunu acele yıkmamız lazım bir yere ki uçabilelim. Aah şimdi İmamoğlu dışarıda olacaktı varya. Hazır meşeler çamlar çınarlar ladinler bize şahitlik yaparken, bu vebali, gizli tanıklıktan canlı tanıklığa evirip ona yıkardık mis gibi... Değil uçmak havada akrobasi yapardık valla... Aaah ah, gözün kör olsun savcı erken aldın adamı erken" Bizim eniştenin meşhur bir sözü var biliyorsunuz: "BAKIN BURASI ÇOK ÖNEMLİ" der kendisi. Bakın burası çok önemli hakikaten. "Elde kaldı üstüne suç atmaya elverişli PKK. Anayasaya destek vermezlerse varya, 'bizi aldattılar, barışçıl çabamızı suistimal ettiler, silahları bırakıp kibritleri aldılar, ormanları yaktılar hainler der, mağduruzda mağduruz' diye bir ağlarız, kül yutmaz milletimizi bir arkalarız, devletin demir yumruğunu indiririz başlarına. Ne bade kalır geriye ne dem... Millet ağasına mı inanır sümüklü Biloya mı? Yaa..." "Yangının vebali DEM'lilere kalır, karbon salınımında derece yapan Türkiye, bizim İngiliz bakanın ayak izine uyar.Tabi bu durumda uçamayız belki ama, karbon salınımında ki derecemizi yüzde 1'den, %2'ye 3'e belki de 4'e çektik mi, gelsin karbon ayak izinden toplanan paralar..." Yaaa, buna Osmanlı da "İngiliz oyunu" İngiltere'de 'Osmanlı oyunu' derler gözüm. Kaçın kurasıyız biz. "Yani vesselam milletimiz anlayışlıdır imanlıdır. Kaderi kısmeti bilir. Uçmak bize bugüne kadar kısmet değilmiş! Ama elbet uçacağız. Kararlıyız ya" "Laf aramızda uçamadık belki ama 13 tane uçak biriktirdik ara ara. Tek tesellim bu. Sonra darlıkta uçak aramayalım. Deniz tutuyor bizi zaten..." "Sizden laf çıkmaz diye söylüyorum, bir tane de böyle paspastan büyük, yolluktan dar, seccade görünümlü minik bir uçan halı da koyduk envantere" "Hanımın, 'biz niye bir türlü uçamıyoruz' diye dert ettiğini görünce birde polüm geldi aklıma. Şimdi, yeni bir anayasa yapacağız.. Artık uçmamızın önünde engel kalmayacak. Eski anayasanın yazılımı karasal yazılım. Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirip yerine havasal yazılım koyacağız. Artık kim tutar bizi. Uçmadan duramayan ülke oluruz valla" "Bütün iş, demlilerin bu anayasayı yapmamıza ikna olmaları. Olmazlarsa kendileri bilir aha orada yanmış orman var suçlu arıyorum valla." "Şimdi tabii her sıkıştığımda yaptığım gibi yine Aziz milletime sesleniyorum: ömrünü saray hayatına vakfetmiş bu kardeşlerine bir kere daha verirlerse, yetkiyi, valla görecekler etkiyi" "Çünkü zaten bize engel olacak bir şey kalmadı görüyorsunuz" Artık batacak para yok mesela. Faiz, isterse taa ebesinin şeyine yükselsin... Para yok para. Ne yapabilir bize faiz? "Sel gelse yeniden, neyimizi alacak? İstimlak alanı her yer. Elde avuçta kimsenin bir şeyi kalmadı şükür. Böyle bağım bostanım var diye selden korkanlar rahat olsunlar. Öyle bir, 'Acele İstimlak Kanunu' çıkarmışım kapı gibi. 'Yangın' desen ortalıkta yanacak bir kuru dal kalmadı. La kibrit üretecek ağaç yok ne korkacağız" Vallahi memleket ancak uçmaya hazır hale geldi. Baksana her yer kömür... Buradan sadece uçan kurtulur... Hem İnsan uçarken aklı geride kalmaz böylece. Bu seçimi de aldık mı inşallah, hadi hep beraber Vira gökyüzü..." "Kaçıncı son olduğunu bilmiyorum ama bu sefer son. Sizin için de benim için de son... Valla son billa son..."
Ekleme Tarihi: 29 Temmuz 2025 -Salı

MEMLEKET-ÜL TAYYARE

(Memleketi bir türlü uçuramayan bay mağdur bu sefer yangına sığınacak inşallah. Tek duamız, böyle cayır cayır yanan en harlı yerine sığınsın. AMİN
bahanelere sığına sığına sığıntı oldular zahir)
"Memleketi ilk defa uçurmaya hazırlanıyoruz, gezi olayları patladı. Yahu kardeşim AVM"siz olmaz bu iş. uçmaya niyetiniz varsa gezi parkına AVM şart dedik. Anlamadılar çapulcular. İki ağac diye çıktılar ama, ağaç bahaneydi aslında. Laikliğe bilime sanata uzanan dilimize de necaset sıvadılar resmen. Yaktı yıktılar uçuş rampamızı"
"Tam onu atlattık, artık uçarız derken, haydii, askerler koordinatları kozmik odaya saklamışlar"
"Ergenekon, balyoz, kozmik odanın açılması derken, giden aziz milletimizin zamanından gitti. O Paşa hapise bu asker cepheye şu amir kodese bu memur şuta derken çok zaman kaybettik"
"Neyse ki şeyimizin akıyla çıktık kozmik odadan. Çıktık da sanki hemen uçabildik mi? Pandemi kapıda bekliyormuş meğer. Bırak uçmayı saraydan burnumuzu çıkaramıyoruz. Neyse ki tedbir paketine konut kredisi ve saç tarağı düzenlemesi getirip, virüsü yakalatmak için bütün otoyollara da karakollar kurup sorunu çözdük"
"millet bekliyor şimdi uçarız diye 15 temmuz patladı... Yahu ne ara sızmışlar orduya, kim atamış bunları bilmem akşam ezanıyla geçmişler harekete. Bende bi arkadaşla Marmaris'teyim o saat. Bilardo oynuyoruz üç top.
Allah razı olsun enişteden her yerde adamı var. Büyük adamdır enişte. Haber uçurdu da o badireyide selamet atlattık, darbeci pilot güvenle getirdi beni sarayıma sonra gitti kodese"
"Her şey oldu bitti daha ne olabilir diyor insan değil mi? Biz de öyle düşünüp hadi uçalım, derken sel felaketleri başlamaz mı? Hay böyle şansa tüküreyim. Bir yağıyor görmek lazım. Bardaktan boşalıyor mübarek. Öyle Yağmur düşman başına. Heyelanlar, taşan dereler boğulan insanlar! Neymiş alt yapı kusurluymuş. Yahu takdiri ilahi var anlamıyor beynamazlar..! Tabi tahmin edeceğiniz gibi hava muhalefeti yüzünden kalkış yapamadık yine"
"Arkadaş o bitti demeden asrın depremi olmaz mı! Öyle kızdım öyle kızdım, üç gün dönüp bakmadım deprem bölgesine. Bi uçamadık ya!
Ama işte bilirsiniz içimdeki insan sevgisini... yine gittik kaldırdık şehirleri ayağa. Gerçi ölen kalan belli değil ama, bize lazım olan inşaat sahasıydı zaten. En kolay onu atlattık bence. Ölenleri topluca gömüyor kurtuluyorsun. Kimliklerini de nüfustan düşürtmüyorsun işine bile yarıyor sonra. Eski bir dostumdan öğrenmiştim yolunu. Adeta Gogol'un 'ölü canlar' romanını gerçek eyledik. Karşılığı para değil tabi. Böyle oy, zat-ı Alimizi destekleme şeklinde küçük bir hayır işi..."
Daha neler geldi başımıza inanmazsınız"
"Hele şu hain patates soğan lobisi olmasaydı biz depremden sonra kesin uçardık. Ama başımıza bu sefer de patates soğan lobisi bela oldu. Olmaz demeyin oldu valla. Ama biz yermiyiz? Ne soğan ne patates yeriz. Ne yediğimizi siz bilirsiniz zaten. Topladık bütün Kabzımalları, hepsine bir nasss.ktir çektik"
" Keşke çekmez olaydık. Faiz lobisi, lobi dayanışması yapıp bindi sırtımıza. Lobi lobiyi yer kemiğini yabana atmazmış meğer..."
"Baktık iş ciddi, tam gözü karartıp daldık, o lobiye tekme öbür lobiye kafa... millet de arada kaldı yedi dayağı ama, sonunda yıktık yere milletle beraber ikisinide... Millet de artık kaderine küssün bizim ne suçumuz var? Suç lobinin..."
"uçmaktan vaz geçtik sanmayın ha. Zaten eğer kartalkaya'da otel yanmasaydı biz o gece garanti uçacaktık. Allah'ın takdiri işte. Ne hayır var idiyse, o gece uçmayalım diye herhalde kader bize mani oldu. 82 Can yanmış nere uçuyorsun!. Biz neler atlatmışız yangın ne ki iki günde geçtik onuda. Her şey öleni gömene kadar zor. Sonrası acıyı sahibine bırakıp işine bakıyorsun!!"
"Tam, yangını da atlattığımıza göre artık engel kalmadı hadi uçalım diyecektim, abi orman yangınları başlamaz mı? Neye uğradığımızı şaşırdık. Her yer yanıyor. Bir ora yanıyor bir bura yanıyor bir şura yanıyor. Ödüm koptu, millet sarayın önüne yığılıp kara gün için sakladığım 13 tane uçağımı isteyecekler diye...
"İşte böyle, uçtuk uçacağız derken çeyrek asır geçti haala uçamadık. Şimdi bu yangın üstümüze kalırsa sittin sene uçamayız. Bunu acele yıkmamız lazım bir yere ki uçabilelim.
Aah şimdi İmamoğlu dışarıda olacaktı varya. Hazır meşeler çamlar çınarlar ladinler bize şahitlik yaparken, bu vebali, gizli tanıklıktan canlı tanıklığa evirip ona yıkardık mis gibi... Değil uçmak havada akrobasi yapardık valla... Aaah ah, gözün kör olsun savcı erken aldın adamı erken"
Bizim eniştenin meşhur bir sözü var biliyorsunuz: "BAKIN BURASI ÇOK ÖNEMLİ" der kendisi. Bakın burası çok önemli hakikaten.
"Elde kaldı üstüne suç atmaya elverişli PKK. Anayasaya destek vermezlerse varya, 'bizi aldattılar, barışçıl çabamızı suistimal ettiler, silahları bırakıp kibritleri aldılar, ormanları yaktılar hainler der, mağduruzda mağduruz' diye bir ağlarız, kül yutmaz milletimizi bir arkalarız, devletin demir yumruğunu indiririz başlarına. Ne bade kalır geriye ne dem... Millet ağasına mı inanır sümüklü Biloya mı? Yaa..."
"Yangının vebali DEM'lilere kalır, karbon salınımında derece yapan Türkiye, bizim İngiliz bakanın ayak izine uyar.Tabi bu durumda uçamayız belki ama, karbon salınımında ki derecemizi yüzde 1'den, %2'ye 3'e belki de 4'e çektik mi, gelsin karbon ayak izinden toplanan paralar..."
Yaaa, buna Osmanlı da "İngiliz oyunu" İngiltere'de 'Osmanlı oyunu' derler gözüm. Kaçın kurasıyız biz.
"Yani vesselam milletimiz anlayışlıdır imanlıdır. Kaderi kısmeti bilir. Uçmak bize bugüne kadar kısmet değilmiş! Ama elbet uçacağız. Kararlıyız ya"
"Laf aramızda uçamadık belki ama 13 tane uçak biriktirdik ara ara. Tek tesellim bu. Sonra darlıkta uçak aramayalım. Deniz tutuyor bizi zaten..."
"Sizden laf çıkmaz diye söylüyorum, bir tane de böyle paspastan büyük, yolluktan dar, seccade görünümlü minik bir uçan halı da koyduk envantere"
"Hanımın, 'biz niye bir türlü uçamıyoruz' diye dert ettiğini görünce birde polüm geldi aklıma. Şimdi, yeni bir anayasa yapacağız.. Artık uçmamızın önünde engel kalmayacak. Eski anayasanın yazılımı karasal yazılım. Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirip yerine havasal yazılım koyacağız. Artık kim tutar bizi. Uçmadan duramayan ülke oluruz valla"
"Bütün iş, demlilerin bu anayasayı yapmamıza ikna olmaları. Olmazlarsa kendileri bilir aha orada yanmış orman var suçlu arıyorum valla."
"Şimdi tabii her sıkıştığımda yaptığım gibi yine Aziz milletime sesleniyorum: ömrünü saray hayatına vakfetmiş bu kardeşlerine bir kere daha verirlerse, yetkiyi, valla görecekler etkiyi"
"Çünkü zaten bize engel olacak bir şey kalmadı görüyorsunuz"
Artık batacak para yok mesela. Faiz, isterse taa ebesinin şeyine yükselsin... Para yok para. Ne yapabilir bize faiz?
"Sel gelse yeniden, neyimizi alacak? İstimlak alanı her yer. Elde avuçta kimsenin bir şeyi kalmadı şükür. Böyle bağım bostanım var diye selden korkanlar rahat olsunlar. Öyle bir, 'Acele İstimlak Kanunu' çıkarmışım kapı gibi.
'Yangın' desen ortalıkta yanacak bir kuru dal kalmadı. La kibrit üretecek ağaç yok ne korkacağız"
Vallahi memleket ancak uçmaya hazır hale geldi. Baksana her yer kömür... Buradan sadece uçan kurtulur... Hem İnsan uçarken aklı geride kalmaz böylece. Bu seçimi de aldık mı inşallah, hadi hep beraber Vira gökyüzü..."
"Kaçıncı son olduğunu bilmiyorum ama bu sefer son. Sizin için de benim için de son... Valla son billa son..."
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
aohbet islami sohbetler omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat