Yılmaz Çifci
Köşe Yazarı
Yılmaz Çifci
 

KURUCU AKLIN İNŞASI - 2

Partimizin mevcut örgütlenme modeli, mahalle temelli yani ikamete dayalı bir yapıya sahiptir. Bu yapı, sandık görevlendirmeleri, il ilçe programlarının üyelere duyurulması gibi rutin formaliteleri yerine getirmek açısından yararlıdır. Ancak partilileşme, siyasal bilinç geliştirme ve toplumsal tabana nüfuz etme noktasında verimli olamıyor.   Bu model bir örgütlenme, homojen bir sosyal yapıya sahip olan köy ve benzeri feodal topluluklarda işe yarayabilir. Çünkü bu alanlarda kültürel ekonomik ve geleneksel yaşam pratiği açısından ortaklık vardır ve orada ortak bir dil kurmak mümkündür. Fakat kent mahalleleri çoğunlukla göç alarak kurulmuş heterojen yerleşkelerdir. Farklı etnik, mezhepsel, kültürel, mesleki ve ekonomik kümelerin bir arada yaşadığı bu alanlarda, herkesi kapsayıcı tek bir örgütlenme dili geliştirmek neredeyse imkânsızdır.   (Bu tür mahallelerde, akıla ve bilime dayanmayan, demokrasi ve insan hakları temeline bağlı olmayan gerici partiler, siyaset dışı konuları siyasete alet ederek örgütlenebilmektedirler. Onlar bile mahalle temsilciliklerinin haricinde, gerici dernekler cemaatler gibi yapılar oluşturmadan başaramıyorlar.)   Bu sebeple, örgütümüzü; halkımızla sınıfsal, mesleki, sosyolojik ve kültürel bileşenler üzerinden ilişki kurabilen yeni bir stratejik konuma yerleştirmek zorundayız.   Mesleki örgütlenmeden kastımız, klasik sendikal faaliyetlerde olduğu gibi işçi-işveren gerilimlerine indirgenmiş bir faaliyet değildir.   Bahsettiğimiz şey, üretim ve tüketim ilişkileri zemininde çağdaş ve demokratik yaşamın gereklerinin; sermaye sınıfının çıkarlarına göre biçimlendirilmesi ile emekçi sınıflar lehine düzenlenmesi arasındaki farkın anlaşılmasına dayanan yeni bir politik hattın inşa edilmesidir.   Bu yaklaşım yalnızca sendikalar için değil, barolar, meslek odaları dahil bütün profesyonel birlikler için geçerlidir. Nasıl bir Türkiye İdealize ettiğimizi burada ortaya koymalıyız.   --Devlet aygıtının, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın tesis edilmesi konsatrasyonuna kavuşturulduğu, tam demokratik bir anayasal rejimin inşa olduğu gelecekte, yatırımcı ve işverenlerin anarşi dönemi kapanacaktır.   --Devletçilik ve halkçılık ilkelerinin referansıyla düzenlenen devrimci demokratik bu dönüşümün anayasal bir tertiple gerçekleşmesinde meslek örgütleri ve sendikalar asli birer kurucu enstrümana dönüşecekler.   --Bu süreç, bütün ülke sathı için bugün yaşadığımız 'doğu tipi kaotik ortamdan' çıkışın, ve 'batı tipi refah standartlarına' yükselişin yolunu açacaktır.   Parti tabanımız, örgütümüzün bu stratejik konumlanışına uygun, entellektüel ve pratik dönüşümü hızla sağlayacak altyapıya zaten sahiptir.   Onları pasifize duruma getiren şey, mahalle örgütlenmesinin dar şemasına gömülmüş olmalarıdır.   Bu işin pratiği, birinci yazımızda bahsettiğimiz fikir Kulübü ya da forum gibi bir zeminde başlatacağımız çalıştay ile mümkündür.   Bunun pratiği ile ilgili önerimizi birinci yazımızda yapmıştık.   Meslek örgütlerinin genel başkanları, şehir birimlerinin liderleri ve çıkardıkları delegeler bu çalıştaylara davet edilmelidir. Aynı çalıştayda farklı meslek gruplarının buluşması ve her bileşenin kendi somut ihtiyaçlarıyla konuşabilecek olması, meslek kümeleri arasında karşılıklı farkındalık ve dayanışmayı da doğuracaktır.   Bu, gerçek demokrasinin inşasında halk sınıflarını hem bilinç hem örgüt kapasitesi açısından güçlendirecektir. İlk oturumlarda mevcut durum açıkça yorumlanmalı, devam eden oturumlarda ise çağdaşlaşma ve demokratikleşmenin geleceği üzerine ortak akıl oluşturulmalıdır.   Bu çalıştaylar, büyük sermaye sahiplerinin ya da bazı emperyalist odakların rızasını kazanmak için değil, en uzak bir mezrada yaşayan yurttaş dahil, bütün Türk halkının rızasını kazanmak için yapilmış olacaktır.   Oturumlar tamamlanıp temsilciler kendi birimlerine döndüğünde, çalıştay ruhunu ve içeriğini bütün üyelerine aktarmalı ve muhakkak bu sürece aktif ilgi ve destek üretmelidirler.   Bu çalıştayların katılımcıları, mahalle örgütlerine de taze bir enerji ve içerik taşıyacaktır.   Amacı cumhuriyeti kurmak olan irade, kentlerde ancak böyle bir örgütlenme modeliyle hedefine ilerleyebilir.   devam edecek
Ekleme Tarihi: 24 Kasım 2025 -Pazartesi

KURUCU AKLIN İNŞASI - 2

Partimizin mevcut örgütlenme modeli, mahalle temelli yani ikamete dayalı bir yapıya sahiptir. Bu yapı, sandık görevlendirmeleri, il ilçe programlarının üyelere duyurulması gibi rutin formaliteleri yerine getirmek açısından yararlıdır. Ancak partilileşme, siyasal bilinç geliştirme ve toplumsal tabana nüfuz etme noktasında verimli olamıyor.
 
Bu model bir örgütlenme, homojen bir sosyal yapıya sahip olan köy ve benzeri feodal topluluklarda işe yarayabilir. Çünkü bu alanlarda kültürel ekonomik ve geleneksel yaşam pratiği açısından ortaklık vardır ve orada ortak bir dil kurmak mümkündür.
Fakat kent mahalleleri çoğunlukla göç alarak kurulmuş heterojen yerleşkelerdir. Farklı etnik, mezhepsel, kültürel, mesleki ve ekonomik kümelerin bir arada yaşadığı bu alanlarda, herkesi kapsayıcı tek bir örgütlenme dili geliştirmek neredeyse imkânsızdır.
 
(Bu tür mahallelerde, akıla ve bilime dayanmayan, demokrasi ve insan hakları temeline bağlı olmayan gerici partiler, siyaset dışı konuları siyasete alet ederek örgütlenebilmektedirler. Onlar bile mahalle temsilciliklerinin haricinde, gerici dernekler cemaatler gibi yapılar oluşturmadan başaramıyorlar.)
 
Bu sebeple, örgütümüzü; halkımızla sınıfsal, mesleki, sosyolojik ve kültürel bileşenler üzerinden ilişki kurabilen yeni bir stratejik konuma yerleştirmek zorundayız.
 
Mesleki örgütlenmeden kastımız, klasik sendikal faaliyetlerde olduğu gibi işçi-işveren gerilimlerine indirgenmiş bir faaliyet değildir.
 
Bahsettiğimiz şey, üretim ve tüketim ilişkileri zemininde çağdaş ve demokratik yaşamın gereklerinin; sermaye sınıfının çıkarlarına göre biçimlendirilmesi ile emekçi sınıflar lehine düzenlenmesi arasındaki farkın anlaşılmasına dayanan yeni bir politik hattın inşa edilmesidir.
 
Bu yaklaşım yalnızca sendikalar için değil, barolar, meslek odaları dahil bütün profesyonel birlikler için geçerlidir.
Nasıl bir Türkiye İdealize ettiğimizi burada ortaya koymalıyız.
 
--Devlet aygıtının, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın tesis edilmesi konsatrasyonuna kavuşturulduğu, tam demokratik bir anayasal rejimin inşa olduğu gelecekte, yatırımcı ve işverenlerin anarşi dönemi kapanacaktır.
 
--Devletçilik ve halkçılık ilkelerinin referansıyla düzenlenen devrimci demokratik bu dönüşümün anayasal bir tertiple gerçekleşmesinde meslek örgütleri ve sendikalar asli birer kurucu enstrümana dönüşecekler.
 
--Bu süreç, bütün ülke sathı için bugün yaşadığımız 'doğu tipi kaotik ortamdan' çıkışın, ve 'batı tipi refah standartlarına' yükselişin yolunu açacaktır.
 
Parti tabanımız, örgütümüzün bu stratejik konumlanışına uygun, entellektüel ve pratik dönüşümü hızla sağlayacak altyapıya zaten sahiptir.
 
Onları pasifize duruma getiren şey, mahalle örgütlenmesinin dar şemasına gömülmüş olmalarıdır.
 
Bu işin pratiği, birinci yazımızda bahsettiğimiz fikir Kulübü ya da forum gibi bir zeminde başlatacağımız çalıştay ile mümkündür.
 
Bunun pratiği ile ilgili önerimizi birinci yazımızda yapmıştık.
 
Meslek örgütlerinin genel başkanları, şehir birimlerinin liderleri ve çıkardıkları delegeler bu çalıştaylara davet edilmelidir.
Aynı çalıştayda farklı meslek gruplarının buluşması ve her bileşenin kendi somut ihtiyaçlarıyla konuşabilecek olması, meslek kümeleri arasında karşılıklı farkındalık ve dayanışmayı da doğuracaktır.
 
Bu, gerçek demokrasinin inşasında halk sınıflarını hem bilinç hem örgüt kapasitesi açısından güçlendirecektir.
İlk oturumlarda mevcut durum açıkça yorumlanmalı, devam eden oturumlarda ise çağdaşlaşma ve demokratikleşmenin geleceği üzerine ortak akıl oluşturulmalıdır.
 
Bu çalıştaylar, büyük sermaye sahiplerinin ya da bazı emperyalist odakların rızasını kazanmak için değil, en uzak bir mezrada yaşayan yurttaş dahil, bütün Türk halkının rızasını kazanmak için yapilmış olacaktır.
 
Oturumlar tamamlanıp temsilciler kendi birimlerine döndüğünde, çalıştay ruhunu ve içeriğini bütün üyelerine aktarmalı ve muhakkak bu sürece aktif ilgi ve destek üretmelidirler.
 
Bu çalıştayların katılımcıları, mahalle örgütlerine de taze bir enerji ve içerik taşıyacaktır.
 
Amacı cumhuriyeti kurmak olan irade, kentlerde ancak böyle bir örgütlenme modeliyle hedefine ilerleyebilir.
 
devam edecek
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
aohbet islami sohbetler omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat