Gökyüzü krallığının semavi yasalarıyla yönetilen Ortadoğu coğrafyasının Müslüman halkları perişan, çaresiz ve şaşkın… Üzerinde yaşadığımız Ortadoğu coğrafyasının başı dertte. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki güçlüler güçsüzleri karınca gibi eziyor. Bu toprakların üzerine rahmet yerine bombalar yağıyor. Yeryüzü yanıyor, çocuklar öldürülüyor, din iman namus elden gidiyor. İnananlar Allahu ekber diye nara atıyor ama Ekber yardım etmiyor. Emeklerimiz zorla alınıyor, evlerimiz başımıza yıkılıyor. Biz inançlılar yerin dibinde bile kurtulamıyoruz. Onların bombaları var, bizim imanımız var. İmanımızın gücü hiçbir işe yaramıyor. Soyut güçten yardım dileniyoruz hala…Bombaları, füzeleri kazma kürekle karşılıyoruz.
Sığıra benzeyen bir sığır çobanı kovboy, “Trump” halklarımızı sığır gibi görüyor. Talan ediyor ülkelerin yerüsütü ve yer altı zenginliklerine el koyuyor. Gıkımız çıkmıyor. Yönetenlerimiz “din u devlet, mülk ü millet” zihniyetinden kurtulamadılar. Çağın çağdaşı olamadılar. Halklarına eziyet etmede mahir ama sığır çobanının karşısında sus pus oluyorlar.
Bilim ve din uzlaşmaz ikilidir. Dine sarılıp bilimi dışarıda bırakanlar çağın çağdaşı olamazlar. Başımızın çaresine bakmalıyız, bu geri kalmışlığın çaresi çok uzaklarda. Çaresizlikten kadere razı olacağız.
