Muhammet karasu
Köşe Yazarı
Muhammet karasu
 

Yıldırım’da Sessiz Fırtına DOĞAN GÜN nefretle kinle butlan zihniyeti ile gelecektir

İktidarın, yargı eliyle siyasete yön verme, gücünü koruma ve siyasi rakiplerini etkisiz hale getirme girişimlerinin başkent ayağının daha fazla konuşulduğu günlerden geçiyoruz. Siyasetin sandıkta değil, mahkeme salonlarında şekillendirilmek istendiğine dair tartışmalar giderek büyüyor. CHP’nin kendi içindeki mücadeleleri, “mutlak butlan” tartışmaları ve bazı belediyelerde yaşanan gelişmeler, siyasetin geleceğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. İktidarın CHP üzerindeki hamlelerinin yalnızca bugünün meselesi olmadığı, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerin siyasi geleceğine kadar uzanan daha geniş bir hesabın parçası olduğu yönündeki değerlendirmeler de kamuoyunda giderek daha fazla dillendiriliyor. Burada bir parantez açalım. YILDIRIM… Yıldırım’da son dönemde parti kulislerinde konuşulanlar, butlan CHP yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor. Bazı üyeler arasında “AK-CHP ortaklığı” şeklinde yorumlanan bir tablo olduğu söyleniyor. “Mutlak butlan” CHP’nin YENİ PARTİ il ve ilçe örgütlerine kadar uzanabileceği, bazı çevrelerin yeni parti kongrelerine şimdiden göz diktiği iddiaları kulislerde konuşuluyor. Elbette bunların tamamı şu aşamada birer iddia. Ancak siyasette bazen önemli olan yalnızca görünen değil, görünmeyen hazırlıklardır. Yıldırım’da yeni parti seçimlerine girmek için GÜN saydığı öne sürülen bazı isimlerin, aday çıkarmak amacıyla hazırlık yaptığı iddialarının gün yüzüne çıkması da bu nedenle dikkat çekici. Örgütün önünde çok ciddi bir sınav. Bir tarafta yıllardır parti içerisinde emek veren, seçimden seçime değil her gün sahada mücadele eden insanlar… Diğer tarafta ise ortaya atılan kılik butlancılar iddiası, kulisler, hesaplar ve kongre hazırlıkları… Burada sorulması gereken soru çok açık: Mutlak butlan tartışmasının gölgesi Yıldırım’a kadar uzanırsa, Yıldırım YENİ PARTİ örgütü buna yol verir mi? Bence asıl merak edilmesi gereken budur. Çünkü “mutlak butlan” yalnızca hukuki bir kavram olarak tartışılmıyor. Bugün geldiğimiz noktada bunun siyasi sonuçları da tartışılıyor. Ve eğer gerçekten bazı çevreler bu süreci Yıldırım YENİ PARTİ'de örgütsel dengeleri değiştirmek için bir fırsat olarak görüyorsa, YENİ PARTİ'nin  buna vereceği cevap son derece önemli olacaktır. Burada Ahmet Başkan’a da büyük görev düşüyor. Ahmet Başkan’ın bütün bu gelişmelerin farkında olduğunu düşünüyorum. Örgütün içerisinde konuşulanları, yapılan hesapları ve kongre sürecine yönelik hazırlıkları elbette yakından takip ediyordur. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte vereceği kararlar yalnızca bugünü değil, Yıldırım YENİ PARTİ’nin geleceğini de belirleyecektir. Çünkü mesele bir kişinin aday olup olmaması değildir. Mesele, Yıldırım örgütünün iradesinin kim tarafından ve hangi yöntemle şekillendirileceğidir. Bugün YENİ PARTİ’nin kapısını zorlayan her hesap, yarın başka bir hesabın önünü açabilir. Bu nedenle örgütün dikkatli olması gerekiyor. Kimsenin kişisel hesabının, parti örgütünün ortak geleceğinin önüne geçmesine izin verilmemeli. Çünkü siyaset günübirlik hesaplarla yapılırsa, kazanan sadece o günün aktörleri olur. Şimdi herkesin gözü Yıldırım’da. Kulisler hareketli. İddialar havada uçuşuyor. Adaylık hesapları yapılıyor. Kongre takvimi yaklaştıkça taşlar daha fazla yerinden oynayacak gibi görünüyor. Ve elbette… DOĞAN GÜN nefretle kinle butlan zihniyeti ile gelecektir DOĞAN GÜN NEYİ GETİRİR, NEYİ GÖTÜRÜR GÖRECEĞİZ. Yıldırım’ın ihtiyacı kişisel hesaplar değil, ortak akıldır. Yıldırım’ın ihtiyacı koltuk hesabı değil, halkın gerçek gündemidir. Ve şimdi asıl sınav başlıyor. Mutlak butlan Yıldırım YENİ PARTİ’ye kadar uzanacak mı? Uzansa bile Yıldırım örgütü buna geçit verecek mi? Yoksa bütün hesaplar, sandıkta ve örgütün gerçek iradesinde mi karşılığını bulacak? Bunu zaman gösterecek. Ama benim merak ettiğim başka bir şey daha var: Ahmet Başkan, bu satranç tahtasında hangi hamleyi yapacak? Çünkü önümüzdeki süreçte atılacak her adım, yalnızca bugünün değil, Yıldırım YENİ PARTİ’nin yarınının da kaderini belirleyecek. Ve unutmayalım… Örgüt uyumaz. Sadece bazen sessiz kalır. Ama günü geldiğinde kimin ne yaptığını, kimin nerede durduğunu ve kimin hangi hesabın içerisinde olduğunu sandıkta hatırlar. Şimdi bekleyip göreceğiz. Doğan gün, Yıldırım’a ne getirecek, ne götürecek?
Ekleme Tarihi: 29 Ağustos 2026 -Cumartesi

Yıldırım’da Sessiz Fırtına DOĞAN GÜN nefretle kinle butlan zihniyeti ile gelecektir

İktidarın, yargı eliyle siyasete yön verme, gücünü koruma ve siyasi rakiplerini etkisiz hale getirme girişimlerinin başkent ayağının daha fazla konuşulduğu günlerden geçiyoruz.

Siyasetin sandıkta değil, mahkeme salonlarında şekillendirilmek istendiğine dair tartışmalar giderek büyüyor. CHP’nin kendi içindeki mücadeleleri, “mutlak butlan” tartışmaları ve bazı belediyelerde yaşanan gelişmeler, siyasetin geleceğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

İktidarın CHP üzerindeki hamlelerinin yalnızca bugünün meselesi olmadığı, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerin siyasi geleceğine kadar uzanan daha geniş bir hesabın parçası olduğu yönündeki değerlendirmeler de kamuoyunda giderek daha fazla dillendiriliyor.

Burada bir parantez açalım.

YILDIRIM…

Yıldırım’da son dönemde parti kulislerinde konuşulanlar, butlan CHP yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor.

Bazı üyeler arasında “AK-CHP ortaklığı” şeklinde yorumlanan bir tablo olduğu söyleniyor. “Mutlak butlan” CHP’nin YENİ PARTİ il ve ilçe örgütlerine kadar uzanabileceği, bazı çevrelerin yeni parti kongrelerine şimdiden göz diktiği iddiaları kulislerde konuşuluyor.

Elbette bunların tamamı şu aşamada birer iddia.

Ancak siyasette bazen önemli olan yalnızca görünen değil, görünmeyen hazırlıklardır.

Yıldırım’da yeni parti seçimlerine girmek için GÜN saydığı öne sürülen bazı isimlerin, aday çıkarmak amacıyla hazırlık yaptığı iddialarının gün yüzüne çıkması da bu nedenle dikkat çekici.

Örgütün önünde çok ciddi bir sınav.

Bir tarafta yıllardır parti içerisinde emek veren, seçimden seçime değil her gün sahada mücadele eden insanlar…

Diğer tarafta ise ortaya atılan kılik butlancılar iddiası, kulisler, hesaplar ve kongre hazırlıkları…

Burada sorulması gereken soru çok açık:

Mutlak butlan tartışmasının gölgesi Yıldırım’a kadar uzanırsa, Yıldırım YENİ PARTİ örgütü buna yol verir mi?

Bence asıl merak edilmesi gereken budur.

Çünkü “mutlak butlan” yalnızca hukuki bir kavram olarak tartışılmıyor.

Bugün geldiğimiz noktada bunun siyasi sonuçları da tartışılıyor.

Ve eğer gerçekten bazı çevreler bu süreci Yıldırım YENİ PARTİ'de örgütsel dengeleri değiştirmek için bir fırsat olarak görüyorsa, YENİ PARTİ'nin  buna vereceği cevap son derece önemli olacaktır.

Burada Ahmet Başkan’a da büyük görev düşüyor.

Ahmet Başkan’ın bütün bu gelişmelerin farkında olduğunu düşünüyorum.

Örgütün içerisinde konuşulanları, yapılan hesapları ve kongre sürecine yönelik hazırlıkları elbette yakından takip ediyordur.

Dolayısıyla önümüzdeki süreçte vereceği kararlar yalnızca bugünü değil, Yıldırım YENİ PARTİ’nin geleceğini de belirleyecektir.

Çünkü mesele bir kişinin aday olup olmaması değildir.

Mesele, Yıldırım örgütünün iradesinin kim tarafından ve hangi yöntemle şekillendirileceğidir.

Bugün YENİ PARTİ’nin kapısını zorlayan her hesap, yarın başka bir hesabın önünü açabilir.

Bu nedenle örgütün dikkatli olması gerekiyor.

Kimsenin kişisel hesabının, parti örgütünün ortak geleceğinin önüne geçmesine izin verilmemeli.

Çünkü siyaset günübirlik hesaplarla yapılırsa, kazanan sadece o günün aktörleri olur.

Şimdi herkesin gözü Yıldırım’da.

Kulisler hareketli.

İddialar havada uçuşuyor.

Adaylık hesapları yapılıyor.

Kongre takvimi yaklaştıkça taşlar daha fazla yerinden oynayacak gibi görünüyor.

Ve elbette…

DOĞAN GÜN nefretle kinle butlan zihniyeti ile gelecektir

DOĞAN GÜN NEYİ GETİRİR, NEYİ GÖTÜRÜR GÖRECEĞİZ.

Yıldırım’ın ihtiyacı kişisel hesaplar değil, ortak akıldır.

Yıldırım’ın ihtiyacı koltuk hesabı değil, halkın gerçek gündemidir.

Ve şimdi asıl sınav başlıyor.

Mutlak butlan Yıldırım YENİ PARTİ’ye kadar uzanacak mı?

Uzansa bile Yıldırım örgütü buna geçit verecek mi?

Yoksa bütün hesaplar, sandıkta ve örgütün gerçek iradesinde mi karşılığını bulacak?

Bunu zaman gösterecek.

Ama benim merak ettiğim başka bir şey daha var:

Ahmet Başkan, bu satranç tahtasında hangi hamleyi yapacak?

Çünkü önümüzdeki süreçte atılacak her adım, yalnızca bugünün değil, Yıldırım YENİ PARTİ’nin yarınının da kaderini belirleyecek.

Ve unutmayalım…

Örgüt uyumaz.

Sadece bazen sessiz kalır.

Ama günü geldiğinde kimin ne yaptığını, kimin nerede durduğunu ve kimin hangi hesabın içerisinde olduğunu sandıkta hatırlar.

Şimdi bekleyip göreceğiz.

Doğan gün, Yıldırım’a ne getirecek, ne götürecek?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat