Türkiye siyaseti, rasyonel akılla, sandık iradesiyle ya da demokratik teamüllerle açıklanamayacak karanlık bir tünelden geçiyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, sadece alelade bir yönetim zaafiyeti ya da anlık bir siyasi hamle değildir. Karşımızda, temelleri ta seçim döneminde atılmış, ince ince işlenmiş ve domino taşları gibi sırayla devrilen muazzam bir tezgâh var.
Bu oyunun mevcut butlan yönetimin sığ ufkuyla, onların kurumsal kapasitesiyle kurulamayacak kadar sofistike olduğu aşikâr. Seçim döneminde kendi zihniyetini ve asıl kadrolarını gölgede tutan, adeta bir üst akıl tasarımıyla hareket eden gizli bir yapı, bugün Türkiye’nin kurucu partisini içeriden dönüştürmek, daha da ötesi ele geçirmek için düğmeye basmış durumda. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla fitili ateşlenen bu süreç, devletin ve belediyelerin kılcal damarlarına sızmayı hedefleyen, geçmişteki malum karanlık yapılanmaların sinsi metodolojisini hatırlatan bir operasyondur. Seçim döneminde saklanan o "akıl ekibi", bugün meşruiyeti kendinden menkul birer kayyum olarak sırayla sahneye sürülüyor.
Ancak bu üst aklın, kapalı kapılar ardında algoritmalar kurarken hesaba katmadığı, sosyolojinin ve bu toprakların genetiğinde olan çok temel bir gerçek var: Ülke sevdalısı insanların, bu sinsi kuşatmaya karşı vereceği o asil ve amansız tepki.
İşte bu kirli denklemin bozulacağı, kurulan tezgâhın darmadağın edileceği yerlerin başında Bursa’nın kalbi, Yıldırım geliyor.
Seçilmiş CHP Yıldırım İlçe Başkan Ahmet KESKİN, gücünü plazalardan, yapay zekâ hamlelerinden ya da gizli ajandalardan alan bir figür değildir; o, gücünü bizzat sokaktan, Örgütten, esnafın selamından, işçinin alın terinden ve halkın doğrudan iradesinden alan bir sokak siyasetçisidir. Siyaseti halkla birlikte, meydanlarda ve mahallelerde inşa eden bir liderliğin karşısına, masa başında üretilmiş mutlak butlan kayyumları ile çıkamazsınız.
Açıkça ilan etmek gerekir ki; bu üst aklın Yıldırım’a reva görmek istediği o irade gaspı, Yıldırım’ın sokaklarında toz bile kaldıramaz. Yıldırım örgütü, köklü geçmişi, sarsılmaz inancı ve ülkesine olan sönmez sevdasıyla bu sinsilere karşı cepheyi güçlü tuttacaktır.
Dahası, bu tarihi direniş sadece yerel bir savunma hattı olarak kalmayacaktır. Dayatılan tüm meşruiyetsizliğe ve engellere rağmen, bu inançlı örgüt önce Yıldırım’da kendi sarsılmaz gücünü tüm Türkiye'ye gösterecektir. Yıldırım’ın sokaklarında parlayan bu kıvılcım, dalga dalga tüm ülkeye yayılacak; kurulan tüm tezgâhları, mutlak butlan yönetimlerini aşarak en nihayetinde Türkiye’de halkın iktidarını kendi elleriyle kuracaktır.
Seçim döneminde gizlenenlerin, bugün kayyum maskesiyle halkın iradesine çökmeye çalışanların unuttuğu şey, sokağın meşruiyetidir. Yıldırım örgütü, bu tepeden inmeci, karanlık odakların dayattığı mutlak butlan yönetimini ve arkasındaki üst aklı bu topraklardan silip süpürecek, ülkenin geleceğini yeniden inşa edecek kararlılığa sahiptir. Tezgâhınız ne kadar muazzam olursa olsun, Yıldırım’ın sokağından dönecek ve Türkiye’nin makûs talihini değiştirecektir.
