bizim mekan kurumsal web
Muhammet karasu
Köşe Yazarı
Muhammet karasu
 

Siyasetin Bursa’daki Sus-Pus Solcuları ve Saray’ın Değişmeyen CHP Arzusu

Siyaset, bazen fırtına öncesi sessizlikle değil, tamamen çıkarcı bir dilsizlikle yürütülür. Bugün Bursa sokaklarına bakın; kendilerini solcu ya da aydın olarak niteleyen, Orhan Sarıbal’ın gölgesinde siyaset devşiren o azınlık kesime bir bakın. İçlerinde eski başkanların da olduğu bu kitle, bugünlerde adeta dillerini yutmuş durumda. Neden mi? Amaç çok açık, çok net: Bursa’da il ve ilçe örgütlerine çökecek yeni ekiplerin, yeni yönetimlerin içinde bir şekilde kendilerine yer bulabilmek. Bugün ses çıkarıp köprüleri yıkmak istemiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, eğer yarın bir gün bekledikleri o koltuklar, o görevler kendilerine verilmezse, "geri vites" yapabilmek için ceplerinde bir parça soluk kalması gerekiyor. Bu sessizlik, bir ilkeli duruşun değil, tamamen pragmatik bir pazarlığın sessizliğidir. Ancak Bursa’daki bu küçük hesapları bir kenara bırakıp, asıl büyük resmi görmemiz gerekiyor. Soru aslında çok basit ve net. Ak Parti Hangi CHP Genel Başkanını İster? Türkiye’nin önünde iki farklı CHP liderliği profili duruyor: Bir yanda: Tam 13 seçim kaybetmiş, iktidarın elinde adeta bir konfor alanına dönüşmüş eski bir genel başkan. Diğer yanda: Girdiği ilk seçimde iktidarı yerelden sarsan, haritayı kırmızıya boyayan ve Özgür Özel liderliğinde yürüyen dinamik bir yapı. Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım: Ak Parti bunlardan hangisini karşısında görmek ister? Tabii ki yenilmeye alışmış, kendisini hiçbir zaman zorlamayan o eski yapıyı ister. Nitekim iktidar, kendi siyasi geleceğini garanti altına almak adına yargı eliyle, "mutlak butlan" sayılacak kayyum hamleleriyle ve kurultay hesaplarını kaşıyarak istediği o eski, durağan iklimi CHP’ye dayatmaya çalıştı. Ak Parti’nin tüm stratejisi, CHP’yi kendi içinde kavgalı, dışarıya karşı ise etkisiz bir muhalefet sarmalına hapsetmek üzerine kurulu. Ankara’dan Yükselen Ses: "Lider Özgür Özel" Ancak iktidarın ve onun CHP içindeki dolaylı ortaklarının hesaba katmadığı bir şey var: Örgütün ve tabanın iradesi. Bugün başkent Ankara’da toplanan partililer, salondan yükselen o güçlü sesle Ak Parti’nin bu tehlikeli oyununa çok net bir yanıt verdi. Ankara’daki o mahşeri kalabalık ve kararlılık, örgütün artık geriye dönmek istemediğini, tasfiye ve yenilgi siyasetini reddettiğini gösterdi. Partililer, ilk seçimde başarıyı getiren Özgür Özel’in liderliğinin arkasında durarak Saray’ın oyun planını adeta çöpe attı. Sonuç olarak; Bursa’da koltuk hesabı yapıp sus pus olanlar, rüzgarın nereye eseceğini bekleyenler bilsin ki; siyaset Ankara’daki o iradeyle şekilleniyor. Ak Parti’nin CHP üzerinde oynamaya çalıştığı "eskiyi getirme, yeniyi boğma" kumarı, tabanın bu net duruşuyla kaybetmeye mahkumdur. Koltukçuların sessizliği ne kadar sürer bilinmez ama Türkiye’de değişim dalgası kendi yolunu çoktan çizmiş durumda.
Ekleme Tarihi: 31 Mayıs 2026 -Pazar

Siyasetin Bursa’daki Sus-Pus Solcuları ve Saray’ın Değişmeyen CHP Arzusu

Siyaset, bazen fırtına öncesi sessizlikle değil, tamamen çıkarcı bir dilsizlikle yürütülür. Bugün Bursa sokaklarına bakın; kendilerini solcu ya da aydın olarak niteleyen, Orhan Sarıbal’ın gölgesinde siyaset devşiren o azınlık kesime bir bakın. İçlerinde eski başkanların da olduğu bu kitle, bugünlerde adeta dillerini yutmuş durumda.

Neden mi?

Amaç çok açık, çok net: Bursa’da il ve ilçe örgütlerine çökecek yeni ekiplerin, yeni yönetimlerin içinde bir şekilde kendilerine yer bulabilmek. Bugün ses çıkarıp köprüleri yıkmak istemiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, eğer yarın bir gün bekledikleri o koltuklar, o görevler kendilerine verilmezse, "geri vites" yapabilmek için ceplerinde bir parça soluk kalması gerekiyor. Bu sessizlik, bir ilkeli duruşun değil, tamamen pragmatik bir pazarlığın sessizliğidir.

Ancak Bursa’daki bu küçük hesapları bir kenara bırakıp, asıl büyük resmi görmemiz gerekiyor. Soru aslında çok basit ve net.

Ak Parti Hangi CHP Genel Başkanını İster?

Türkiye’nin önünde iki farklı CHP liderliği profili duruyor:

Bir yanda: Tam 13 seçim kaybetmiş, iktidarın elinde adeta bir konfor alanına dönüşmüş eski bir genel başkan.

Diğer yanda: Girdiği ilk seçimde iktidarı yerelden sarsan, haritayı kırmızıya boyayan ve Özgür Özel liderliğinde yürüyen dinamik bir yapı.

Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım: Ak Parti bunlardan hangisini karşısında görmek ister?

Tabii ki yenilmeye alışmış, kendisini hiçbir zaman zorlamayan o eski yapıyı ister. Nitekim iktidar, kendi siyasi geleceğini garanti altına almak adına yargı eliyle, "mutlak butlan" sayılacak kayyum hamleleriyle ve kurultay hesaplarını kaşıyarak istediği o eski, durağan iklimi CHP’ye dayatmaya çalıştı. Ak Parti’nin tüm stratejisi, CHP’yi kendi içinde kavgalı, dışarıya karşı ise etkisiz bir muhalefet sarmalına hapsetmek üzerine kurulu.

Ankara’dan Yükselen Ses: "Lider Özgür Özel"

Ancak iktidarın ve onun CHP içindeki dolaylı ortaklarının hesaba katmadığı bir şey var: Örgütün ve tabanın iradesi.

Bugün başkent Ankara’da toplanan partililer, salondan yükselen o güçlü sesle Ak Parti’nin bu tehlikeli oyununa çok net bir yanıt verdi. Ankara’daki o mahşeri kalabalık ve kararlılık, örgütün artık geriye dönmek istemediğini, tasfiye ve yenilgi siyasetini reddettiğini gösterdi. Partililer, ilk seçimde başarıyı getiren Özgür Özel’in liderliğinin arkasında durarak Saray’ın oyun planını adeta çöpe attı.

Sonuç olarak; Bursa’da koltuk hesabı yapıp sus pus olanlar, rüzgarın nereye eseceğini bekleyenler bilsin ki; siyaset Ankara’daki o iradeyle şekilleniyor. Ak Parti’nin CHP üzerinde oynamaya çalıştığı "eskiyi getirme, yeniyi boğma" kumarı, tabanın bu net duruşuyla kaybetmeye mahkumdur. Koltukçuların sessizliği ne kadar sürer bilinmez ama Türkiye’de değişim dalgası kendi yolunu çoktan çizmiş durumda.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Atif demirci
(30.05.2026 22:31 - #227)
Ne yapsalar yapsınlar nafile birilerinin ego yerine gelsin diye boyun eğmeyiz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat