bizim mekan kurumsal web
Muhammet karasu
Köşe Yazarı
Muhammet karasu
 

Üç Günde Gelen U dönüşü: Bursa’nın Siyasi Şizofreni

Siyasetin 23 yıldır bir ilkeler savaşı değil, bir hayatta kalma ve koltuk kaptırmama sanatı olduğunu biliyorduk. Ancak Bursa siyasetinin bazı "eski" aktörlerinin son dönemde sergilediği performans, bu sanatı da aşıp adeta klinik bir vakaya, tam anlamıyla bir "siyasi şizofreni" örneğine dönüşmüş durumda. Gelin, hafızamızı çok değil, sadece birkaç gün geriye saralım ve sahnelenen bu trajikomik tiyatronun perdesini aralayalım. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ekseninde yaşanan kayyum gelişmeleri ve parti içi hareketlilik, perde arkasında muhtemel hummalı bir pazarlık sürecini beraberinde getirdi. Bursa’nın o meşhur kaybeden eskileri hemen pozisyon aldı, masaya oturdu. Amaç belliydi: Yeni dönemde kendilerine bir yer bulmak, pastadan pay kapmak, "görev" koparmak. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Muhtemelen Yapılan gizli kapaklı pazarlıklardan umduklarını bulamadılar, kendilerine hiçbir şekilde alan açılmayacağını ve tasfiye edildiklerini kesin olarak anladılar. İşte tam o an, siyasi tarihe geçecek bir "çark" izledik. Daha üç gün önce başka hesaplar peşinde koşanlar, pazarlık masasında kaybettiklerini anlayınca aniden "Özgür Özelci" kesiliverdiler. Sosyal medya hesaplarından peş peşe yapılan o "bağlılık" paylaşımları, aslında bir sadakat gösterisi değil, açık bir çaresizlik çığlığıydı. Burada asıl dikkat çeken nokta, bu şizofrenik yapının perde arkasında şu sinsi anlaşmayı da kurgulamış olma ihtimalidir: "Şimdilik dışarıya karşı tamamen Özgür Özelci gibi görünelim, tepkileri bu şekilde azaltalım, daha sonra el altından bir şekilde görev koparırız." Yani bugünkü özgür özel paylaşımları, yarınki koltukların peşinatı olarak tasarlanmış durumda. Aslında bu ikiyüzlü taktik, bu yapının ilk vukuatı değil. Biz bu filmi daha önce de izledik. Hatırlayın; delege seçimleri döneminde de benzer bir sahtekarlığa imza atmışlar, tabanda karşılığı var diye yalandan Ekrem İmamoğlu posterlerinin arkasına sığınmışlardı. O gün güç dengelerine göre İmamoğlu maskesi takanlar, bugün kişisel menfaatleri tıkanınca saniyeler içinde Özgür Özel maskesini yüzlerine geçiriyorlar. İşin daha da garip ve samimiyetsiz boyutu ise bugün yaşanıyor. Dün kapalı kapılar ardında muhtemelen koltuk pazarlığı yapan bu yapı, bugün sanki hiçbir şey olmamış, o pazarlıklar hiç yaşanmamış gibi "salağa yatma" moduna geçti. Şimdi de sosyal medyada en büyük kayyum karşıtı rolünü oynamaya çalışıyorlar. Neden mi? Çünkü tabanın tepkisini gördüler ve bu konjonktürde kayyum karşıtı gibi davranmaktan başka çarelerinin kalmadığını, aksi takdirde tamamen silineceklerini fark ettiler. Açık konuşalım: Bu paylaşımların, bu ani parlamaların arkasında ne bir demokrasi bilinci var ne de ideolojik bir duruş. Bu, tamamen durumu izlemek, tepkileri ölçmek, hedef şaşırtmak ve suyun akışına göre yeniden pozisyon almak için sergilenen şizofrenik bir tavırdır. Bir yandan el altından pazarlık yürüteceksiniz, umduğunuzu bulamayınca üç günde liderci olacaksınız, delege seçimlerinde yalandan poster siyaseti yapıp bugün kayyum karşıtı rolü keseceksiniz... Bu yapı, attığı bu adımlarla toplumu ya da parti tabanını kandırabileceğini sanıyorsa büyük bir yanılgı içinde. Herkes neyin ne olduğunu, kimin hangi pazarlıklardan eli boş dönüp sosyal medyaya sığındığını çok net görüyor. Sahnede oynanan bu şizofrenik tiyatro, kimseyi ikna etmeye yetmediği gibi, yalnızca bunu kurgulayanların zavallılığını ifşa ediyor. Bu millet, dün başka bugün başka konuşanların, rüzgara göre poster değiştirenlerin samimiyet testini çoktan yaptı ve notunu verdi. Sosyal medya paylaşımlarıyla günü kurtarmaya ve kendilerine "ilerisi için" alan açmaya çalışan "eski"ler bilsin ki; siyasi hafıza sandığınızdan çok daha tazedir.
Ekleme Tarihi: 24 Mayıs 2026 -Pazar

Üç Günde Gelen U dönüşü: Bursa’nın Siyasi Şizofreni

Siyasetin 23 yıldır bir ilkeler savaşı değil, bir hayatta kalma ve koltuk kaptırmama sanatı olduğunu biliyorduk. Ancak Bursa siyasetinin bazı "eski" aktörlerinin son dönemde sergilediği performans, bu sanatı da aşıp adeta klinik bir vakaya, tam anlamıyla bir "siyasi şizofreni" örneğine dönüşmüş durumda.

Gelin, hafızamızı çok değil, sadece birkaç gün geriye saralım ve sahnelenen bu trajikomik tiyatronun perdesini aralayalım.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ekseninde yaşanan kayyum gelişmeleri ve parti içi hareketlilik, perde arkasında muhtemel hummalı bir pazarlık sürecini beraberinde getirdi. Bursa’nın o meşhur kaybeden eskileri hemen pozisyon aldı, masaya oturdu. Amaç belliydi: Yeni dönemde kendilerine bir yer bulmak, pastadan pay kapmak, "görev" koparmak.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Muhtemelen Yapılan gizli kapaklı pazarlıklardan umduklarını bulamadılar, kendilerine hiçbir şekilde alan açılmayacağını ve tasfiye edildiklerini kesin olarak anladılar. İşte tam o an, siyasi tarihe geçecek bir "çark" izledik.

Daha üç gün önce başka hesaplar peşinde koşanlar, pazarlık masasında kaybettiklerini anlayınca aniden "Özgür Özelci" kesiliverdiler. Sosyal medya hesaplarından peş peşe yapılan o "bağlılık" paylaşımları, aslında bir sadakat gösterisi değil, açık bir çaresizlik çığlığıydı.

Burada asıl dikkat çeken nokta, bu şizofrenik yapının perde arkasında şu sinsi anlaşmayı da kurgulamış olma ihtimalidir: "Şimdilik dışarıya karşı tamamen Özgür Özelci gibi görünelim, tepkileri bu şekilde azaltalım, daha sonra el altından bir şekilde görev koparırız." Yani bugünkü özgür özel paylaşımları, yarınki koltukların peşinatı olarak tasarlanmış durumda.

Aslında bu ikiyüzlü taktik, bu yapının ilk vukuatı değil. Biz bu filmi daha önce de izledik. Hatırlayın; delege seçimleri döneminde de benzer bir sahtekarlığa imza atmışlar, tabanda karşılığı var diye yalandan Ekrem İmamoğlu posterlerinin arkasına sığınmışlardı. O gün güç dengelerine göre İmamoğlu maskesi takanlar, bugün kişisel menfaatleri tıkanınca saniyeler içinde Özgür Özel maskesini yüzlerine geçiriyorlar.

İşin daha da garip ve samimiyetsiz boyutu ise bugün yaşanıyor.

Dün kapalı kapılar ardında muhtemelen koltuk pazarlığı yapan bu yapı, bugün sanki hiçbir şey olmamış, o pazarlıklar hiç yaşanmamış gibi "salağa yatma" moduna geçti. Şimdi de sosyal medyada en büyük kayyum karşıtı rolünü oynamaya çalışıyorlar.

Neden mi? Çünkü tabanın tepkisini gördüler ve bu konjonktürde kayyum karşıtı gibi davranmaktan başka çarelerinin kalmadığını, aksi takdirde tamamen silineceklerini fark ettiler.

Açık konuşalım: Bu paylaşımların, bu ani parlamaların arkasında ne bir demokrasi bilinci var ne de ideolojik bir duruş. Bu, tamamen durumu izlemek, tepkileri ölçmek, hedef şaşırtmak ve suyun akışına göre yeniden pozisyon almak için sergilenen şizofrenik bir tavırdır.

Bir yandan el altından pazarlık yürüteceksiniz, umduğunuzu bulamayınca üç günde liderci olacaksınız, delege seçimlerinde yalandan poster siyaseti yapıp bugün kayyum karşıtı rolü keseceksiniz...

Bu yapı, attığı bu adımlarla toplumu ya da parti tabanını kandırabileceğini sanıyorsa büyük bir yanılgı içinde. Herkes neyin ne olduğunu, kimin hangi pazarlıklardan eli boş dönüp sosyal medyaya sığındığını çok net görüyor. Sahnede oynanan bu şizofrenik tiyatro, kimseyi ikna etmeye yetmediği gibi, yalnızca bunu kurgulayanların zavallılığını ifşa ediyor.

Bu millet, dün başka bugün başka konuşanların, rüzgara göre poster değiştirenlerin samimiyet testini çoktan yaptı ve notunu verdi. Sosyal medya paylaşımlarıyla günü kurtarmaya ve kendilerine "ilerisi için" alan açmaya çalışan "eski"ler bilsin ki; siyasi hafıza sandığınızdan çok daha tazedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat