bizim mekan kurumsal web
Muhammet karasu
Köşe Yazarı
Muhammet karasu
 

Erken Seçimin Ayak Sesleri: Esnaf, Taşeron, EYT ve Stajyer Sandık Yolunda

Siyaset kulislerinde ses tonu giderek yükseliyor, kulaktan kulağa yayılan o tarih netleşiyor: 2027 yıl sonu. Henüz resmi bir takvim önümüze konulmasa da Muhalefet ve hükümet temsilcilerinin her fırsatta işaret ettiği o erken genel seçim ihtimali, çalışma hayatının kronikleşen sorunlarını yeniden ülkenin bir numaralı gündem maddesi haline getirdi. Bilirsiniz, Türkiye’de seçim ekonomisi ve müjde rüzgarları esmeye başladığında, gözler hemen meydanlarda verilen ama zamanın tozlu raflarına kaldırılan sözlere çevrilir. Nitekim 2023 seçimlerinin üzerinden üç koca yıl geçmiş olmasına rağmen; yüz binlerce çalışanın kaderini belirleyecek olan kritik dosyalar hala torba yasaların labirentlerinde, bakanlıkların bütçe hesaplarında bekletiliyor. Şimdi önümüzde yeni bir viraj var. Muhalefet oylara talip olmak için bu mağduriyetleri kürsülere taşıyacak, iktidar ise elindeki en güçlü kozları sahaya sürmek için doğru anı kollayacak. Peki, milyonlarca insanın hayatına dokunan bu kritik dosyalarda son durum ne ve toplumun asıl beklentisi nerede düğümleniyor? Gelin, masadaki dört büyük başlığı ve sokaktaki yansımasını madde madde inceleyelim. 1. Bağ-Kur 7200 Prim Eşitlemesi: Küçük Esnafın 5 Yıllık Adalet Arayışı 2023 seçim meydanlarının en net sözlerinden biriydi. SSK’lı çalışan 7200 günle emeklilik hakkına kavuşurken, mahallenin bakkalı, berberi, terzisi yani ekonominin can damarı olan küçük esnaf tam 9000 gün prim ödemek zorunda kalıyor. Aradaki 1800 günlük yani tam 5 yıllık fark, anayasal bir ilke olan prim adaleti ile uzun süredir çelişiyor. Son Durum: Çalışma Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında bütçe dengeleri gerekçesiyle mekik dokuyan düzenleme, Meclis komisyonlarında bekletilmeye devam ediyor ve henüz nihai bir sonuca bağlanabilmiş değil. Beklenti: Esnaf artık yeni bir seçim vaadi değil, Meclis’ten geçecek ıslak imzalı yasayı görmek istiyor. 5 yıl erken emeklilik hakkı, esnafın sandıktaki refleksini doğrudan belirleyecek güçte. 2. Taşerona Kadro: 100 Binlerin Yarım Kalan Hikayesi Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), belediye iştirakleri ve çeşitli kamu kurumlarında kapsam dışı bırakılan yaklaşık 100 bin taşeron işçi, yıllardır aynı işi yaptığı mesai arkadaşıyla eşit haklara sahip olmanın mücadelesini veriyor. 2023’te "çalışmalar tamamlanıyor" denilen bu dosya, aradan geçen üç yıla rağmen bürokrasinin koridorlarından çıkamadı. Son Durum: Torba yasa paketlerinde adı sıkça geçse ve sendikaların baskısı sürse de, henüz genel bir kadro ihdası yapılmadı. Belediyeler ve KİT'ler için ayrı formüller üzerinde duruluyor. Beklenti: Taşeron işçi güvence istiyor; ilave tediye (ikramiye) haklarının eksiksiz ödenmesini ve "taşeron" sıfatının tamamen tarihe karışmasını bekliyor. Seçim yaklaşırken bu kitlenin sabrı giderek tükeniyor. 3. Kademeli Emeklilik: 2000 Sonrasının "Bir Günle Kaçan Yıllar" İsyanı EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesiyle milyonlarca insan emeklilik hakkına kavuşurken, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlar adeta bir uçurumun kenarında kaldı. Sadece birkaç gün, hatta birkaç saat farkla emeklilik yaşının 15-17 yıl birden uzaması, toplumsal bir adalet kırılması yarattı. 2000-2008 arası girişli çalışanlar, şimdi adil bir kademelendirme talep ediyor. Son Durum: Ekonomi yönetiminin aktüeryal denge ve bütçe yükü argümanları nedeniyle en mesafeli durduğu başlık bu. Resmi olarak verilmiş bir söz ya da taslak bulunmuyor ancak seslerini sosyal medyada devasa korolara dönüştüren kitle, siyasetin görmezden gelemeyeceği bir boyuta ulaştı. Beklenti: Bu kesim primini doldurmuş, yaş şartının makul bir seviyeye (örneğin erkeklerde 50-52, kadınlarda 48-50 gibi) kademeli olarak çekilmesini istiyor. 2027 seçimlerinin belki de en büyük oy kaymalarına sahne olacak kitlesi burası. 4. Staj ve Çıraklık Mağduriyeti: Fiili Çalışmanın Çırak Çıkarılan Emeklilik Hakkı Yasal olarak meslek liselerinde, çıraklık okullarında veya üniversitelerde staj yaparken kişilere bir sigorta kartı verildi ve "Sigortanız başladı" denildi. Ancak bu sigorta sadece iş kazası ve meslek hastalığı primlerini kapsıyordu; uzun vadeli sigorta kolları (yaşlılık, malullük, ölüm) primleri yatırılmadı. Sonuç olarak, 8 Eylül 1999 öncesinde fiilen çalışmış olmalarına rağmen yüz binlerce stajyer ve çırak, E-Devlet'te ilk işe giriş tarihi görünmesine rağmen EYT kapsamına alınmadı. Son Durum: Staj ve Çıraklık Sigortası Mağduriyeti Dernekleri, meydanlarda büyük buluşmalar düzenleyerek seslerini duyurmaya çalışıyor. Muhalefet partileri kanun tekliflerini Meclis’e sunmaya devam etse de ekonomi yönetimi konuyu "bütçeye ek yük" olarak değerlendiriyor. Beklenti: Mağdur kesim, kadınlara tanınan doğum borçlanması veya erkeklerin askerlik borçlanması gibi, "staj dönemini borçlanarak uzun vadeli prime saydırma" hakkı istiyor. Eğer bu hak tanınırsa, ilk tescil tarihi sigorta başlangıcı sayılacak ve yüz binlerce çalışan EYT hakkına kavuşacak. Türkiye’de erken seçim saati girildiğinde vaatler havada uçuşur. Ancak toplumun artık cek ve cak ile biten cümlelere karnı tok. Bir kişinin 15,16 yaşındayken sabahın köründe kalkıp fabrikada mesai harcaması, tezgah başında ter dökmesi fiili bir çalışmadır. Bağ-Kur’lunun adaleti, taşeronun güvencesi, 2000 sonrasının hakkı ve çırağın çocuk yaşta döktüğü alın teri, 2027 yılına kadar siyaset manevralarıyla geçiştirilirse sandıkta çok ciddi bir hesaplaşma izleriz. Kaderi 2027 seçimlerine bağlanan bu dört büyük meseleden hangisinin önce çözüleceğini ise iktidarın anketlerde göreceği oy erimesi ya da muhalefetin bu kitleleri ne kadar güçlü arkasına alacağı belirleyecek. Siyasetçiler unutmamalıdır ki; geç gelen adalet, adalet olmadığı gibi; seçim öncesi alelacele verilen müjdeler de artık seçmende güven değil, Keşke daha önce yapsaydınız tepkisi doğuruyor.
Ekleme Tarihi: 17 Mayıs 2026 -Pazar

Erken Seçimin Ayak Sesleri: Esnaf, Taşeron, EYT ve Stajyer Sandık Yolunda

Siyaset kulislerinde ses tonu giderek yükseliyor, kulaktan kulağa yayılan o tarih netleşiyor: 2027 yıl sonu. Henüz resmi bir takvim önümüze konulmasa da Muhalefet ve hükümet temsilcilerinin her fırsatta işaret ettiği o erken genel seçim ihtimali, çalışma hayatının kronikleşen sorunlarını yeniden ülkenin bir numaralı gündem maddesi haline getirdi.

Bilirsiniz, Türkiye’de seçim ekonomisi ve müjde rüzgarları esmeye başladığında, gözler hemen meydanlarda verilen ama zamanın tozlu raflarına kaldırılan sözlere çevrilir. Nitekim 2023 seçimlerinin üzerinden üç koca yıl geçmiş olmasına rağmen; yüz binlerce çalışanın kaderini belirleyecek olan kritik dosyalar hala torba yasaların labirentlerinde, bakanlıkların bütçe hesaplarında bekletiliyor.

Şimdi önümüzde yeni bir viraj var. Muhalefet oylara talip olmak için bu mağduriyetleri kürsülere taşıyacak, iktidar ise elindeki en güçlü kozları sahaya sürmek için doğru anı kollayacak. Peki, milyonlarca insanın hayatına dokunan bu kritik dosyalarda son durum ne ve toplumun asıl beklentisi nerede düğümleniyor? Gelin, masadaki dört büyük başlığı ve sokaktaki yansımasını madde madde inceleyelim.

1. Bağ-Kur 7200 Prim Eşitlemesi: Küçük Esnafın 5 Yıllık Adalet Arayışı

2023 seçim meydanlarının en net sözlerinden biriydi. SSK’lı çalışan 7200 günle emeklilik hakkına kavuşurken, mahallenin bakkalı, berberi, terzisi yani ekonominin can damarı olan küçük esnaf tam 9000 gün prim ödemek zorunda kalıyor. Aradaki 1800 günlük yani tam 5 yıllık fark, anayasal bir ilke olan prim adaleti ile uzun süredir çelişiyor.

  • Son Durum: Çalışma Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında bütçe dengeleri gerekçesiyle mekik dokuyan düzenleme, Meclis komisyonlarında bekletilmeye devam ediyor ve henüz nihai bir sonuca bağlanabilmiş değil.
  • Beklenti: Esnaf artık yeni bir seçim vaadi değil, Meclis’ten geçecek ıslak imzalı yasayı görmek istiyor. 5 yıl erken emeklilik hakkı, esnafın sandıktaki refleksini doğrudan belirleyecek güçte.

2. Taşerona Kadro: 100 Binlerin Yarım Kalan Hikayesi

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), belediye iştirakleri ve çeşitli kamu kurumlarında kapsam dışı bırakılan yaklaşık 100 bin taşeron işçi, yıllardır aynı işi yaptığı mesai arkadaşıyla eşit haklara sahip olmanın mücadelesini veriyor. 2023’te "çalışmalar tamamlanıyor" denilen bu dosya, aradan geçen üç yıla rağmen bürokrasinin koridorlarından çıkamadı.

  • Son Durum: Torba yasa paketlerinde adı sıkça geçse ve sendikaların baskısı sürse de, henüz genel bir kadro ihdası yapılmadı. Belediyeler ve KİT'ler için ayrı formüller üzerinde duruluyor.
  • Beklenti: Taşeron işçi güvence istiyor; ilave tediye (ikramiye) haklarının eksiksiz ödenmesini ve "taşeron" sıfatının tamamen tarihe karışmasını bekliyor. Seçim yaklaşırken bu kitlenin sabrı giderek tükeniyor.

3. Kademeli Emeklilik: 2000 Sonrasının "Bir Günle Kaçan Yıllar" İsyanı

EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesiyle milyonlarca insan emeklilik hakkına kavuşurken, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlar adeta bir uçurumun kenarında kaldı. Sadece birkaç gün, hatta birkaç saat farkla emeklilik yaşının 15-17 yıl birden uzaması, toplumsal bir adalet kırılması yarattı. 2000-2008 arası girişli çalışanlar, şimdi adil bir kademelendirme talep ediyor.

  • Son Durum: Ekonomi yönetiminin aktüeryal denge ve bütçe yükü argümanları nedeniyle en mesafeli durduğu başlık bu. Resmi olarak verilmiş bir söz ya da taslak bulunmuyor ancak seslerini sosyal medyada devasa korolara dönüştüren kitle, siyasetin görmezden gelemeyeceği bir boyuta ulaştı.
  • Beklenti: Bu kesim primini doldurmuş, yaş şartının makul bir seviyeye (örneğin erkeklerde 50-52, kadınlarda 48-50 gibi) kademeli olarak çekilmesini istiyor. 2027 seçimlerinin belki de en büyük oy kaymalarına sahne olacak kitlesi burası.

4. Staj ve Çıraklık Mağduriyeti: Fiili Çalışmanın Çırak Çıkarılan Emeklilik Hakkı

Yasal olarak meslek liselerinde, çıraklık okullarında veya üniversitelerde staj yaparken kişilere bir sigorta kartı verildi ve "Sigortanız başladı" denildi. Ancak bu sigorta sadece iş kazası ve meslek hastalığı primlerini kapsıyordu; uzun vadeli sigorta kolları (yaşlılık, malullük, ölüm) primleri yatırılmadı. Sonuç olarak, 8 Eylül 1999 öncesinde fiilen çalışmış olmalarına rağmen yüz binlerce stajyer ve çırak, E-Devlet'te ilk işe giriş tarihi görünmesine rağmen EYT kapsamına alınmadı.

  • Son Durum: Staj ve Çıraklık Sigortası Mağduriyeti Dernekleri, meydanlarda büyük buluşmalar düzenleyerek seslerini duyurmaya çalışıyor. Muhalefet partileri kanun tekliflerini Meclis’e sunmaya devam etse de ekonomi yönetimi konuyu "bütçeye ek yük" olarak değerlendiriyor.
  • Beklenti: Mağdur kesim, kadınlara tanınan doğum borçlanması veya erkeklerin askerlik borçlanması gibi, "staj dönemini borçlanarak uzun vadeli prime saydırma" hakkı istiyor. Eğer bu hak tanınırsa, ilk tescil tarihi sigorta başlangıcı sayılacak ve yüz binlerce çalışan EYT hakkına kavuşacak.

Türkiye’de erken seçim saati girildiğinde vaatler havada uçuşur. Ancak toplumun artık cek ve cak ile biten cümlelere karnı tok. Bir kişinin 15,16 yaşındayken sabahın köründe kalkıp fabrikada mesai harcaması, tezgah başında ter dökmesi fiili bir çalışmadır. Bağ-Kur’lunun adaleti, taşeronun güvencesi, 2000 sonrasının hakkı ve çırağın çocuk yaşta döktüğü alın teri, 2027 yılına kadar siyaset manevralarıyla geçiştirilirse sandıkta çok ciddi bir hesaplaşma izleriz.

Kaderi 2027 seçimlerine bağlanan bu dört büyük meseleden hangisinin önce çözüleceğini ise iktidarın anketlerde göreceği oy erimesi ya da muhalefetin bu kitleleri ne kadar güçlü arkasına alacağı belirleyecek. Siyasetçiler unutmamalıdır ki; geç gelen adalet, adalet olmadığı gibi; seçim öncesi alelacele verilen müjdeler de artık seçmende güven değil, Keşke daha önce yapsaydınız tepkisi doğuruyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat