Türkiye’nin en köklü partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, Bursa’da adım adım güç kaybediyor. Bunun sebebi ne muhalefet, ne iktidar baskısı… Bunun sebebi bizzat partinin kendi içinde yaşanan bazı güruhların demokrasi dışı uygulamalarıdır.
Delege seçimleri, bir siyasi partinin en önemli demokratik sınavıdır. Ancak Bursa’da yaşanan tablo tam tersini işaret ediyor. Yumrukların konuştuğu, telefonla üyelerin tek tek aranıp baskı altına alındığı, delege üzerinde suni tehditler yaratılarak yönlendirildiği bir süreçten bahsediyoruz. Eğer delege seçimleri bu kadar kirli yöntemlerle yürütülüyorsa, varın siz ilçe başkanlık seçimlerini düşünün!
CHP gibi demokrasiye inanmış bir partiyi Bursa’da bitirmek için içten uğraşanlar var. Demokrasiyi kendi işinde, evinde hatta arkadaş çevresinde bile uygulamayanların, koca bir partiyi dizayn etmeye çalışması en büyük ironidir. Demokrasiye inanmayan, farklı fikre tahammülü olmayan anlayış, partiyi de geleceği de zehirlemektedir.
Nitekim sahada bunu gördük: İlçe kongrelerinde polis ablukası altında, sivil ve resmi ekiplerin çağrıldığı, “Beni koruyun” dercesine bir algı yaratılarak delegelere baskı yapıldığı iddiaları ayyuka çıkmış durumda. Böyle bir zeminde hangi demokrasiden bahsedebilirsiniz?
Bugün Bursa’da delegelerin bile yüzde 50’si üzerinde baskı kuruluyorsa, yarın ilçe başkanlık seçimlerinde salonların ne hale geleceğini tahmin etmek zor değil. CHP Genel Merkezi’nin bu gidişata göz yumması, ilçe örgütlerinde kutuplaşmaları körükler.
Üstelik öyle sanıldığı gibi “delege seçimleri bittiğinde, süreç geride kaldı, herkes barışır” da olmuyor. Kırgınlıklar büyüyor, küskünlükler derinleşiyor. CHP’nin delege seçim sistemini mutlaka gözden geçirmesi gerekiyor. Aksi halde bu yöntemlerle gidilen yol, genel seçimlerde sandık başına görevli bulamayacak bir örgütlenme zafiyetine dönüşecektir Bursa’da.
Belediye başkanlarına arkalarından hakaret edip, sonra da üyelerin önüne sahte bir anlatı koyarak seçim kazanmayı “demokrasi” diye sunmak, kimseyi kandıramaz. Hiçbir belediye başkanı da bu oyuna gelmez. Bugün görmezden gelinen bu tablo, yarın partiyi telafisi imkânsız bir krize sürükler. belediyeleri de kaybettirecek.(ANLAYAN ANLADI)
CHP Genel Merkezi’ne sesleniyorum: Eğer Bursa’yı kaybetmek istemiyorsanız, iş işten geçmeden merkez ilçelere deneyimli, partilileri bir arada tutabilecek, tecrübeli isimleri atayın. bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırana kadar. Bu, sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Bilin ki, Bursa’daki bu tablo demokrasi değil. kendini Cumhuriyet halk partisinin üstünde gören bazı çevrelerin Demokrasi kılıfı altında dayatma, baskı ve tehditler, partiyi kayyumla ele geçiremeyenlerin oyunlarıdır