Nurettin ARSLAN
Köşe Yazarı
Nurettin ARSLAN
 

İNSAN, İNSAN OLMANIN DEĞERİ...

İnsana değer vermek, aslında hayata değer vermektir. Çünkü insan, yalnızca adı, makamı, parası, gücü ya da toplumdaki konumuyla değerli değildir. İnsan; sevinciyle, acısıyla, hatalarıyla, umutlarıyla ve taşıdığı hayat hikâyesiyle değerlidir. Ne yazık ki bugün birçok insan, karşısındakinin değerini insanlığında değil, sahip olduklarında arıyor. Parası varsa saygı görüyor, makamı varsa sözü dinleniyor, güçlü ise etrafında insanlar çoğalıyor. Gücünü kaybettiğinde ise dün yanında duranların birçoğu ortadan kayboluyor. Oysa gerçek insanlık, güçlüye gösterilen saygıda değil; güçsüzün yanında durabilmektedir. Bir insana değer vermek için onun bize ne kazandıracağına bakmamalıyız. Bazen hiçbir çıkarımız olmayan bir insanın elini tutmak, hayatımızdaki en büyük iyilik olabilir. Bazen bir selam, bir tebessüm, içten söylenmiş birkaç kelime, yıllardır içinde taşıdığı yalnızlığı bir insanın yüreğinden söküp atabilir. Çünkü herkesin görünmeyen bir mücadelesi vardır. Gülerken acısını saklayanlar, güçlü görünürken içten içe kırılanlar, kalabalıkların içinde yalnız kalanlar vardır. Biz çoğu zaman insanların yalnızca dışarıdan görünen yüzüne bakarız. Oysa insanın asıl hikâyesi, kimsenin görmediği yerde başlar. Bu nedenle insanlara karşı biraz daha anlayışlı, biraz daha sabırlı ve biraz daha merhametli olmak zorundayız. Bir insanı küçümsemek kolaydır. Yargılamak daha da kolaydır. Bir insanın hatasını yüzüne vurmak, onu eksikleriyle baş başa bırakmak, sırtımızı dönüp gitmek de kolaydır. Zor olan ise anlamaya çalışmaktır. “Acaba bu insan neden böyle davranıyor?” diye sormaktır. “Acaba içinde nasıl bir yara taşıyor?” diye düşünmektir. İşte insana değer vermek tam da burada başlar. ### Değer vermek, sadece sözle olmaz İnsana değer vermek, güzel sözler söylemekten ibaret değildir. Dinlemektir. Saygı göstermektir. Hakkını teslim etmektir. Hatası olduğunda uyarmak ama onu aşağılamamaktır. Başarısında kıskanmamak, zor gününde yalnız bırakmamaktır. Bir insanın yüzüne gülerken arkasından konuşmamak, makamı olmadığı zaman da ona aynı saygıyı göstermektir. Çünkü gerçek değer, insanın yanında olmadığı zaman da ona gösterilen saygıdır. Bugün toplum olarak en fazla ihtiyacımız olan şeylerden biri de budur: *Birbirimizi yeniden insan olarak görebilmek.* Siyasi görüşümüz farklı olabilir. İnancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz farklı olabilir. Aynı konuda farklı düşünebiliriz. Ama bütün farklılıklarımızın üzerinde ortak bir gerçek vardır: Hepimiz insanız. Hepimizin sevilmeye, saygı görmeye, anlaşılmaya ve değer verilmeye ihtiyacı var. ### İnsan kazanmak, insan harcamaktan daha değerlidir Hayat bize çok şey öğretiyor. Bazen bir insanı kaybetmenin ne kadar kolay olduğunu, fakat yeniden kazanmanın ne kadar zor olduğunu yıllar sonra anlıyoruz. Bir kırıcı söz, yıllarca kurulmuş bir dostluğu bitirebilir. Bir haksızlık, bir insanın hayatındaki güven duygusunu yok edebilir. Bir küçümseme, bir insanın kendisine olan inancını kırabilir. Bu yüzden konuşmadan önce düşünmek, hüküm vermeden önce dinlemek, eleştirmeden önce anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü karşımızdaki insanın hayatında bıraktığımız iz, bazen bizim tahmin ettiğimizden çok daha büyük olabilir. Belki de söylediğimiz bir söz, onun hayatındaki en zor günün üzerine düşecektir. Belki de verdiğimiz küçük bir destek, onun yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır. İnsan olmak biraz da bunun farkında olmaktır. ### Makamlar geçer, insanlık kalır Hayatın en büyük yanılgılarından biri, sahip olduğumuz makamların ve imkânların kalıcı olduğunu sanmaktır. Oysa makamlar değişir. Para azalır. Güç el değiştirir. Şöhret unutulur. İnsanların alkışları bir gün kesilir. Geriye ise insanın nasıl yaşadığı, çevresine nasıl davrandığı ve insanların gönlünde nasıl bir iz bıraktığı kalır. Bir gün hepimiz sahip olduklarımızı geride bırakacağız. Ama bir insanın gönlünde bıraktığımız güzel bir söz, yaptığımız bir iyilik, uzattığımız bir el belki de bizden sonra yaşamaya devam edecek. İşte gerçek zenginlik budur. Çünkü insanın değeri, kaç kişiye hükmettiğiyle değil, kaç insanın hayatına güzellik kattığıyla ölçülmelidir. ### Birbirimize iyi gelelim Bugün birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Öfkenin, ayrışmanın, ötekileştirmenin ve bencilliğin arttığı bir dünyada insanı yeniden merkeze koymak zorundayız. Çocuğa sevgiyle yaklaşalım. Yaşlıya saygı gösterelim. Yoksulu küçümsemeyelim. Emekçinin hakkını gözetelim. Farklı düşünene düşman gibi bakmayalım. Hata yapanı tamamen silmek yerine ona yeniden başlama fırsatı verelim. Çünkü toplumları güçlü yapan yalnızca ekonomi, teknoloji veya siyaset değildir. Asıl güç, insanların birbirine güvenebilmesidir. Birbirinin acısını hissedebilmesidir. Birbirine sahip çıkabilmesidir. Sonuçta hepimiz aynı hayatın yolcularıyız. Bugün güçlü olan yarın desteğe ihtiyaç duyabilir. Bugün yardım eden yarın yardım bekleyebilir. Bugün gülen yarın ağlayabilir. O halde birbirimizi kırmak yerine birbirimize omuz verelim. Bir insanın hayatına yük değil, umut olalım. Çünkü dünyada değiştirebileceğimiz her şeyi değiştiremeyebiliriz. Ama karşımızdaki insana nasıl davranacağımız konusunda bir seçim hakkımız vardır. Ve belki de insan olmanın en büyük sınavı budur: *Gücümüz varken ezmemek, imkânımız varken paylaşmak, haklıyken incitmemek ve karşımızdaki insanın değerini hiçbir zaman unutmamak.* Unutmayalım: *İnsana değer veren, aslında insanlığın kendisine değer verir.* Ve insanlık, ancak birbirimizin değerini bildiğimiz gün yeniden güzelleşecektir.
Ekleme Tarihi: 15 Ekim 2026 -Perşembe

İNSAN, İNSAN OLMANIN DEĞERİ...

İnsana değer vermek, aslında hayata değer vermektir.

Çünkü insan, yalnızca adı, makamı, parası, gücü ya da toplumdaki konumuyla değerli değildir. İnsan; sevinciyle, acısıyla, hatalarıyla, umutlarıyla ve taşıdığı hayat hikâyesiyle değerlidir.

Ne yazık ki bugün birçok insan, karşısındakinin değerini insanlığında değil, sahip olduklarında arıyor. Parası varsa saygı görüyor, makamı varsa sözü dinleniyor, güçlü ise etrafında insanlar çoğalıyor. Gücünü kaybettiğinde ise dün yanında duranların birçoğu ortadan kayboluyor.

Oysa gerçek insanlık, güçlüye gösterilen saygıda değil; güçsüzün yanında durabilmektedir.

Bir insana değer vermek için onun bize ne kazandıracağına bakmamalıyız. Bazen hiçbir çıkarımız olmayan bir insanın elini tutmak, hayatımızdaki en büyük iyilik olabilir. Bazen bir selam, bir tebessüm, içten söylenmiş birkaç kelime, yıllardır içinde taşıdığı yalnızlığı bir insanın yüreğinden söküp atabilir.

Çünkü herkesin görünmeyen bir mücadelesi vardır.

Gülerken acısını saklayanlar, güçlü görünürken içten içe kırılanlar, kalabalıkların içinde yalnız kalanlar vardır. Biz çoğu zaman insanların yalnızca dışarıdan görünen yüzüne bakarız. Oysa insanın asıl hikâyesi, kimsenin görmediği yerde başlar.

Bu nedenle insanlara karşı biraz daha anlayışlı, biraz daha sabırlı ve biraz daha merhametli olmak zorundayız.

Bir insanı küçümsemek kolaydır. Yargılamak daha da kolaydır. Bir insanın hatasını yüzüne vurmak, onu eksikleriyle baş başa bırakmak, sırtımızı dönüp gitmek de kolaydır.

Zor olan ise anlamaya çalışmaktır.

“Acaba bu insan neden böyle davranıyor?” diye sormaktır.

“Acaba içinde nasıl bir yara taşıyor?” diye düşünmektir.

İşte insana değer vermek tam da burada başlar.

### Değer vermek, sadece sözle olmaz

İnsana değer vermek, güzel sözler söylemekten ibaret değildir.

Dinlemektir.

Saygı göstermektir.

Hakkını teslim etmektir.

Hatası olduğunda uyarmak ama onu aşağılamamaktır.

Başarısında kıskanmamak, zor gününde yalnız bırakmamaktır.

Bir insanın yüzüne gülerken arkasından konuşmamak, makamı olmadığı zaman da ona aynı saygıyı göstermektir.

Çünkü gerçek değer, insanın yanında olmadığı zaman da ona gösterilen saygıdır.

Bugün toplum olarak en fazla ihtiyacımız olan şeylerden biri de budur: *Birbirimizi yeniden insan olarak görebilmek.*

Siyasi görüşümüz farklı olabilir. İnancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz farklı olabilir. Aynı konuda farklı düşünebiliriz. Ama bütün farklılıklarımızın üzerinde ortak bir gerçek vardır:

Hepimiz insanız.

Hepimizin sevilmeye, saygı görmeye, anlaşılmaya ve değer verilmeye ihtiyacı var.

### İnsan kazanmak, insan harcamaktan daha değerlidir

Hayat bize çok şey öğretiyor.

Bazen bir insanı kaybetmenin ne kadar kolay olduğunu, fakat yeniden kazanmanın ne kadar zor olduğunu yıllar sonra anlıyoruz.

Bir kırıcı söz, yıllarca kurulmuş bir dostluğu bitirebilir.

Bir haksızlık, bir insanın hayatındaki güven duygusunu yok edebilir.

Bir küçümseme, bir insanın kendisine olan inancını kırabilir.

Bu yüzden konuşmadan önce düşünmek, hüküm vermeden önce dinlemek, eleştirmeden önce anlamaya çalışmak gerekir.

Çünkü karşımızdaki insanın hayatında bıraktığımız iz, bazen bizim tahmin ettiğimizden çok daha büyük olabilir.

Belki de söylediğimiz bir söz, onun hayatındaki en zor günün üzerine düşecektir.

Belki de verdiğimiz küçük bir destek, onun yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır.

İnsan olmak biraz da bunun farkında olmaktır.

### Makamlar geçer, insanlık kalır

Hayatın en büyük yanılgılarından biri, sahip olduğumuz makamların ve imkânların kalıcı olduğunu sanmaktır.

Oysa makamlar değişir.

Para azalır.

Güç el değiştirir.

Şöhret unutulur.

İnsanların alkışları bir gün kesilir.

Geriye ise insanın nasıl yaşadığı, çevresine nasıl davrandığı ve insanların gönlünde nasıl bir iz bıraktığı kalır.

Bir gün hepimiz sahip olduklarımızı geride bırakacağız.

Ama bir insanın gönlünde bıraktığımız güzel bir söz, yaptığımız bir iyilik, uzattığımız bir el belki de bizden sonra yaşamaya devam edecek.

İşte gerçek zenginlik budur.

Çünkü insanın değeri, kaç kişiye hükmettiğiyle değil, kaç insanın hayatına güzellik kattığıyla ölçülmelidir.

### Birbirimize iyi gelelim

Bugün birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Öfkenin, ayrışmanın, ötekileştirmenin ve bencilliğin arttığı bir dünyada insanı yeniden merkeze koymak zorundayız.

Çocuğa sevgiyle yaklaşalım.

Yaşlıya saygı gösterelim.

Yoksulu küçümsemeyelim.

Emekçinin hakkını gözetelim.

Farklı düşünene düşman gibi bakmayalım.

Hata yapanı tamamen silmek yerine ona yeniden başlama fırsatı verelim.

Çünkü toplumları güçlü yapan yalnızca ekonomi, teknoloji veya siyaset değildir.

Asıl güç, insanların birbirine güvenebilmesidir.

Birbirinin acısını hissedebilmesidir.

Birbirine sahip çıkabilmesidir.

Sonuçta hepimiz aynı hayatın yolcularıyız.

Bugün güçlü olan yarın desteğe ihtiyaç duyabilir. Bugün yardım eden yarın yardım bekleyebilir. Bugün gülen yarın ağlayabilir.

O halde birbirimizi kırmak yerine birbirimize omuz verelim.

Bir insanın hayatına yük değil, umut olalım.

Çünkü dünyada değiştirebileceğimiz her şeyi değiştiremeyebiliriz. Ama karşımızdaki insana nasıl davranacağımız konusunda bir seçim hakkımız vardır.

Ve belki de insan olmanın en büyük sınavı budur:

*Gücümüz varken ezmemek, imkânımız varken paylaşmak, haklıyken incitmemek ve karşımızdaki insanın değerini hiçbir zaman unutmamak.*

Unutmayalım:

*İnsana değer veren, aslında insanlığın kendisine değer verir.*

Ve insanlık, ancak birbirimizin değerini bildiğimiz gün yeniden güzelleşecektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.