Yeni Parti Genel Merkezi'nde ilk PM toplantısı yapıldı; Özel: İlk seçimde iktidar olmazsak kurultaya gidip görevimi devredeceğim
Yeni Parti Genel Merkezi'nde ilk PM toplantısı yapıldı; Özel: İlk seçimde iktidar olmazsak kurultaya gidip görevimi devredeceğim
Yeni Parti Genel Merkezi'nde ilk PM toplantısı yapıldı; Özel: İlk seçimde iktidar olmazsak kurultaya gidip görevimi devredeceğim
Yeni Parti Genel Merkezi'nde ilk PM toplantısı yapıldı; Özel: İlk seçimde iktidar olmazsak kurultaya gidip görevimi devredeceğim
Yeni Parti lideri Özgür Özel, partisinin yeni açılan genel merkez binasında yaptığı açıklamada Girne'deki gemi faciasına ilişkin;"Adetimiz değil cenazeler kalkmadan olayın kendisiyle ilgili bir şey demeyeceğiz. Ortaya çıkan vefatlar ve vefat ihtimali hepimizi çok derinden üzdü. Çok büyük bir facianın da kıyısından dönüldüğü ilk verilerden anlaşılıyor. Cenazeler kalktıktan sonra meselenin araştırılması ve hesabını vermeleri gerekiyor" dedi. Yeni Parti'deki dönem kuralını aktaran Özel, genel başkanlık makamı için de aynı sürecin geçerli olacağını ifade ederek; "Gireceğim ilk seçimde partiyi iktidar partisi yapmazsam derhal kurultaya gidip görevimi devredeceğim. Benim için dönem kuralı budur. biz kaderini milletin kaderine bağlayan kadrolarız" açıklamasını yaptı. Özgür Özel, partisinin sadece 18 günde ulaştığı 600 bin üye sayısıyla AKP'nin kurulduğu ilk yıl rekorunu geride bıraktığını duyurdu. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını yazdığı kitabının toplatılmasına tepki gösteren Özel, "Bir kişinin savunmasının kitap olarak basıldığında toplatılması demek korkmaktan başka bir şey değil. Erdoğan'nın atadığı adalet bakanı demiş ki 'Hala canlı yayın istiyorlar mı?' Ekrem Başkan adına ve genel başkan olarak yanıt veriyorum. Evet! Hodri meydan!" ifadelerini kullandı.
Yeni Parti lideri Özgür Özel, partisinin yeni genel merkez binasında Kurucular Kurulu, Parti Meclisi (PM) ve kapalı grup toplantılarını birleştirerek ilk PM toplantısını gerçekleştirdi. Genç PM yedek üyelerinin de katıldığı toplantı sonrası konuşan Özel, Girne'deki gemi faciasına ve siyasetteki gelişmelere değindi.
Girne'de 8 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin kaybolduğu gemi faciasına ilişkin açıklama yapan Özel, "Adetimiz değil, cenazeler kalkmadan olayın kendine yönelik bir şey söylemeyeceğiz. Ama olay tüm yönleriyle, hani burada ortaya çıkan... Ümit ediyoruz kayıplarımıza sağlıklarıyla birlikte ulaşırız. Ama ortaya çıkan vefatlar ve vefat ihtimali hepimizi çok derinden üzdü ama çok çok daha büyük bir facianın da hemen kıyısından dönüldüğü ilk verilerden anlaşılıyor. Bu konuyla ilgili cenazeler kalktıktan sonra, meselenin tüm yönleriyle çok fazla araştırılması ve sorumlularının kanun önünde ve millet önünde mutlaka bunun hesabını vermeleri gerekiyor" dedi.
Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
"Binaya ilk kez girerken hepimizin şunu hatırlamasını istiyorum. Biz buraya kolay gelmedik. bir siyasi mühendislikle ya da masa başında, kapalı kapılar ardından yapılan hesaplarla gelmedik. Biz buraya kendi kararımızla da gelmedik. Bizi buraya millet getirdi. Milletin mücadelesi getirdi. Milletimiz hukuki kişiye göre uygulandığı, adaletin terazisinin şaştığı eski düazenin siyasetinden zaten yorgundu. Değişim umutlarının bir partinin siyasi geleceği düşünülerek, bir kişinin siyasi geleceği düşünülerek yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılması ve ülkenin ana muhalefet partisinin öne cumhurbaşkanı adayına, sonra ön seçim gününe bile varmadan yapılan darbeden sonra 15.5 milyon kişinin adayına yapılan 19 Mart darbesi, çok sayıda belediye başkanımıza karşı yürütülen operasyonlar ve haksız süreçler... En nihayetinde ana muhalefete yargı eliyle yapılan müdahale son damla oldu.
"Kirayı 3 ay sonra ödeyeceğiz"
Yeni Parti'yi bu salondaki 91 kişi kurmadı, millet kurdu, adını millet koydu ve bütçesini de millet oluşturdu. Bir partinin gücünü nereden aldığı nasıl siyaset yapacağını da belirler. Bu binayı 3 ay sonra kira ödeyebiliriz diyen tutttuk. İlk 3 ayı oradan buradan bularak, aramızda toplayarak bile değil. 3 ay sonra öderiz dedik ve gelecek ay kirası ödenmeye başlanacak. Bizim servetimiz kasadaki para değil, milletin bize inancı ve yarınlara umudu. bu sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz ve taşımaya devam ediyoruz. Siz yola çıkın size bina da otobüs de alacağız diyen teyzelerimize, amcalarımıza, kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyoruz.
AKP'nin kurulduğu yılki üye sayısıyla karşılaştırdı
Online üyelik kampanyamız 13 Ağustos'ta başladı. 18 günde üye sayısı 600 bini aşmış durumda. 400 binden fazlası online üyeliktir. 200 bin üyemiz de fonlarla veya yerinde aidat ödeyerek üye oldu. Elbette tüm siyasi partilere saygımız var ancak üye sayısıyla en çok övünen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurulduktan bir yıl sonra 400 bin üye kaydedebildiğini ve bugün yeni partinin 18 günde bunun bir buçuk katı olan 600 bin üyeye ulaşmış olmasının son derece önemli olduğunun altını bir kez da çizmek istiyorum. Avrupa'da İngiltere'deki İşçi Partisi'nin, Almanya'daki Sosyal Demokrat Parti'nin neredeyse toplamları kadar üye sayısına ulaşmış durumdayız. Partimizi kuran, yola çıkaran, adını koyan, bütçesini koyan bundan sonra d partinin kararlarında etkili olacak olan üyelerin ta kendisidir.
Partilerin siyaset biçimini değiştirecek bir adımı da hep beraber attık. Yeni siyaset yeni ilkelerle kurulur. Katılım vaad etmenin tek şartı önce katılımı evinizde sağlamaktır. Yeni örgütlenme modellerimiz mahallelerden başlıyor. Mahalle meclislerimiz oluşturuluyor. Toplantı çıktılarını bize ulaştırıyorlar. Oradaki heyecanı görüyoruz ve içeriklerden de ne kadar doğru bir işe koyulduğumuzu teyit etmiş oluyoruz.
Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme modelini terk ediyoruz. Delegelik teknik bir görev olacak. Yeni Parti'de il ve ilçe başkanını doğrudan üyeler seçecek. Biz Türkiye'ye başka bir siyasetin mümkün olduğunu gösteriyoruz.
"72 ilde örgütlendik"
Partimizi 24 Temmuz'da hep birlikte kurduk, bugün itibarıyla 72 il ve 857 ilçede tam anlamıyla örgütlenmiş durumdayız. Geriye kalan 9 ille ilgili de bu hafta içinde işlemler tamamlanacak. Bu da Türkiye siyasi tarihinde görülmemiş bir hız, görülmemiş bir başarı ve görülmemiş bir orandır.
3 dönem kuralı
Yeni Parti'de siyaset bir meslek, kariyer olarak sürdürülmeyecek. Kimse ben olmazsam olmaz da demeyecek, benden sonrası tufan da demeyecek. Tüm yönetici makamlarında en fazla üç dönem kuralı uygulanacak. Türkiye'nin gençleri siyaseti tribünden takip etmeyecek, kadınlar karar verilecek yer neresiyse orada olacak ve eşit olacak. Yeni Parti eski siyasetin eskimiş kurallarını kökten değiştirecek.
"İktidar olamazsak partiyi kurultaya götüreceğim"
Dönem kuralı genel başkan için de olacak. Siyaset iddia işidir. Genel Başkan olarak girdiğimiz seçimde şükürler olsun ki partimizi birinci parti yaptık. Gireceğim ilk seçimde partiyi iktidar partisi yapmazsam derhal kurultaya gidip görevimi devredeceğim. Benim için dönem kuralı budur. Biz kaderini milletin kaderine bağlayan kadrolarız. Biz milletin kederini ortadan kaldırmıyorsa kendi kariyerini düşünemeyecek olan kadrolarız ve bundan sonra da böyle davranmaya devam edeceğiz.
Ön seçim ve kongre tarihleri
İlçe başkanlığı seçimi, tüm üyelerin katılabileceği bir toplantıdan sonra tüm üyelerin oy verebileceği yeterince sandıkla yapılırken; il başkanlığı seçimi cumartesi günü arzu eden tüm üyelerin gelip katılacağı bir toplantıda, şartları sağlayan adayların propaganda konuşmalarını dinledikleri, bu konuşmaların sosyal medyadan, medya aracılığıyla canlı yayınlandığı konuşmalar olacak. Oy verme işlemi ise ertesi gün pazar günü o ilin tüm ilçelerinde, o ilçelerin varsa temsilciliklerinde; yani sandığı mümkün olduğu kadar en yakına götürebildiğimiz yerde, en yüksek katılımla yapılacak. Ulaşımı zor köyler için mobil sandık uygulamasından, engellilerimizin, hastalarımızın iradelerini de dışlamayacak şekilde tüm hazırlıkların yönetmeliklerle çalışıldığı mevzuat çalışmalarını sürdürüyoruz.
En azından tüm eylül ayı boyunca partimize kaydolacak yeni üyeler, il başkanlığı seçiminde oy kullanabilecekler; eylül ve ekim ayı boyunca kaydolan bütün üyeler de genel başkan seçiminde oy kullanabilecekler. Yani 26'sında sona eren ve uzatılması istenen tarihi; il başkanlığı seçimleri için eylül ayı sonuna kadar, genel başkanlık seçimleri için de ekim ayı sonuna kadar uzatacağız ve buradan milletimize çağrımızı tekrarlayarak, 'Gelin, seçin ve tarihe geçin. Bize katılın; partinin ve ülkenin geleceğini siz belirleyin' diyeceğiz.
15 Temmuz darbesinden sonra bir vehmin bir yetkiye dönüştüğü noktada 'Ya partinin kurucularına bir bakmak lazım, öyle dilekçeyi verdim partiyi kurdum olmasın' deyip kimi partileri yıldırtmayıp kurdurtmayıp, kimi partiyi 4-4,5 ay oyalayıp birtakım zorlamalar varken; biz zaten milletvekili seçilmek için temiz kağıdını adliyeden alıp getirmiş, o günden beri dokunulmazlığı olduğu için herhangi bir suç işlemiş ve kayda geçmiş olma ihtimali olmayan 91 kurucuyla kurduk. Dilekçemizi verdikten birkaç saat içinde ki İçişleri Bakanlığı'na ve bürokrasiye teşekkür ederiz, 1-1,5 saat içinde gerekli belgelerimizi alıp, toplam 22 saat içinde tüm toplantılarımızı yapıp, Yargıtay ve Meclis'teki işlemleri tamamlayıp 22 saat içinde bu 91 kişi ana muhalefet partisi olarak grup kurdu ve yerini aldı.
"Vatandaşın en büyük meselesi seçim ama geçim olmadığı için seçim"
Vatandaşın en büyük meselesi seçim ama geçim olmadığı için seçim. Bu iktidardan umut kalmadığı için, geçinebilmek için bir seçim ve bir iktidar değişikliği istiyor. Çünkü pazara giden biliyor, markete giden biliyor, kira ödeyen biliyor, çocuğunu okutan biliyor. Ve nasıl bir kriz yaşandığını, bunun gelip geçici olmayan, kalıcı olan, çok yönlü olan ve bu yöneten anlayış değişmezse bitmeyeceği çok belli olan bir krizi yaşıyor vatandaşlarımız. Emekli ayın ortasını görmeden parasını tüketiyor. Asgari ücretli maaşı kiraya, faturaya, borca paylaştırıyor; hepsine birden değil, bazen hiçbirine yetmiyor. Ücretliler maaşını cebine koymadan üç maaşlık gelir vergisini bir yılda ödüyor. Borçla ayakta kalan vatandaş bir kredi kartını diğeriyle kapatmaya, nakit avansla eski borcunu çevirmeye çalışırken yüzde 90’larda faiz ödemesiyle karşı karşıya kalıyor ve borç borcu doğuruyor, kar topu gibi büyüyor.
Çiftçi mazotu düşünüyor, gübreyi düşünüyor, yemi düşünüyor; kiracı yeni ayın kirasını düşünüyor ve milyonlarca insan aynı soruyu soruyor: 'Ben çalışıyorum, üretiyorum, vergimi ödüyorum ama neden kazanamıyorum, neden hep geri geri gidiyorum?' İşte bizim siyaset anlayışımız da tam burada başlıyor. Sofrada, pazarda, fabrikada, tarlada, okul önünde, adliye kapısında ateş düştüğü yeri yakar ya; biz tam da o ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyoruz. O ateş nereye düşmüşse oradayız. Dert kiminse ortak derdimiz, paylaşıyoruz. Kimin hakkı yenmişse onun yanında duruyoruz. Ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyor, o ateşi söndürmek için iktidara aday oluyoruz.
"Baskın ve erken seçim ihtimaline hazırız"
Baskın seçim, erken seçim ihtimallerine karşı da hazırlığımız var. Biz, Yeni Parti'yi partimize butlan atandıktan sonra gittiğimiz 22 ilde olduğu gibi kurulduktan sonra da yaptığımız gibi milletimizle kurma gayreti içindeyiz.
15,5 milyon insanın sandığa gidip oy verip cumhurbaşkanı adayı yaptığı Ekrem İmamoğlu; hiçbir delil sunulmadan, hiçbir kanıt gösterilmeden, önce sadece gizli tanık isimleriyle ki sonra o gizli tanıkların ismi de değişti. Vazgeçince yerine başkasını getirip 'Gözümle gördüm' dediğini, bir başkası 'O görmemiş ama ben oradaydım, ben gördüm' diyerek adeta gizli tanıklara oyuncu değişikliği yaptırılarak ve birtakım iftiracıların beyanlarıyla 17 aydır tutuklu. Onu hapse atmak için terörist dediler, casus dediler, seçimlerde oy çaldı dediler, diploması sahte dediler, yolsuzluk yaptı dediler; yetmedi. Duvardaki resmini indirdiler, metrodaki sesini yasakladılar; yetmedi. Bu hukuksuzlukları anlatan gencecik avukatı Mehmet Pehlivan vardı, Mehmet Pehlivan’ı aldılar içeriye attılar. Yani avukatsız bıraktılar; kendisini savunan avukatını aldılar, onu da cezaevine koydular. Yetmedi, en son önce 10 ay sürekli yandaş televizyonlardan iftiraları dinledik. 'İddianame istiyoruz, iddianamede bu söylenenler var mı yok mu göreceğiz' dedik. Hep saydığımız 10 büyük iftira iddianamede yer dahi almadı. Cep telefonları, KİPTAŞ’tan dağıtılan evler, parke altından çıkan paralar, valiz valiz paralar... Hiçbiri çıkmadı!
"Kitap toplatmak nerede kaldı!"
Ekrem İmamoğlu bütün duruşmalar boyunca bekledi, söz istedi; 'Savunma sıran gelince' dediler. Savunma sırası geldiği gün 'Hadi bakalım sana ve avukatlarına toplam 5,5 saat yeter, 6 saat yeter' dediler. Ya 12 Eylül'de 20 gün süren savunma var, darbecinin mahkemesi bunu yapmamış. FETÖ'cüler kahraman subaylarımızı, amiralleri, generalleri yargılarken savunmaya süre koymamış. Dünya tarihinde böyle hiçbir siyasi davada ve adli davalarda kimsenin aklının ucundan geçmemiş savunmayı engellemek! Saat koydular ve 'Bu kadar sürede yapmıyorsan savunma yapmıyorum, susma hakkını kullanıyorum dedin sayarım' deyip duruşmayı kapattılar. 18 Ağustos'ta açınca yine vermediler. Ve Ekrem Başkan savunmasını 'Millet Şahidimdir' diye bir kitap haline getirdi. Savunmasını... Bakın hangi savunmasını? Biz canlı yayınlansın dediğimiz, Devlet Bey 'İyi olur' dediği, Tayyip Bey 'Devlet Bey istiyorsa olur' dediği ama biz söylememize rağmen kimsenin gerekli yasal düzenlemeyi yapmaya yanaşmadığı, canlı verilmeyen, cansız bile olsa yaptırılmayan savunmasını kitap olarak yazdı; basımevini bastılar, kitaplara el koydular, basımını dağıtımını yasakladılar! Kitap toplatmak nerede kaldı ya? Bir kişinin savunmasının kitap olarak basıldığında toplatılması demek korkmaktan başka bir şey değil. Erdoğan'nın atadığı adalet bakanı demiş ki 'Hala canlı yayın istiyorlar mı?' Ekrem Başkan adına ve genel başkan olarak yanıt veriyorum. Evet! Hodri meydan!"
kaynak t24
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
