bizim mekan kurumsal web
Yaşar YILMAZ
Köşe Yazarı
Yaşar YILMAZ
 

TEMSİL VE SPOR AHLAKI

Merhaba değerli arkadaşlarım ve takipçilerim, her hafta cuma günü MEDYAKORKUSUZ'da yazmaya devam edeceğim.​​ Temsil etmek; bir kimsenin, bir topluluğun veya bir kurumun hak ve görev bakımından adına hareket etmek, karar vermek ya da o grubu konuşma ve davranışlarıyla yansıtmak anlamına gelir. ​Milletler Ligi'nde Kadın Voleybol Takımımız dünya şampiyonu oldu ve bunu ikinci defa başarıyorlar. Bu başarı kesinlikle tesadüf değil. Türk milletini dünyada en güzel şekilde temsil ettikleri için şampiyon takımımızı canıgönülden tebrik ediyorum. ​Tabii ki bu gurur verici durumdan rahatsız olanlar da var. ​Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk Müşaviri Adnan Üstün, Filenin Sultanları için: "Bacağı, baldırı açık 18-20 yaşlarındaki kızları voleybol maçlarında milletin önüne çıkartıp Batı'nın kültürü ile giydireceksin, milli takım diyeceksin, sonra da Filenin Sultanları diyeceksin. Ayıptır, günahtır. Bunlar milleti temsil edemez." diyor. ​Aslında voleybolun kurallarına ve oynanan oyuna bakarsak bu, topa elle vurulan; ayakla, bacakla ilgisi olmayan bir spor. Fakat anlaşılan o ki bazıları bu sporu izlerken sporcuların ellerine ve emeğine değil, başka yerlerine bakıyorlar. Çünkü zihniyetleri farklı... Keşke bu ve benzeri düşüncede olup voleybolcu kızlarımızın kılık kıyafetini eleştirenler; vakıflarda yaşanan istismar olaylarına, çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarımızın mağduriyetlerine de aynı tepkiyi gösterebilselerdi. ​Türk kadınının başarılı olmasından rahatsızlık duyanlara rağmen; dünyada ülkemizi ve Türk milletini en iyi şekilde temsil eden Kadın Voleybol Takımımız, ekonomi sınıfında yolculuk etmek zorunda kalsa da, kendilerine hak ettikleri destek verilmese de örnek alınması gereken büyük bir başarıya imza attı ve ŞAMPİYON oldu. Keşke Erkek Futbol Takımımız da biraz onları örnek alabilseydi... ​Yakın zamanda spor dünyamızda başka bir üzücü olay daha yaşadık. Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Hamza Yerlikaya, katıldığı bir güreş müsabakasında oğlu yenilince sahaya atlayıp maçı yöneten hakemin üzerine yürüdü. Ne yazık ki bu görüntüleri üzülerek izledik. ​Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün o unutulmaz sözünde belirttiği gibi: "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." ​Evet, sporcuların ahlaklısını sevelim. Ancak sadece sporcuların değil; sporu yönetenlerin de, seyircilerin de ahlaklı olmasını dileyelim.
Ekleme Tarihi: 31 Temmuz 2026 -Cuma

TEMSİL VE SPOR AHLAKI

Merhaba değerli arkadaşlarım ve takipçilerim, her hafta cuma günü MEDYAKORKUSUZ'da yazmaya devam edeceğim.​​

Temsil etmek; bir kimsenin, bir topluluğun veya bir kurumun hak ve görev bakımından adına hareket etmek, karar vermek ya da o grubu konuşma ve davranışlarıyla yansıtmak anlamına gelir.
​Milletler Ligi'nde Kadın Voleybol Takımımız dünya şampiyonu oldu ve bunu ikinci defa başarıyorlar. Bu başarı kesinlikle tesadüf değil. Türk milletini dünyada en güzel şekilde temsil ettikleri için şampiyon takımımızı canıgönülden tebrik ediyorum.
​Tabii ki bu gurur verici durumdan rahatsız olanlar da var.
​Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk Müşaviri Adnan Üstün, Filenin Sultanları için: "Bacağı, baldırı açık 18-20 yaşlarındaki kızları voleybol maçlarında milletin önüne çıkartıp Batı'nın kültürü ile giydireceksin, milli takım diyeceksin, sonra da Filenin Sultanları diyeceksin. Ayıptır, günahtır. Bunlar milleti temsil edemez." diyor.
​Aslında voleybolun kurallarına ve oynanan oyuna bakarsak bu, topa elle vurulan; ayakla, bacakla ilgisi olmayan bir spor. Fakat anlaşılan o ki bazıları bu sporu izlerken sporcuların ellerine ve emeğine değil, başka yerlerine bakıyorlar. Çünkü zihniyetleri farklı... Keşke bu ve benzeri düşüncede olup voleybolcu kızlarımızın kılık kıyafetini eleştirenler; vakıflarda yaşanan istismar olaylarına, çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarımızın mağduriyetlerine de aynı tepkiyi gösterebilselerdi.
​Türk kadınının başarılı olmasından rahatsızlık duyanlara rağmen; dünyada ülkemizi ve Türk milletini en iyi şekilde temsil eden Kadın Voleybol Takımımız, ekonomi sınıfında yolculuk etmek zorunda kalsa da, kendilerine hak ettikleri destek verilmese de örnek alınması gereken büyük bir başarıya imza attı ve ŞAMPİYON oldu. Keşke Erkek Futbol Takımımız da biraz onları örnek alabilseydi...
​Yakın zamanda spor dünyamızda başka bir üzücü olay daha yaşadık. Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Hamza Yerlikaya, katıldığı bir güreş müsabakasında oğlu yenilince sahaya atlayıp maçı yöneten hakemin üzerine yürüdü. Ne yazık ki bu görüntüleri üzülerek izledik.
​Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün o unutulmaz sözünde belirttiği gibi: "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim."
​Evet, sporcuların ahlaklısını sevelim. Ancak sadece sporcuların değil; sporu yönetenlerin de, seyircilerin de ahlaklı olmasını dileyelim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat