Yıldırım Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleşti; CHP'li Yıldız'ın Konuşma Metni
Yıldırım Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleşti; CHP'li Yıldız'ın Konuşma Metni
Yıldırım Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleşti; CHP'li Yıldız'ın Konuşma Metni
Yıldırım Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleşti; CHP'li Yıldız'ın Konuşma Metni
Bursa Yıldırım Belediyesi'nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. 14 adet önergenin görüşüldüğü meclis toplantısında gündemdeki önergelerin sunumu sonrası CHP Yıldırım belediyesi meclis üyesi ve grup başkanı Nimet YILDIZ yaptığı konuşmada;
Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri; meclisimizin çok kıymetli çalışanları değerli bürokratlar, basınımızın değerli emekçileri siyasi partilerin değerli temsilcileri, kıymetli misafirlerimiz ve ekran başında bizleri izleyen değerli konuklar hepinizi şahsım ve CHP grubu adına saygıyla selamlıyorum.
Şubat ayında Aldığımız kararların Yıldırım ve Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyorum.
Geçtiğimiz günlerde Türk bayrağımıza yönelik yapılan saygısızlığı esefle kınıyorum. Bu bayrak, bu ülkenin onurudur; bağımsızlığının ve ortak vicdanının simgesidir. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; Bayrağa sahip çıkmak, yalnızca sözle değil, o bayrağın altında yaşayan yurttaşların onuruna sahip çıkmakla olur.
Bugün emeklilerimiz, yıllarca çalışıp bu ülkeye hizmet etmiş yurttaşlarımızdır, verilen yetersiz zamlarla yaşam mücadelesi vermektedir. Esnafımız artan maliyetler, kiralar ve borç yükü altında ezilmektedir.. Esnaf kazanamaz hâle gelince, belediyelere ödenmesi gereken vergiler ve harçlar da ödenemez duruma gelmiştir. Bu ekonomik sıkışmışlık, yerel yönetimleri de doğrudan etkilemekte;
Bu tablo bir kader değildir.
Bu tablo, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı, yanlış ekonomi politikalarının ve adaletsiz paylaşım anlayışının sonucudur. Kaynak vardır; Ama emekliye değil, yandaşa ayrılmaktadır.
Ocak ayı, bu ülkenin karanlıkla yüzleştiği; Bedel ödeyenlerin, susturulmak istenenlerin ayıdır.
Bu gerçekler konuşulmasın isteniyor, çünkü gerçekler konuşuldukça adaletsizlikler görünür hâle geliyor.
İşte tam da bu nedenle basın ve ifade özgürlüğü bu ülkede ağır baskı altındadır.
Ayrıca Suriye’de Kürtlere, Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik gerçekleştirilen katliamları şiddetle kınıyorum.
İnsanlık dışı bu saldırılar, hiçbir gerekçe ile kabul edilemez;
Uluslararası toplumun sessizliği ise, kabul edilemez bir ayıptır.
8 Ocak, gazeteci Metin Göktepe’nin, yalnızca görevini yaptığı için,gözaltında katledilişinin yıl dönümüdür.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, haber yapanın gözaltına alındığı, gerçeği yazanın, susturulmak istendiği bir ortamda karşılıyoruz.
Baskıya, sansüre ve tehdide rağmen, kalemini satmayan tüm basın emekçilerini selamlıyoruz.
13 Ocak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ölüm yıl dönümüdür. Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesinin simge ismidir.
14 Ocak, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli annesi Zübeyde Hanım’ın vefatının yıl dönümüdür. Zübeyde Hanım’ı, bir Cumhuriyet annesi olarak , saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
19 Ocak, gazeteci Hrant Dink’in katledilişinin yıl dönümüdür. Barışı, birlikte yaşamı ve hakikati savunduğu için hedef alınmıştır.
21 Ocak, Bolu Kartalkaya’da, İhmal ve denetimsizliğin bedelini canlarıyla ödeyen, 36’sı çocuk olmak üzere 78 yurttaşımızın Yaşamını yitirdiği facianın yıl dönümüdür. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı rahmetle anıyorum.
21 Ocak’ta Türk tiyatrosunun usta ismi, ömrünü sanata adamış Haldun Dormen’i kaybettik. Yine Renkli kişiliği ile tanınan Fatih Ürek”i kaybettik .
22 Ocak, Tunceli Milletvekilimiz Sayın Kamer Genç’in vefatının 10. Yıl dönümüdür. Cumhuriyet değerlerini savunmaktan asla vazgeçmeyen Kamer Genç, Yıllar önce bu kürsüden FETÖ yapılanmasının Ülke için büyük bir tehlike olduğunu cesaretle dile getirmiştir. “Türkiye’de hukuk kalmadı, yargıyı fenerle arıyorum” sözü; yaşadıklarımızın özeti gibidir. Bu gün yargıyı mumla arıyoruz . Ruhu şad olsun.
24 Ocak, kalemiyle karanlığın üzerine yürüyen , Uğur Mumcu’nun katledilişinin yıl dönümüdür.
“Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar Korkak ve kaypak olurlar” diyen Uğur Mumcu’nun bu sözleri, aradan geçen yıllara rağmen ne yazık ki tam da bugün için söylenmiş gibidir
24 Ocak, aynı zamanda suikast sonucu şehit edilen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan’ın da anma günüdür. Halkın gönlünde yer etmiş bir kamu görevlisiydi.
24 Ocak, Türk sinemasının unutulmaz ismi Fatma Girik’in ölüm yıldönümüdür.
Yine 24 Ocak sosyal demokrasinin saygın isimlerinden, Eski Dışişleri Bakanımız merhum İsmail Cem’in vefatının 19. Yıl dönümüydü;
31 Ocak, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, Türk Hukuk Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’un Katledilişinin yıl dönümüdür.
1 Şubat, gazeteci Abdi İpekçi’nin Katledilişinin yıl dönümüdür. Demokrasi ve barış mücadelesini simgeleyen bir gazeteciydi
Yine 1 Şubat, bu ülkenin ortak hafızasında derin izler bırakan Barış Manço’nun aramızdan ayrılışının yıl dönümüdür.
Bu vesileyle; tüm bu isimleri , Saygı ve rahmetle anıyor, onların izinden yürüyerek, korkuyla değil Cumhuriyet’le, suskunlukla değil demokrasiyle yönetmek isteyenlerden olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyoruz .
Yerel yönetimler baskının değil halkın iradesinin, israfın değil sosyal adaletin adresidir.
Emeklinin açlığa, esnafın borca, belediyelerin yetkilerinin budanmasını ve kaynaklarının kesilmesine göz yummayacağız
Cumhuriyetin temel değerleriyle; güçlü yerel demokrasiye dayanan, gerçeğin susturulamadığı ve adaletin egemen olduğu bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Geçtiğimiz Berat Kandili’nin ülkemize huzur ve bereket getirmesini,
Yaklaşan Ramazan ayının da birlik, dayanışma ve paylaşma duygularını güçlendirmesini temenni ediyorum.
“Ayrıca Hızır ayındayız. Alevi canlarımızın tuttukları oruçların, dağıttıkları lokmaların ve ettikleri duaların Hak katında kabul olmasını; ülkemize sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.”
6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne yaklaşırken,
Yaşamını yitiren on binlerce yurttaşımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; Deprem değil, ihmaller, denetimsizlik ve rant anlayışı can almıştır.
Aynı acıların yeniden yaşanmaması için sorumluların hesap vermesi,
Bilimsel, kamucu ve halktan yana önlemlerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunluluktur.
Bu kapsamda Yıldırım’da da, Deprem hazırlıklarının ivedilikle ele alınması,
Riskli yapı stokunun tespiti, güçlendirme ve kentsel dönüşüm süreçlerinin
Bilimsel esaslarla ve şeffaf biçimde yürütülmesi artık bir zorunluluktur.
Sayın Başkan, değerli Meclis Üyeleri; mahallelerden Vatandaşlardan gelen talepler var
Geçen dönem Esenevler Mahallesi’nde pazarda çekilen bir videoyu hepimiz hatırlıyoruz.
Esnafımız sorunlarını anlatıyor, Sayın Başkan da “Az kaldı, pazarı yukarı taşıyacağız” diyor. Aradan neredeyse ikinci dönemin yarısı geçti. Bugün pazara bakalım: Yukarı taşındı mı? Hayır. Sorunlar yerinde duruyor, esnaf hâlâ bekliyor.
Buradan açıkça soruyoruz:
Söz verdiğiniz pazarı ne zaman yukarı taşıyacaksınız? Esnafımızın artık bekleyecek zamanı yok.
Ayrıca, bu mahalle 20.000 nüfusa sahip olmasına rağmen sadece küçük bir muhtarlık var mahalle konağı ve taziye evi ihtiyacı var.
Açıkça ifade etmek gerekir ki, Yıldırım da 22 yıldır AKP olarak iktidardandınız Esenevler Mahallesi’ne 22 yıldır gözle görülen yatırım yapılmamış, verilen sözler ise yerine getirilmemiştir. Yapılan sınırlı yatırımlar da geçmiş dönemde Ramazan Altınöz döneminde gerçekleştirilmiştir
Tam da bu ve benzeri mahalleleri baz alarak bir önerge verdik; amacımız, mahallelerde ne kadar yatırımın yapıldığını ve kaynakların nasıl dağıtıldığını Meclis’in net bir şekilde görmesiydi.
Evet bir önerge verdik, ancak sorularımızın açık ve net cevabını alamadık.
Önergede ne istedik? Mahalle bazında yapılan hizmetler, harcanan bütçeler ve Mahalle bazında kanyakların oranı, adil dağılımını, ve şeffaflığı sormustuk.
Verilen cevapta yalnızca isimler ve adetler var, bütçe yok, metrekare yok.
“Altı park yaptık, on altı park yeniledik” demekle adil dağılım ölçülemez; bir mahalledeki 300 metrekarelik park ile başka mahalledeki 10 bin metrekarelik park aynı değil.
İdare cevabında “2024 Faaliyet Raporunda var” diyor; biz inceledik, harcamaların ne kadar olduğu, hangi mahalleye ne kadar kaynak gittiği hâlâ şeffaf değil. Eklerde sunulan “2024–2025 Projeler” listesi de aynı tabloyu gösteriyor.
Sayın Başkan, belediyenin kaynağı tüm Yıldırım halkınındır. Bütçesi açıklanmayan yatırımın adil dağılımından söz edilemez.
Bu nedenle talebimiz nettir: Park, yeşil alan, kamulaştırma ve diğer yatırımların mahalle bazında, metrekare ve harcama tutarlarıyla birlikte Meclise sunulması.
Çünkü rakam yoksa denetim yoktur, denetim yoksa adalet yoktur, adalet yoksa Meclisin anlamı kalmaz.
Yine mahallelerden talepler var.
Hacivat Mah 240 SK ve 345 sokaklarda talepleri var
Eğitim Mah. çocukların spor yapabilecekleri sahalara ihtiyaç var yine kapalı Pazar alanı ihtiyacı var bu Pazar alanında 4 tane sokak 2 tane cadde var itfaiye ambulans gibi acil durum araçları buraya giremiyor vatandaş mağduriyet yaşıyor
Değirmenlikızık Mahallesi: Güler Sokak’ta esnafın dükkanının tam önüne yerleştirilen çöp konteynerleri var vatandaş bunların kaldırılmasını istiyor
Kaldırılmamış; vatandaşlar mağduriyet yaşıyor çöp konteynerleri buradan kaldırılıp uygun bir yere konulsun konuyla ilgi birim müdürümüzün bilgisi var mı neden uygun olan bir yere kaldırılmıyor ?
Yiğitler Mahallesi: 205, 208, 209 ve 212. Sokaklarda çöp konteynerleri yetersiz ve ayrıca sokakları süpürecek temizlik personeli bulunmamaktadır, vatandaşın talepleri karşılanmalıdır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
