Tülay Hatimoğulları'ndan kürsüde 'CHP' açıklaması: 'Siyaset yargı eliyle yeniden mi dizayn edilecek?'
Tülay Hatimoğulları'ndan kürsüde 'CHP' açıklaması: 'Siyaset yargı eliyle yeniden mi dizayn edilecek?'
Tülay Hatimoğulları'ndan kürsüde 'CHP' açıklaması: 'Siyaset yargı eliyle yeniden mi dizayn edilecek?'
Tülay Hatimoğulları'ndan kürsüde 'CHP' açıklaması: 'Siyaset yargı eliyle yeniden mi dizayn edilecek?'
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, konuşmasının başında, "Suriye'de yapılan soykırıma sürekli karşı çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. Kadınlar kaçırıldı, 21. Yüzyıl'da kadınlar köle pazarında satıldı, satılıyor. Bir tıp öğrencisi olan Betül Alluş'un nasıl kaçırıldığına tanık olduk. Elinizi Alevilerden çekin" ifadelerini kaydetti.
KÜRSÜDE "CHP" AÇIKLAMASI
CHP içinde yaşanan "mutlak butlan" krizine dair de konuşan Hatimoğulları, "Cumhuriyet tarihi boyunca halk iradesi kimi zaman darbelerle, kimi zaman olağanüstü hukukla, kimi zaman yargı kararlarıyla baskılandı ve sekteye uğratıldı. Bugün CHP’ye mutlak butlan atanması demokratik siyasetin yeniden dizayn edilme örneklerinden biridir. Askeri vesayet rejimine karşı çıkanlar şimdi bir zümrenin vesayet rejimine dönüşmüştür" dedi.
Hatimoğulları şöyle konuştu:
"CHP'ye mutlak butlan kararı demokratik ve sivil alanı komple tehdit etmektedir. Mahkemeler yetkilerini aşmışlardır, bunlar basitçe geçilecek konular değildir. Demokrasinin az da kalan kırıntılarının kalbine bu uygulamalarla hançer saplanmıştır."
"TÜRKİYE, ŞU AN UÇURUMDAN AŞAĞIYA YUVARLANIYOR"
Tülay Hatimoğulları, "Uçurumun kenarında değil Türkiye, şu an uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor. İktidar büyüme masalları anlatırken milyonlar her sabah daha yoksul uyanıyor" ifadelerini kullandı.
KÜRSÜDEN "NAFAKA" TEPKİSİ
Tülay Hatimoğulları'nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
* Anayasa Mahkemesi'nin görevi hak ve özgürlükleri korumak. Ancak nafakaya ilişkin kararla kadınların ekonomik güvencelerinden biri hedef alınmış durumda. Kadınların dirişyle tırnağıyla kazandığı hakka göz dikilmiş durumda. Sanki milyonlarca kadın ömür boyu nafaka alıyormuş gibi sahte bir tablo çizildi. Ancak gerçek bu değil, çok az nafaka alıyorlar ve erkek vermiyor çoğu zaman. Bu bir kadın düşmanlığıdır. Kadın yoksulluğu derinleşirken, nafaka hakkının elimizden alınması kabul edilemez.
* Nafaka hakkı az da olsa, kadınların yaşam güvencesidir. Kadınların kazanılmış haklarına yönelik bir saldırıdır. Haklarımızı asla pazarlık konusu yaptırmayacağız. Aynı yaklaşımları ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen yargı paketlerinde de görüyoruz. Şimdi 12. Yargı Paketi gündemde. Çocuk haklarını esas alan koruyucu ve onarıcı politikalar yerine daha ağır cezalar öne çıkarılıyor. LGBTİ+'ların varlığını ve haklarını hedef alan düzenlemeler toplumsal eşitsizliği büyütüyor.
"CHP" AÇIKLAMASI: SİYASİ REKABET SANDIKTA MI KURULACAK MAHKEME KORİDORUNDA MI?
* Cumhuriyet tarihi boyunca halk iradesi kimi zaman darbelerle, kimi zaman olağanüstü hukukla, kimi zaman yargı kararlarıyla baskılandı ve sekteye uğratıldı. Bugün CHP’ye mutlak butlan atanması demokratik siyasetin yeniden dizayn edilme örneklerinden biridir. Askeri vesayet rejimine karşı çıkanlar şimdi bir zümrenin vesayet rejimine dönüşmüştür.
* Şimdi oluşturdukları yeni bir yönetim zümresiyle, vesayet rejimine dönüşmüş durumdalar. Böyle bir tablo içinde CHP ve mutlak butlan tartışması bir parti içi kriz, koltuk kavgası ya da güncel bir siyasi çekişmenin çok ötesinde. Asıl mesele kimin hangi koltukta oturacağı değil, asıl mesele Türkiye açısından demokrasinin nereye oturacağıdır.
* Siyasi rekabet sandıkta mı kurulacak mahkeme koridorunda mı? Halkın, üyelerin, delegelerin seçmenlerin iradesi mi esas alınacak yoksa yargı eliyle siyaset yeniden mi dizayn edilecek? CHP'ye mutlak butlan kararı demokratik ve sivil alanı komple tehdit etmektedir. Mahkemeler yetkilerini aşmışlardır, bunlar basitçe geçilecek konular değildir. Demokrasinin az da kalan kırıntılarının kalbine bu uygulamalarla hançer saplanmıştır.
AKP HEYETİ İLE GÖRÜŞMEDE NE KONUŞULDU?
* Barış ancak toplumla kurulur; demokratik toplum ancak ortak sorumlulukla inşa edilir. Fakat Meclis gündemine, 12. Yargı Paketi gibi özgürlük alanlarını genişletmek yerine daraltan, yeni tartışmalar yaratan düzenlemelerin getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin asıl ihtiyacı, hakları daraltan paketler değil; barışın hukukunu kuracak çerçeve yasadır, demokratikleşme yasalarıdır.
* Son İmralı görüşmesinde Sayın Öcalan, mevcut tıkanıklıkları ve gecikmeleri aşmaya dönük yeni bir formül ve yol haritası ortaya koymuştur. Sayın Öcalan, sürecin hukuki zemini için çok yoğun bir çaba içindedir. İmralı heyetimiz de geçtiğimiz hafta temaslarda bulundu ve AKP’yle de bir görüşme gerçekleştirdi Heyetimiz görüşmede, özel yasanın bir an önce hayata geçirilmesini ve bunun sürece sağlayacağı ivme konusunda AKP heyetine aktardılar. Bizler de buradan bunun ehemmiyetinin altını bir kez daha çiziyoruz. Üçüncü aşamada Sayın Öcalan'ın rolü ve konumunun mutlaka tanımlanması lazım, bundan kaçınılamaz.
İKTİDARA ÇAĞRI
* Üç adımda çerçeve yasanın hayata geçirilmesi, pozitif barışın eşiğinin geçilmesidir. Bu eşiği atlamak bizlerin elindedir, parlamento ve iktidarın sorumluluğundadır.
* Bir grup aydın, yazar ve siyasetçinin çağrısıyla bu hafta sonu Cumhuriyetin demokratik dönüşümü tartışılacak. 13-14 Haziran’da İstanbul’da gerçekleşecek "Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı'nı", Türkiye’nin demokrasi, barış ve ortak yaşam arayışına katkı sunabilecek önemli bir toplumsal girişim olarak görüyoruz. Otoriter değil, demokratik cumhuriyet ufkunun inşa edilmesinin elzem olduğu bu süreçte böylesi çalışmalar çok önemlidir. Aydınların, yazarların ve sanatçıların öncülük etmesi son derece değerlidir.
* Bu bakımdan konferansın ortaya çıkaracağı tartışmaların ve önerilerin, Türkiye’de barışın toplumsallaşmasına, demokratik dönüşüm arayışlarının güçlenmesine ve demokratik çözüm ufkunun genişlemesine katkı sunacağına inanıyoruz. Bu değerli girişimde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Barışa ve ortak geleceğe inanan tüm kesimlerin bu tartışmalara katkı sunup sahiplenmesini umut ediyoruz.
* Zor bir zamandan geçtiğimizin farkındayız. Barışın ve demokratikleşmenin yolunun zorlu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama biz bu yolu yürümeye kararlıyız. Yolu meşakkatli olsa da demokratik cumhuriyeti mutlaka inşa edeceğiz. Yolunuz açık, Hızır yoldaşınız olsun.
kaynak cumhuriyet
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
