Samsun’da Kızıldere anması: “Unutmadık, unutturmayacağız”

Gündem 30.03.2026 - 19:08, Güncelleme: 30.03.2026 - 19:08
 

Samsun’da Kızıldere anması: “Unutmadık, unutturmayacağız”

Samsun’da Kızıldere anması: “Unutmadık, unutturmayacağız”

Kızıldere Katliamı’nın 54. yılında Samsun’da bir araya gelen Devrimci 78’liler, Mahir Çayan ve arkadaşlarını anarak mücadelenin sürdüğünü vurguladı.   Devrimci 78’liler Derneği Samsun Şubesi, 54’üncü yıl dönümünde Kızıldere Katliamı’nda yaşamını yitiren devrimcileri anmak için bir araya geldi.   “Ayrı ırmaklardan akıp aynı denize dökülen bir mücadele hattında, bedeli kanla yazılmış bu derin tarihsel deneyim en büyük öğretmenimizdir” diyen dernek üyeleri, açıklamalarında şunları kaydetti: “Mahirler’in, Denizler’in, İbrahimler’in başucunda kenetlenmiş olmak, bu ülke sosyalistlerinin alacağı en büyük ders, ya da birbirine verebileceği en büyük mesajdır. Devrimci mücadele tarihimiz onurumuzdur, haysiyetimizdir.  Bu tarihi yazanlara selam olsun. Bu tarihimizi aynı saflıkta, aynı temizlikte koruyacağımıza ant olsun. Bugün Devrim ve sosyalizm mücadelesinin yiğit öncülerinin Kızıldere’de katledilişlerinin 54.yılındayız. 30 Mart 1972’de Mahir Çayan, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Ertan Saruhan, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ömer Ayna, Cihan Alptekin, Tokat Niksar’ın Kızıldere köyünde, 12 Mart Faşist Cuntası tarafından katledildiler. ON’ları Kızıldere’ye götüren ana neden; Denizlerin idamının önlenebilmesi için etkili bir eylem yapılması ve “Genişletilmiş Komuta Konseyi” adlı cuntanın gerçek yüzünün teşhir edilmesi düşüncesiydi. “Dönmeye değil ölmeye geldik” diyen ON’lar; 30 Mart 1972’de, kontrgerilla tarafından kuşatıldıkları Niksar- Kızıldere de teslim olmaktansa direnerek ölmeyi tercih ettiler. Katliamdan sağ çıkan Saffet ALP arkadaşımızı Kontrgerilla timi anında, olay yerinde başına kurşun sıkarak infaz etti. Devrimci mücadelenin en önemli kesitlerinden Kızıldere Direnişi’nin 54. yıldönümünde, devrim ve demokrasi güçlerinin sosyalizm bayrağını bu ülkenin burçlarında sonsuza kadar dalgalandıracağına olan inancımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Özelde ise halklara ve devrimcilere zulmeden, canına kasteden, katliam ve değişik biçimlerle binlerce insanımızı yok eden suçluların, diktatörlerin, darbecilerin ve suç örgütlerinin yargılanarak darbe hukukunun sona erdirildiği günlerin çok uzakta olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz. İnandığı haklı dava uğruna gerekirse canını veren ve devrimci dayanışmayı doruklara çıkarıp bizlere miras olarak bırakan bütün yiğit devrimcileri Kızıldere Direnişini yaratanların şahsında selamlıyoruz.” “GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİTMEYEN BİR YOLCULUK”   Cahit Kolukısa’nın okuduğu açıklama şöyle devam etti: “Emperyalizme, faşizme şovenizme ve gericiliğe karşı mücadelenin hiç solmayan kan çiçeklerinin, ON’ların katledilişlerinin üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, dipdiri kalmış ve günümüze ulaşıp yön veren bu büyük devrimci mücadele mirasını yaratanların önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu gün ülkeyi savaş batağına sokan, yoksulluğu diz boyuna çıkaran, insan haklarını demokrasiyi yok eden diktatör yine devrimcilere saldırıyor. Roboski’de, Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da, İstanbul’da, Antep’te ve daha ülkenin birçok yerinde devam ediyorlar. Katliamlarına devam ediyorlar, Hırsızlıklarına devam ediyorlar, yolsuzluklarına devam ediyorlar. Kızıldere bir ittifak değildir. Kızıldere’yi faşizme karşı bir ittifak olarak değerlendirenler Kızıldere’yi anlamamış demektir. Kızıldere; Geçmişten geleceğe bitmeyen bir yolculuktur.  Faşizme karşı eşi benzeri olmayan bir devrimci dayanışma örneğidir.  Devrime adanmışlığın, kararlılığın, fedakârlığın ve siper yoldaşlığının adıdır. Ayrı ırmakların aynı denize aktığı yerdir. Devrimci mücadele tarihimiz emperyalizme, faşizme, haki renkli umut tacirlerine, takunyacılara, sol açık kulvardaki işbirlikçilere daima kapalı oldu, kapalı olmaya da devam edecektir. Biz İbrahimlerden, Denizlerden, Mahirlerden böyle öğrendik. Darağacında “Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının bağımsızlık mücadelesi, Yaşasın Marksizm’in Leninizm’in yüce ideolojisi” diyerek sandalyeyi tekmeleyen Deniz’in mesajını almak gerekir.. Bizim duvarlarımızda Mahir’in, Deniz’in, İbrahim’in resmi, yüreğimizde mücadelesi, bilincimizde önderlikleri vardır. Kızıldere’de yaratılan dayanışma ruhunu bu gün tüm coğrafyamızda zulme zorbalığa karşı durarak  taçlandırmalıyız.. Anıları ve mücadeleleri önünde saygıyla eğiliyoruz. Yaşasın Devrimci Dayanışma. Yaşasın Devrim Ve sosyalizm. DEVRİMCİ 78’LİLER FEDERASYONU SAMSUN DEVRİMCİ 78’LİLER DERNEĞİ”
Samsun’da Kızıldere anması: “Unutmadık, unutturmayacağız”

Kızıldere Katliamı’nın 54. yılında Samsun’da bir araya gelen Devrimci 78’liler, Mahir Çayan ve arkadaşlarını anarak mücadelenin sürdüğünü vurguladı.

 

Devrimci 78’liler Derneği Samsun Şubesi, 54’üncü yıl dönümünde Kızıldere Katliamı’nda yaşamını yitiren devrimcileri anmak için bir araya geldi.

 

“Ayrı ırmaklardan akıp aynı denize dökülen bir mücadele hattında, bedeli kanla yazılmış bu derin tarihsel deneyim en büyük öğretmenimizdir” diyen dernek üyeleri, açıklamalarında şunları kaydetti:
“Mahirler’in, Denizler’in, İbrahimler’in başucunda kenetlenmiş olmak, bu ülke sosyalistlerinin alacağı en büyük ders, ya da birbirine verebileceği en büyük mesajdır.
Devrimci mücadele tarihimiz onurumuzdur, haysiyetimizdir.  Bu tarihi yazanlara selam olsun. Bu tarihimizi aynı saflıkta, aynı temizlikte koruyacağımıza ant olsun.
Bugün Devrim ve sosyalizm mücadelesinin yiğit öncülerinin Kızıldere’de katledilişlerinin 54.yılındayız. 30 Mart 1972’de Mahir Çayan, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Ertan Saruhan, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ömer Ayna, Cihan Alptekin, Tokat Niksar’ın Kızıldere köyünde, 12 Mart Faşist Cuntası tarafından katledildiler.

ON’ları Kızıldere’ye götüren ana neden; Denizlerin idamının önlenebilmesi için etkili bir eylem yapılması ve “Genişletilmiş Komuta Konseyi” adlı cuntanın gerçek yüzünün teşhir edilmesi düşüncesiydi. “Dönmeye değil ölmeye geldik” diyen ON’lar; 30 Mart 1972’de, kontrgerilla tarafından kuşatıldıkları Niksar- Kızıldere de teslim olmaktansa direnerek ölmeyi tercih ettiler. Katliamdan sağ çıkan Saffet ALP arkadaşımızı Kontrgerilla timi anında, olay yerinde başına kurşun sıkarak infaz etti.

Devrimci mücadelenin en önemli kesitlerinden Kızıldere Direnişi’nin 54. yıldönümünde, devrim ve demokrasi güçlerinin sosyalizm bayrağını bu ülkenin burçlarında sonsuza kadar dalgalandıracağına olan inancımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

Özelde ise halklara ve devrimcilere zulmeden, canına kasteden, katliam ve değişik biçimlerle binlerce insanımızı yok eden suçluların, diktatörlerin, darbecilerin ve suç örgütlerinin yargılanarak darbe hukukunun sona erdirildiği günlerin çok uzakta olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz.
İnandığı haklı dava uğruna gerekirse canını veren ve devrimci dayanışmayı doruklara çıkarıp bizlere miras olarak bırakan bütün yiğit devrimcileri Kızıldere Direnişini yaratanların şahsında selamlıyoruz.”

“GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİTMEYEN BİR YOLCULUK”

 

Cahit Kolukısa’nın okuduğu açıklama şöyle devam etti:

“Emperyalizme, faşizme şovenizme ve gericiliğe karşı mücadelenin hiç solmayan kan çiçeklerinin, ON’ların katledilişlerinin üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, dipdiri kalmış ve günümüze ulaşıp yön veren bu büyük devrimci mücadele mirasını yaratanların önünde saygıyla eğiliyoruz.
Bu gün ülkeyi savaş batağına sokan, yoksulluğu diz boyuna çıkaran, insan haklarını demokrasiyi yok eden diktatör yine devrimcilere saldırıyor.

Roboski’de, Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da, İstanbul’da, Antep’te ve daha ülkenin birçok yerinde devam ediyorlar.
Katliamlarına devam ediyorlar, Hırsızlıklarına devam ediyorlar, yolsuzluklarına devam ediyorlar.
Kızıldere bir ittifak değildir. Kızıldere’yi faşizme karşı bir ittifak olarak değerlendirenler Kızıldere’yi anlamamış demektir.

Kızıldere; Geçmişten geleceğe bitmeyen bir yolculuktur.  Faşizme karşı eşi benzeri olmayan bir devrimci dayanışma örneğidir.  Devrime adanmışlığın, kararlılığın, fedakârlığın ve siper yoldaşlığının adıdır. Ayrı ırmakların aynı denize aktığı yerdir.

Devrimci mücadele tarihimiz emperyalizme, faşizme, haki renkli umut tacirlerine, takunyacılara, sol açık kulvardaki işbirlikçilere daima kapalı oldu, kapalı olmaya da devam edecektir. Biz İbrahimlerden, Denizlerden, Mahirlerden böyle öğrendik.

Darağacında “Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının bağımsızlık mücadelesi, Yaşasın Marksizm’in Leninizm’in yüce ideolojisi” diyerek sandalyeyi tekmeleyen Deniz’in mesajını almak gerekir.. Bizim duvarlarımızda Mahir’in, Deniz’in, İbrahim’in resmi, yüreğimizde mücadelesi, bilincimizde önderlikleri vardır.

Kızıldere’de yaratılan dayanışma ruhunu bu gün tüm coğrafyamızda zulme zorbalığa karşı durarak  taçlandırmalıyız..
Anıları ve mücadeleleri önünde saygıyla eğiliyoruz.
Yaşasın Devrimci Dayanışma. Yaşasın Devrim Ve sosyalizm.
DEVRİMCİ 78’LİLER FEDERASYONU
SAMSUN DEVRİMCİ 78’LİLER DERNEĞİ”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.