giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24

Nilüfer'de kadınlardan 8 Mart manifestosu: "Buradayız, boyun eğmiyoruz"

Bursa 08.03.2026 - 14:07, Güncelleme: 08.03.2026 - 14:11
 

Nilüfer'de kadınlardan 8 Mart manifestosu: "Buradayız, boyun eğmiyoruz"

Nilüfer'de kadınlardan 8 Mart manifestosu: "Buradayız, boyun eğmiyoruz"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen yürüyüşte kadınlar, Nilüfer Kent Konseyi önünden yürüyüşe başladı. Katılımcılar, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir, kadınların yüz yıllık kazanımlarının hedefte olduğunu belirterek, "Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız" dedi. "MEDENİ KANUN KADINLAR İÇİN TARİHSEL BİR DEVRİMDİR" Demir, bu yıl Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yılı olduğunu hatırlattı. Medeni Kanun'un kadınları erkeğin vesayetinden çıkaran, resmi nikahı zorunlu kılan, tek eşliliği esas alan, boşanma ve mirasta eşitliği güvence altına alan tarihsel bir düzenleme olduğunu vurgulayan Demir, "Bu düzenleme kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temelidir. Yüzüncü yılında bu eşitlik zemini hedef alınmaktadır" diye konuştu. Nafaka hakkını sınırlandırma ve boşanmayı zorlaştırma yönündeki tartışmalara tepki gösteren Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar. Nafaka hakkını süreyle sınırlandırma girişimleri, boşanmayı zorlaştırma tartışmaları, kadınları şiddet içeren evliliklere mahkûm etme girişimidir" ifadelerini kullandı.     "ŞİDDET FAİLLERİNE 'BEDEL ÖDEMEYECEKSİNİZ' MESAJI VERİLİYOR" Basın açıklamasında 11. Yargı Paketi'ne de değinen Demir, kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarda caydırıcılığın zayıflatılmak istendiğini savundu. Denetimli serbestlik kapsamının genişletilmesi ve fiili infaz sürelerinin düşürülmesinin yanlış bir mesaj verdiğini belirten Demir, "Bu değişiklikler şiddet faillerine açık bir mesajdır: Yaptıklarınızla bedel ödemeyeceksiniz. Biz bu mesajı kabul etmeyeceğiz" dedi. "KADINLARIN GÜVENLİĞİ DE ÇOCUKLARIN YAŞAMI DA DEVLETİN SORUMLULUĞUNDADIR" Tülin Demir, son dönemde yaşanan kadın ölümleri ve çocuklara yönelik ihlalleri de gündeme taşıdı. Tehdit altındaki kadınların korunamamasının münferit olay gibi görülemeyeceğini söyleyen Demir, "Kadınların güvenliği devletin sorumluluğundadır. Çocukların yaşamı devletin sorumluluğundadır. Tehdit altındaki bir kadını koruyamamak, siyasi ve hukuki basiretsizliğin sonucudur" diye konuştu. Trans bireylerin yaşam hakkına da dikkat çeken Demir, cinsiyet uyum sürecine getirilen yasal ve bürokratik engellerin yaşamı zorlaştırdığını söyledi. "Cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle sistematik şiddete maruz kalan yurttaşların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir" sözleriyle tepki gösterdi. "SAVAŞLARIN DİLİ ERKEKTİR, YÜKÜNÜ KADINLAR VE ÇOCUKLAR TAŞIR" Demir, bölgede süren çatışmaların en ağır bedelini kadınların ve çocukların ödediğini söyledi. "Savaşların dili erkektir. Savaşların yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır" diyen Demir, savaşın, yoksulluğun ve yerinden edilmenin faturasının yine kadınlara kesildiğini vurguladı. Kadın mücadelesinin yalnızca eşitlik talebiyle sınırlı olmadığını belirten Demir, "Biz kadınların mücadelesi yalnızca eşitlik mücadelesi değil, aynı zamanda savaşsız bir dünya mücadelesidir" ifadelerini kullandı. "BURADAYIZ, GERİ ÇEKİLMİYORUZ, BOYUN EĞMİYORUZ" Konuşmasının sonunda laiklik ve kadın hakları vurgusu yapan Demir, kadınların kazanımlarının tartışmaya açılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Demir konuşmasını "Biz bu ülkenin kadınlarıyız. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Buradayız. Geri çekilmiyoruz. Boyun eğmiyoruz. Çünkü biliyoruz; öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleri ile tamamladı.   Muhabir: ŞULE BAYDAR kaynak nöbetçi gazete
Nilüfer'de kadınlardan 8 Mart manifestosu: "Buradayız, boyun eğmiyoruz"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen yürüyüşte kadınlar, Nilüfer Kent Konseyi önünden yürüyüşe başladı. Katılımcılar, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir, kadınların yüz yıllık kazanımlarının hedefte olduğunu belirterek, "Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız" dedi.

"MEDENİ KANUN KADINLAR İÇİN TARİHSEL BİR DEVRİMDİR"

Demir, bu yıl Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yılı olduğunu hatırlattı. Medeni Kanun'un kadınları erkeğin vesayetinden çıkaran, resmi nikahı zorunlu kılan, tek eşliliği esas alan, boşanma ve mirasta eşitliği güvence altına alan tarihsel bir düzenleme olduğunu vurgulayan Demir, "Bu düzenleme kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temelidir. Yüzüncü yılında bu eşitlik zemini hedef alınmaktadır" diye konuştu.
Nafaka hakkını sınırlandırma ve boşanmayı zorlaştırma yönündeki tartışmalara tepki gösteren Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar. Nafaka hakkını süreyle sınırlandırma girişimleri, boşanmayı zorlaştırma tartışmaları, kadınları şiddet içeren evliliklere mahkûm etme girişimidir" ifadelerini kullandı.

 
 

"ŞİDDET FAİLLERİNE 'BEDEL ÖDEMEYECEKSİNİZ' MESAJI VERİLİYOR"

Basın açıklamasında 11. Yargı Paketi'ne de değinen Demir, kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarda caydırıcılığın zayıflatılmak istendiğini savundu. Denetimli serbestlik kapsamının genişletilmesi ve fiili infaz sürelerinin düşürülmesinin yanlış bir mesaj verdiğini belirten Demir, "Bu değişiklikler şiddet faillerine açık bir mesajdır: Yaptıklarınızla bedel ödemeyeceksiniz. Biz bu mesajı kabul etmeyeceğiz" dedi.

"KADINLARIN GÜVENLİĞİ DE ÇOCUKLARIN YAŞAMI DA DEVLETİN SORUMLULUĞUNDADIR"

Tülin Demir, son dönemde yaşanan kadın ölümleri ve çocuklara yönelik ihlalleri de gündeme taşıdı. Tehdit altındaki kadınların korunamamasının münferit olay gibi görülemeyeceğini söyleyen Demir, "Kadınların güvenliği devletin sorumluluğundadır. Çocukların yaşamı devletin sorumluluğundadır. Tehdit altındaki bir kadını koruyamamak, siyasi ve hukuki basiretsizliğin sonucudur" diye konuştu.

Trans bireylerin yaşam hakkına da dikkat çeken Demir, cinsiyet uyum sürecine getirilen yasal ve bürokratik engellerin yaşamı zorlaştırdığını söyledi. "Cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle sistematik şiddete maruz kalan yurttaşların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir" sözleriyle tepki gösterdi.

Ooooooooooo

"SAVAŞLARIN DİLİ ERKEKTİR, YÜKÜNÜ KADINLAR VE ÇOCUKLAR TAŞIR"

Demir, bölgede süren çatışmaların en ağır bedelini kadınların ve çocukların ödediğini söyledi. "Savaşların dili erkektir. Savaşların yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır" diyen Demir, savaşın, yoksulluğun ve yerinden edilmenin faturasının yine kadınlara kesildiğini vurguladı. Kadın mücadelesinin yalnızca eşitlik talebiyle sınırlı olmadığını belirten Demir, "Biz kadınların mücadelesi yalnızca eşitlik mücadelesi değil, aynı zamanda savaşsız bir dünya mücadelesidir" ifadelerini kullandı.

"BURADAYIZ, GERİ ÇEKİLMİYORUZ, BOYUN EĞMİYORUZ"

Konuşmasının sonunda laiklik ve kadın hakları vurgusu yapan Demir, kadınların kazanımlarının tartışmaya açılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Demir konuşmasını "Biz bu ülkenin kadınlarıyız. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Buradayız. Geri çekilmiyoruz. Boyun eğmiyoruz. Çünkü biliyoruz; öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleri ile tamamladı.

 

Muhabir: ŞULE BAYDAR kaynak nöbetçi gazete
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat bizim mekan dini chat islami chat