Nihat Yeşiltaş'tan Değişim Vurgusu: Bursa'da Yeni Siyaset Dönemi

Bursa 25.10.2026 - 15:17, Güncelleme: 25.10.2026 - 15:22
 

Nihat Yeşiltaş'tan Değişim Vurgusu: Bursa'da Yeni Siyaset Dönemi

Nihat Yeşiltaş'tan Değişim Vurgusu: Bursa'da Yeni Siyaset Dönemi

YENİ Parti Bursa'da il başkanlığı için üyelerle yapılan ön seçimde başkanlığa Özgür Şahin'le yarışan Nihat Yeşiltaş seçilmişti. YENİ Parti'nin il kongresi bugün gerçekleştirildi. Şahin'in sahnede elini kaldıran Yeşiltaş, yaptığı konuşmada, "İnanın, Bursa'da bir tarih yazacağız! Ve inanın yoldaşlarım; bu kentin meydanlarında o özgürlük şarkılarını hep bir ağızdan söyleyeceğiz! Bizler Bursa'da; kendini tekrar eden ve halk için hiçbir yararı olmayan siyasi söylemleri ve soyut tartışmaları bir kenara bırakıp; somut, gerçekçi ve gündelik sorunları merkeze alan, bu sorunlara kamucu çözümler getiren etkili bir siyaset pratiği geliştireceğiz. Eski siyasetin eski unsurlarını geride bırakıp,eski anlayışı yerle bir edeceğiz! Hep birlikte Bursa'yı YENİ siyasetin anıtı hâline getireceğiz" dedi.   YENİ Parti İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın konuşması şöyle: "Kongremizden, bu çürümüş düzene boyun eğmeyen tüm yoldaşlarımıza, Silivri'de, Bursa'da, Buca'da, Afyon'da, Kandıra'da, Çorlu'da, Bolu'da, Onurunu, şerefini ve haysiyetini satmadığı için, Türkiye'nin dört bir yanında esir tutulan tüm yol arkadaşlarımıza selam olsun! Selam olsun halkın umuduna, Selam olsun Ekrem İmamoğlu'na, Selam olsun milyonlarca insanın yükünü omuzlayan Gezi Direnişinin tutsaklarına! Selam olsun kalemini satmadığı içinzindanlara hapsedilen onurlu gazetecilere, Dik duran sanatçılara, İşçilerin yanında olan sendikacılara, Ve Türkiye'nin dört bir yanında hak mücadelesi veren emekçilere, emeğin şehri Bursa'dan bin selam olsun! Bin selam olsun! Bin selam olsun! Değerli mücadele arkadaşlarım, Bugün burada, siyasi tarihimizin en büyük demokrasi hamlelerinden birini gerçekleştiren YENİ Parti'nin mensupları olarak bir aradayız. Tüm Türkiye'de olduğu gibi Bursa'da da ,ilçebaşkanlarını ve il başkanını üyelerimizin seçtiği bir süreci geride bıraktık. Ben bugün, üyelerimizin iradesiyle seçilmiş bir il başkanı olmanın onurunu yaşıyorum. Şunu açıkça ifade etmek isterim: İl başkanlığı görevi, benim için hiçbir zaman sadece bir makam olmamıştı. Ama artık bu görev, benim için çok daha farklı bir sorumluluğu ifade ediyor. Bu ağır ve onurlu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getireceğime, bir kere bile başınızı öne eğdirmeyeceğime ve bir an bile mücadeleden kaçmayacağıma söz veriyor; partinin asıl sahiplerine, yani YENİ Parti'nin fedakarüyelerine yürekten teşekkür ediyorum! Emin olun, kendi içimizde başlattığımız bu demokrasi hamlesini, şehrimizin ve ülkemizin yönetimine de taşıyacağız. Çünkü biz varsak; Mücadelenin devamı var! Biz varsak Yolun devamı var! Biz varsak Zaferin devamı var! Kardeşlerim Çok sancılı bir dönemden geçtik ve hala geçmeye devam ediyoruz. Yerel iktidarı kazanıp tüm ezberleri bozduğumuz günden bu yana, amansız bir saldırı altındayız. Seçim iptallerini, diploma iptallerini, mahpushaneleri, kayyımları, belediye gasplarınıve nihayetinde parti işgallerini gördük. Tüm bunların sonunda Türkiye, tarihindeki en büyük siyasi kırılmalardan birini yaşadı ve toplumsal muhalefetin yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde bizler, -Düzenin çarkını yağlayan aparatları, -Çökmekte olan bu iktidara payanda olanları, -Ülke yanarken kendi rövanşının derdine düşenleri geride bırakıp, yeni bir yola çıktık. Böylesi sancılı bir dönemde halkımız siyasete müdahale ederek; ismini bizzat verdiği, bütçesini kendisinin oluşturduğu YENİ Parti'yi kurdu ve partiyi toplumsal muhalefetin merkezi haline getirdi. Bugün burada, işte bu halk hareketinin bir parçası olan tüm yol arkadaşlarıma bakınca onur duyuyorum, gurur duyuyorum, şeref duyuyorum! İyi ki varsınız! İyi ki bir aradayız! İyi ki omuz omuzayız! Değerli yoldaşlarım, "Yeni çareler bulmayanlar, yeni kötülükler beklesin" demiş yazar. YENİ Parti, yeni kötülük görmemek için yeni çare arayanların partisidir. Çünkü insanlarımız; kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini yok etmekte hiçbir sorungörmeyen bir azınlık iktidarının kuşatması altındadır. Bugün elinde bulundurduğu iktidarı devretmeyi reddedenler, Türkiye'yi çok katmanlı bir krizin içine sürüklemiştir. Adaletsizliğin ve yoksulluğun memleketimizinüzerine çöktüğü karanlık zamanlardayız. Türkiye, tarihinin en büyük bölüşüm krizini ve servet transferini yaşıyor. Bütün ülke bir avuç oligarkın menfaati için çalışıyor. Ülkeyi kendi malı gibi gören bir avuç çıkar çevresi tüm zenginliklerimizi yağmalayıp zenginleşirken, emeğiyle geçinen halkımız her geçen gün yoksullaşıyor. Yaşadığımız ekonomik krizin yanında, derin birdemokrasi ve adalet kriziyle karşı karşıyayız. Bugün Türkiye nüfusunun yarısından fazlası seçtiği bir belediye başkanı tarafından yönetilmiyor. 61 oyla büyükşehirlere çökülen kirli bir düzendeyiz. Bunların yanında, büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimiz, zorlu ve karanlıkbir sınavından geçiyor. Tarihî bir yol ayrımındayız! Türkiye ya demokratik bir cumhuriyet olacak ya da Amerika'nın bu topraklara uygun gördüğü bir monarşiye doğru sürüklenecek. İşte bizler senelerdir bu yağma düzenine ve kirli planlara karşı, ülkemizin ve halkımızın geleceği için kesintisiz bir mücadele ortaya koyuyoruz. Halkta karşılığı kalmayanlar ise elinde bulundurdukları devlet imkânlarıyla bizleri korkutmaya çalışıyor. Buradan açıkça söylüyorum! "Harami var diye korku verirler, Benim ipek yüklü kervanım mı var?" demiş ozan. İstediğiniz kadar bizi korkutmaya çalışın! Bizim ipek yüklü kervanlarımız yok! Bizim kaybedecek bir şeyimiz yok! Bizim korkumuz yok! Biz hiçbir zaman dikensiz yollardan geçmedik. Kanadık toprak olduk, Çekildik bayrak olduk, Döküldük yaprak olduk, öyle geldik bugüne. Ekmeği bol eyledik, Acıyı bal eyledik, Sıratı yol eyledik öyle geldik bugüne. Onun için ne yaparsanız yapın; Ekilir ekin geliriz! Ezilir un geliriz! Bir gider bin geliriz! Hiç kimse bizi yıldıramaz! Hiç kimse bize diz çöktüremez! Hiç kimse başımızı öne eğemez! Değerli yoldaşlarım, İçinde bulunduğumuz koşulları dünya siyasetinden ayrı düşünemeyiz. Bir çağ dönümünün eşiğindeyiz.   Tüm dünyada ekonomik, siyasi ve toplumsal anlamda büyük bir kopuş yaşanıyor. Kapitalizm can çekişiyor ve bu düzenin sahipleri tüm dünyada baskı ve zorbalıkla bu düzen sürsün, bu devran dönsün diye uğraşıyor. Enerjisi biten bu düzenin Türkiye'deki jeneratörü olan AKP; bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın, saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı her geçen gün zenginleştirdiği bir kölelik rejimi yaratmıştır. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği; piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiş vaziyettedir. Bu düzen; -Holding patronundan almadığı vergiyi 12 saatter döken emekçiden alan düzendir. Bu düzen, Ülkenin yüzde altmışına, açlık sınırının altında bir parayı reva görenlerin düzenidir. -Hatay'da evi olmayan çocukla, en iyi şartlarda okuyup yaşayan çocukları aynı sınava sokan, bir de utanmayıp o sınavın sorularını çalanların düzenidir. -Hâkim ve savcıları kendi barolarından torpille seçenlerin, -El koydukları belediyelerimizi soyanların, belediyelerimizden çaldıkları paraları saklamak için ev tutup, o evi para deposu yapanların, -Yoksullardan sorumlu olup yoksulları soyan bakanların; talancıların, rantçıların, foncuların düzenidir! Kardeşlerim, İliklerine kadar çürüyen bu düzen, ideolojik bir mücadele verilmeden bozguna uğratılamaz. Şunu açıkça söylemek isterim: Artık kimlik ve kültür odaklı siyasetin dünyada ve Türkiye'de hiçbir başarı şansı kalmamıştır. Bu siyasetten medet umanların da toplum için bir yararı olmayacağı açıktır. Bizler kimliklerimizi ve kültürlerimizi bir zenginlik olarak görmeli,Atatürk devrimlerinin ve sol-sosyal demokrat değerlerin ışığında bir araya gelip mücadele vermeliyiz. Bugün dünya ve Avrupa, aşırı sağcı partilerin tehdidi altında. Avrupa'da faşizm, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en güçlü dönemini yaşıyor. Kapitalizmin, insanların hayatını cehenneme çevirdiği bu dönemde bizler, kamucu bir siyaset üretmez ve emekçi halkımızın yanında olmazsak emin olun, halkımız sağcı partilere teslim olacaktır. YENİ Parti, işte bu tehlikeyi gören ve bunun için yeni nesil örgütlenmeyi başlatan partidir. Önümüzdeki süreçte, genel merkezimizin detaylı bir şekilde açıklayacağı bu yeni örgütlenme modelini, Bursa'da en iyi şekilde kurumsallaştırmak ve uygulamak için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bizler Bursa'da; kendini tekrar eden ve halk için hiçbir yararı olmayan siyasi söylemleri ve soyut tartışmaları bir kenara bırakıp; somut, gerçekçi ve gündelik sorunları merkeze alan, bu sorunlara kamucu çözümler getiren etkili bir siyaset pratiği geliştireceğiz. Eski siyasetin eski unsurlarını geride bırakıp,eski anlayışı yerle bir edeceğiz! Hep birlikte Bursa'yı YENİ siyasetin anıtı hâline getireceğiz! Ve nasıl ki meydanlarda barikatları yıkıyorsak, hep birlikte parti içindeki barikatları da tuzla buz edeceğiz! Değerli yol arkadaşlarım, Ulu Önder, henüz Samsun'a çıkmadan önce vatanın içinde bulunduğu karanlığa bakıp "Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz." demişti. İnanın, bizler de bugün tüm zorluklara rağmen bir nura doğru yürüyoruz. Hiç kimse umutsuz olmasın. Dünyada hiçbir rejim sadece baskı ile iktidarını sürdüremez. Bütün rejimler toplumsal bir onaya ihtiyaç duyar. AKP artık toplumsal meşruluğunu yitirmiş, meşruluğu dışarıda arayan bir partidir. Çekirdek seçmeni dahi erimeye başlamıştır. Ellerinde baskı aracına dönüştürdüğü devlet gücünden ve Amerika'nın desteğinden başka hiçbir şeyikalmamıştır. -Devlet imkânlarını kullanıp insanlara zulmederek, -İtiraz edenleri susturmaya çalışarak, -Amerika'nın monarşi hayallerine destek vererek ancak bir yere kadar gidilir. Ne yaparlarsa yapsınlar; Onlar susturmaya çalıştıkça biz daha gür söyleyeceğiz. Bizler mücadeleyi bırakmadığımızda, Bir sanatçı gerçeği söylediğinde, Bir gazeteci gerçeği yazdığında, Bir kadın "Hayır!" dediğinde, Bir genç "Ben buradayım!" dediğinde... Cumhuriyet yeniden doğacak! Yeniden yeşerecek! Yeniden umut olacak! Ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak! Unutmayın, bu düzene alışmak, yenilmek demektir. Bizler alışmayanlarız! Bizler diz çökmeyenleriz! Bizler itiraz edenleriz! Ben hepinizin gözlerinde işte o itirazı görüyorum. Ve son olarak hepinizin gözlerinin içine bakarak şunu söylüyorum: Kardeşlerim, Nasıl ki yerel seçimlerden önce o umutsuz havaya rağmen "İnanın!" dediysem ve söz verdiysem... Nasıl ki hep birlikte Bursa'da tarihimizin en büyük seçim zaferini yaşadıysak... Şimdi de hepinizin huzurunda söz veriyorum: Seçim gecesi o sandıklar açıldıktan sonra,Bursa'nın dört bir yanında meydanlara inip birbirimizin gözlerinin içine yine gururla bakacak, "Verdiğimiz hiçbir emek boşa gitmedi!" diyeceğiz! Çünkü o gece, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde partimizi iktidara, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu ise Çankaya'ya taşımış olacağız. İnanın, Bursa'da bir tarih yazacağız! Ve inanın yoldaşlarım; bu kentin meydanlarında o özgürlük şarkılarını hep bir ağızdan söyleyeceğiz! Ben YENİ Parti'nin inanmış üyelerine bakınca daha fazla inanıyorum! Sizler de daha fazla inanın! Çünkü biliyorum ki biz yürürsek, zafere varmak için yürürüz! Ne diyor büyük şair: Sen yürürsün, rüzgâr yürür, Sabahlar sığmaz olur gözlerine, Her adımda çözülür bir karanlık, Şafaklar çiçek sunar ellerine. Gün tutuşur, dağlar yeniden aydınlanır, Yeniden canlanan bu yaşam, türküler dizer saçının tellerine. Sen yürürsün, rüzgâr yürür, Mahpuslar soluğunla umutlanır, Görkemli bir yürüyüş başlar, Ve bir tan vakti... Ve bir tan vakti ağaçlar aşk açar bahçelerimizde. Sen yürürsün, rüzgâr yürür, Ne beyler kalır önünde ne krallar, Seninle yazılır en büyük destan, En güzel tarih seninle başlar, Çocuklar korkusuz büyür, Dokunup geçtiğin her kuraklık, Yemyeşil bir vadiye dönüşür, Yeter ki yorulma! Çünkü bizi bu deprem günlerinde; İnan ki bir umutsuz yaşamak, Bir de sensiz savaşmak öldürür. Bir umutsuz yaşamak! Bir de sensiz savaşmak öldürür! Hepinize inanıyorum! Hepinize güveniyorum. Yılmadan, yorulmadan, hiç durmadan... Bir kişiyi bile geride bırakmadan yürüyeceğiz! Ve inanın, başaracağız! Mutlaka başaracağız! Mutlaka başaracağız! Mutlaka başaracağız! Bursa'nın ve Türkiye'nin aydınlık yarınlarına selam olsun! Yolumuz açık olsun! Sağ olun, var olun!" KAYNAK BAŞKAGAZETE
Nihat Yeşiltaş'tan Değişim Vurgusu: Bursa'da Yeni Siyaset Dönemi

YENİ Parti Bursa'da il başkanlığı için üyelerle yapılan ön seçimde başkanlığa Özgür Şahin'le yarışan Nihat Yeşiltaş seçilmişti. YENİ Parti'nin il kongresi bugün gerçekleştirildi. Şahin'in sahnede elini kaldıran Yeşiltaş, yaptığı konuşmada, "İnanın, Bursa'da bir tarih yazacağız! Ve inanın yoldaşlarım; bu kentin meydanlarında o özgürlük şarkılarını hep bir ağızdan söyleyeceğiz! Bizler Bursa'da; kendini tekrar eden ve halk için hiçbir yararı olmayan siyasi söylemleri ve soyut tartışmaları bir kenara bırakıp; somut, gerçekçi ve gündelik sorunları merkeze alan, bu sorunlara kamucu çözümler getiren etkili bir siyaset pratiği geliştireceğiz. Eski siyasetin eski unsurlarını geride bırakıp,eski anlayışı yerle bir edeceğiz! Hep birlikte Bursa'yı YENİ siyasetin anıtı hâline getireceğiz" dedi.

 

YENİ Parti İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın konuşması şöyle:

"Kongremizden, bu çürümüş düzene boyun eğmeyen tüm yoldaşlarımıza,

Silivri'de, Bursa'da, Buca'da, Afyon'da, Kandıra'da, Çorlu'da, Bolu'da,

Onurunu, şerefini ve haysiyetini satmadığı için, Türkiye'nin dört bir yanında esir tutulan tüm yol arkadaşlarımıza selam olsun!

Selam olsun halkın umuduna,

Selam olsun Ekrem İmamoğlu'na,

Selam olsun milyonlarca insanın yükünü omuzlayan Gezi Direnişinin tutsaklarına!

Selam olsun kalemini satmadığı içinzindanlara hapsedilen onurlu gazetecilere,

Dik duran sanatçılara,

İşçilerin yanında olan sendikacılara,

Ve Türkiye'nin dört bir yanında hak mücadelesi veren emekçilere, emeğin şehri Bursa'dan bin selam olsun!

Bin selam olsun!

Bin selam olsun!

Değerli mücadele arkadaşlarım,

Bugün burada, siyasi tarihimizin en büyük demokrasi hamlelerinden birini gerçekleştiren YENİ Parti'nin mensupları olarak bir aradayız.

Tüm Türkiye'de olduğu gibi Bursa'da da ,ilçebaşkanlarını ve il başkanını üyelerimizin seçtiği bir süreci geride bıraktık.

Ben bugün, üyelerimizin iradesiyle seçilmiş bir il başkanı olmanın onurunu yaşıyorum.

Şunu açıkça ifade etmek isterim: İl başkanlığı görevi, benim için hiçbir zaman sadece bir makam olmamıştı.

Ama artık bu görev, benim için çok daha farklı bir sorumluluğu ifade ediyor.

Bu ağır ve onurlu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getireceğime, bir kere bile başınızı öne eğdirmeyeceğime ve bir an bile mücadeleden kaçmayacağıma söz veriyor; partinin asıl sahiplerine, yani YENİ

Parti'nin fedakarüyelerine yürekten teşekkür ediyorum!

Emin olun, kendi içimizde başlattığımız bu demokrasi hamlesini, şehrimizin ve ülkemizin yönetimine de taşıyacağız.

Çünkü biz varsak;

Mücadelenin devamı var!

Biz varsak

Yolun devamı var!

Biz varsak

Zaferin devamı var!

Kardeşlerim

Çok sancılı bir dönemden geçtik ve hala geçmeye devam ediyoruz.

Yerel iktidarı kazanıp tüm ezberleri bozduğumuz günden bu yana, amansız bir saldırı altındayız.

Seçim iptallerini, diploma iptallerini, mahpushaneleri, kayyımları, belediye gasplarınıve nihayetinde parti işgallerini gördük.

Tüm bunların sonunda Türkiye, tarihindeki en büyük siyasi kırılmalardan birini yaşadı ve toplumsal muhalefetin yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde bizler,

-Düzenin çarkını yağlayan aparatları,

-Çökmekte olan bu iktidara payanda olanları,

-Ülke yanarken kendi rövanşının derdine düşenleri geride bırakıp, yeni bir yola çıktık.



Böylesi sancılı bir dönemde halkımız siyasete müdahale ederek; ismini bizzat verdiği, bütçesini kendisinin oluşturduğu YENİ Parti'yi kurdu ve partiyi toplumsal muhalefetin merkezi haline getirdi.

Bugün burada, işte bu halk hareketinin bir parçası olan tüm yol arkadaşlarıma bakınca onur duyuyorum, gurur duyuyorum, şeref duyuyorum!

İyi ki varsınız!

İyi ki bir aradayız!

İyi ki omuz omuzayız!

Değerli yoldaşlarım,

"Yeni çareler bulmayanlar, yeni kötülükler beklesin" demiş yazar. YENİ Parti, yeni kötülük görmemek için yeni çare arayanların partisidir.

Çünkü insanlarımız; kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini yok etmekte hiçbir sorungörmeyen bir azınlık iktidarının kuşatması altındadır.

Bugün elinde bulundurduğu iktidarı devretmeyi reddedenler, Türkiye'yi çok katmanlı bir krizin içine sürüklemiştir.

Adaletsizliğin ve yoksulluğun memleketimizinüzerine çöktüğü karanlık zamanlardayız.

Türkiye, tarihinin en büyük bölüşüm krizini ve servet transferini yaşıyor.

Bütün ülke bir avuç oligarkın menfaati için çalışıyor.

Ülkeyi kendi malı gibi gören bir avuç çıkar çevresi tüm zenginliklerimizi yağmalayıp zenginleşirken, emeğiyle geçinen halkımız her geçen gün yoksullaşıyor.

Yaşadığımız ekonomik krizin yanında, derin birdemokrasi ve adalet kriziyle karşı karşıyayız.

Bugün Türkiye nüfusunun yarısından fazlası seçtiği bir belediye başkanı tarafından yönetilmiyor.

61 oyla büyükşehirlere çökülen kirli bir düzendeyiz.

Bunların yanında, büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimiz, zorlu ve karanlıkbir sınavından geçiyor.

Tarihî bir yol ayrımındayız!

Türkiye ya demokratik bir cumhuriyet olacak ya da Amerika'nın bu topraklara uygun gördüğü bir monarşiye doğru sürüklenecek.

İşte bizler senelerdir bu yağma düzenine ve kirli planlara karşı, ülkemizin ve halkımızın geleceği için kesintisiz bir mücadele ortaya koyuyoruz. Halkta karşılığı kalmayanlar ise elinde bulundurdukları devlet imkânlarıyla bizleri korkutmaya çalışıyor.

Buradan açıkça söylüyorum!

"Harami var diye korku verirler,

Benim ipek yüklü kervanım mı var?" demiş ozan.

İstediğiniz kadar bizi korkutmaya çalışın!

Bizim ipek yüklü kervanlarımız yok!

Bizim kaybedecek bir şeyimiz yok!

Bizim korkumuz yok!

Biz hiçbir zaman dikensiz yollardan geçmedik.

Kanadık toprak olduk,

Çekildik bayrak olduk,

Döküldük yaprak olduk, öyle geldik bugüne.

Ekmeği bol eyledik,

Acıyı bal eyledik,

Sıratı yol eyledik öyle geldik bugüne.

Onun için ne yaparsanız yapın;

Ekilir ekin geliriz!

Ezilir un geliriz!

Bir gider bin geliriz!

Hiç kimse bizi yıldıramaz!

Hiç kimse bize diz çöktüremez!

Hiç kimse başımızı öne eğemez!

Değerli yoldaşlarım,

İçinde bulunduğumuz koşulları dünya siyasetinden ayrı düşünemeyiz. Bir çağ dönümünün eşiğindeyiz.

 

Tüm dünyada ekonomik, siyasi ve toplumsal anlamda büyük bir kopuş yaşanıyor. Kapitalizm can çekişiyor ve bu düzenin sahipleri tüm dünyada baskı ve zorbalıkla bu düzen sürsün, bu devran dönsün diye uğraşıyor.

Enerjisi biten bu düzenin Türkiye'deki jeneratörü olan AKP; bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın, saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı her geçen gün zenginleştirdiği bir kölelik rejimi yaratmıştır.

Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği; piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiş vaziyettedir.

Bu düzen;

-Holding patronundan almadığı vergiyi 12 saatter döken emekçiden alan düzendir.

Bu düzen,

Ülkenin yüzde altmışına, açlık sınırının altında bir parayı reva görenlerin düzenidir.

-Hatay'da evi olmayan çocukla, en iyi şartlarda okuyup yaşayan çocukları aynı sınava sokan, bir de utanmayıp o sınavın sorularını çalanların düzenidir.

-Hâkim ve savcıları kendi barolarından torpille seçenlerin,

-El koydukları belediyelerimizi soyanların, belediyelerimizden çaldıkları paraları saklamak için ev tutup, o evi para deposu yapanların,

-Yoksullardan sorumlu olup yoksulları soyan bakanların; talancıların, rantçıların, foncuların düzenidir!


Kardeşlerim,

İliklerine kadar çürüyen bu düzen, ideolojik bir mücadele verilmeden bozguna uğratılamaz.

Şunu açıkça söylemek isterim: Artık kimlik ve kültür odaklı siyasetin dünyada ve Türkiye'de hiçbir başarı şansı kalmamıştır. Bu siyasetten medet umanların da toplum için bir yararı olmayacağı açıktır.

Bizler kimliklerimizi ve kültürlerimizi bir zenginlik olarak görmeli,Atatürk devrimlerinin ve sol-sosyal demokrat değerlerin ışığında bir araya gelip mücadele vermeliyiz.

Bugün dünya ve Avrupa, aşırı sağcı partilerin tehdidi altında. Avrupa'da faşizm, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en güçlü dönemini yaşıyor.

Kapitalizmin, insanların hayatını cehenneme çevirdiği bu dönemde bizler, kamucu bir siyaset üretmez ve emekçi halkımızın yanında olmazsak emin olun, halkımız sağcı partilere teslim olacaktır.


YENİ Parti, işte bu tehlikeyi gören ve bunun için yeni nesil örgütlenmeyi başlatan partidir.

Önümüzdeki süreçte, genel merkezimizin detaylı bir şekilde açıklayacağı bu yeni örgütlenme modelini, Bursa'da en iyi şekilde kurumsallaştırmak ve uygulamak için yoğun bir çalışma içerisindeyiz.

Bizler Bursa'da; kendini tekrar eden ve halk için hiçbir yararı olmayan siyasi söylemleri ve soyut tartışmaları bir kenara bırakıp; somut, gerçekçi ve gündelik sorunları merkeze alan, bu sorunlara kamucu çözümler getiren etkili bir siyaset pratiği geliştireceğiz.

Eski siyasetin eski unsurlarını geride bırakıp,eski anlayışı yerle bir edeceğiz!

Hep birlikte Bursa'yı YENİ siyasetin anıtı hâline getireceğiz!

Ve nasıl ki meydanlarda barikatları yıkıyorsak, hep birlikte parti içindeki barikatları da tuzla buz edeceğiz!

Değerli yol arkadaşlarım,

Ulu Önder, henüz Samsun'a çıkmadan önce vatanın içinde bulunduğu karanlığa bakıp "Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz." demişti.

İnanın, bizler de bugün tüm zorluklara rağmen bir nura doğru yürüyoruz.

Hiç kimse umutsuz olmasın. Dünyada hiçbir rejim sadece baskı ile iktidarını sürdüremez. Bütün rejimler toplumsal bir onaya ihtiyaç duyar.

AKP artık toplumsal meşruluğunu yitirmiş, meşruluğu dışarıda arayan bir partidir. Çekirdek seçmeni dahi erimeye başlamıştır. Ellerinde baskı aracına dönüştürdüğü devlet gücünden ve Amerika'nın desteğinden başka hiçbir şeyikalmamıştır.

-Devlet imkânlarını kullanıp insanlara zulmederek,

-İtiraz edenleri susturmaya çalışarak,

-Amerika'nın monarşi hayallerine destek vererek ancak bir yere kadar gidilir.

Ne yaparlarsa yapsınlar;

Onlar susturmaya çalıştıkça biz daha gür söyleyeceğiz.

Bizler mücadeleyi bırakmadığımızda,

Bir sanatçı gerçeği söylediğinde,

Bir gazeteci gerçeği yazdığında,

Bir kadın "Hayır!" dediğinde,

Bir genç "Ben buradayım!" dediğinde...

Cumhuriyet yeniden doğacak!

Yeniden yeşerecek!

Yeniden umut olacak!

Ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak!

Unutmayın, bu düzene alışmak, yenilmek demektir.

Bizler alışmayanlarız!

Bizler diz çökmeyenleriz!

Bizler itiraz edenleriz!

Ben hepinizin gözlerinde işte o itirazı görüyorum. Ve son olarak hepinizin gözlerinin içine bakarak şunu söylüyorum:

Kardeşlerim,

Nasıl ki yerel seçimlerden önce o umutsuz havaya rağmen "İnanın!" dediysem ve söz verdiysem...

Nasıl ki hep birlikte Bursa'da tarihimizin en büyük seçim zaferini yaşadıysak...

Şimdi de hepinizin huzurunda söz veriyorum:

Seçim gecesi o sandıklar açıldıktan sonra,Bursa'nın dört bir yanında meydanlara inip birbirimizin gözlerinin içine yine gururla bakacak, "Verdiğimiz hiçbir emek boşa gitmedi!" diyeceğiz!

Çünkü o gece, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde partimizi iktidara, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu ise Çankaya'ya taşımış olacağız.

İnanın, Bursa'da bir tarih yazacağız!

Ve inanın yoldaşlarım; bu kentin meydanlarında o özgürlük şarkılarını hep bir ağızdan söyleyeceğiz!

Ben YENİ Parti'nin inanmış üyelerine bakınca daha fazla inanıyorum! Sizler de daha fazla inanın! Çünkü biliyorum ki biz yürürsek, zafere varmak için yürürüz!

Ne diyor büyük şair:

Sen yürürsün, rüzgâr yürür,

Sabahlar sığmaz olur gözlerine,

Her adımda çözülür bir karanlık,

Şafaklar çiçek sunar ellerine.

Gün tutuşur, dağlar yeniden aydınlanır,

Yeniden canlanan bu yaşam, türküler dizer saçının tellerine.

Sen yürürsün, rüzgâr yürür,

Mahpuslar soluğunla umutlanır,

Görkemli bir yürüyüş başlar,

Ve bir tan vakti...

Ve bir tan vakti ağaçlar aşk açar bahçelerimizde.

Sen yürürsün, rüzgâr yürür,

Ne beyler kalır önünde ne krallar,

Seninle yazılır en büyük destan,

En güzel tarih seninle başlar,

Çocuklar korkusuz büyür,

Dokunup geçtiğin her kuraklık,

Yemyeşil bir vadiye dönüşür,

Yeter ki yorulma!

Çünkü bizi bu deprem günlerinde;

İnan ki bir umutsuz yaşamak,

Bir de sensiz savaşmak öldürür.

Bir umutsuz yaşamak!

Bir de sensiz savaşmak öldürür!

Hepinize inanıyorum! Hepinize güveniyorum.

Yılmadan, yorulmadan, hiç durmadan...

Bir kişiyi bile geride bırakmadan yürüyeceğiz!

Ve inanın, başaracağız!

Mutlaka başaracağız!

Mutlaka başaracağız!

Mutlaka başaracağız!

Bursa'nın ve Türkiye'nin aydınlık yarınlarına selam olsun!

Yolumuz açık olsun!

Sağ olun, var olun!"

KAYNAK BAŞKAGAZETE

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.