bizim mekan kurumsal web

Dersimli sanatçılardan kadın cinayetlerine karşı ortak çağrı

Gündem 22.04.2026 - 19:57, Güncelleme: 22.04.2026 - 19:57
 

Dersimli sanatçılardan kadın cinayetlerine karşı ortak çağrı

Dersimli sanatçılardan kadın cinayetlerine karşı ortak çağrı

Yazarlar, sanatçılar ve tiyatrocular, Gülistan Doku dosyasının aydınlatılmasını talep ederek kadın cinayetlerinde adalet ve cezasızlığa karşı mücadele çağrısında bulundu.   Dersimli sanatçılar, yazarlar, tiyatrocular ve müzisyenler, Seyit Rıza Meydanı’nda buluşarak Gülistan Doku soruşturmasının ‘adaletli’ bir şekilde yürütülmesi için çağrıda bulundu. “Gülistan Doku için adalet, tüm kadınlar için yaşam istiyoruz! Kadın cinayetlerine, kayıplara, cezasızlığa ve erkek şiddetine karşı sesimizi yükseltiyoruz” diyen sanatçılar, Gülistan Doku’nun akıbetinin her ayrıntısıyla aydınlatılmasını talep etti.   “Devletin imkanları kullanılarak örtbas edildi” Müzisyen Kemal Kahraman “Herkes de biliyor ki özellikle Dersim hakkında konuşacaksak güvenlik anlamında en fazla devletin birimlerinin olduğu bir alandayız. Burada askerle, polisle, istihbaratla jandarmayla, gerçekten de devlet kameralarıyla, her şeyle burada fazlasıyla var. Bu olayın örtbas edilmesi hepimizin yüreğinde bir yara olmuştur. Bizler Dersimli sanatçılar olarak, müzisyenler, tiyatrocular, yazarlar, eğitim kurumları olarak burada bir kez daha sesleniyoruz. Gülistan Doku olayı 6 yıl boyunca devletin imkanları kullanılarak örtbas edildi. Bir hafta 10 gün içinde de devlet istediğinde bu olayları çözdü. Bütün kadın cinayetleri konusunda aynı duyarlılığı bekliyoruz, istiyoruz. Bu bir lütuf değildir. Adalet arayışıdır” dedi. “Herkesin üstüne düşeni yapmasını umuyoruz” Dersim Eğitim ve Yardımlaşma Derneği üyesi Ruziye Girgin Kandil, Gülistan Doku soruşturmasının ‘her ne olursa olsun hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi ilkeleri ışığında aydınlatılması ve faillerinin gün yüzüne çıkarılmasını’ istediklerini söyledi. Kandil, “Bu olayda sorumluluğu olan herkes, konumuna, görevine bakılmaksızın adaletin önüne çıkarılmalıdır” dedi. “Davanın sonuca ulaşacağı hala belirsiz” Devlet kurumlarının, emniyetin, istihbarat birimlerinin, valinin ve diğer yetkililerin Gülistan Doku’yu koruyamadığını söyleyen Dersim Yazarlar Birliği’nden Hüseyin Çağlayan, “Ancak altı yıl sonra dava yeniden çözülmeye başlamış, ölümünde şüpheli görülen kişiler yakalanmıştır. Buna rağmen davanın nereye varacağı, ne kadarının açığa kavuşacağı hâlâ belirsizdir. Bundan 34 yıl önce de Ayten Öztürk kaçırılıp öldürülmüştü. Ayten’in babası Hıdır Öztürk o gün şöyle seslenmişti: ‘Ayten benim narin kızımdı. Kaçırılıp öldürüldü. Katilleri nerede?’ Acılı babanın bu haykırışı ne yazık ki yıllardır cevapsız kalmaktadır. Hâlâ adalet aramaktadır” dedi. “Utanç duvarının yıkılmasını istiyoruz” ‘Devletin, faili meçhul olayları örtbas etmek için devlet kurumlarının ördüğü bir duvar’ olduğunu dile getiren Çağlayan, “O duvardan suçluların tuğlaları çekilirse duvar yıkılır. Ancak yıkılmaması için harcını sürekli yenileyen, işini iyi bilen ustaların da bulunduğu açıktır. Bugün sorulan soru şudur: Ayten Öztürk ve Gülistan Doku’nun ve daha nice faili meçhulün davalarında örülen duvardaki tuğlalar birer birer yerinden sökülecek mi? Vatandaşın vergileriyle örülen liyakatsizlik ve utanç duvarı yıkılacak mı? Toplumun merak ettiği soru budur. Dersim Yazarlar Birliği olarak bu soruların peşinde olacağız. Utanç duvarının yıkılması için çaba harcayacağız. Yazarlar Birliği olarak adaletin sağlanmasını ve bu utanç duvarının yıkılmasını talep ediyoruz” şekline konuştu.   “Adalet yerini bulsun” Tiyatrocu Yılmaz Can Şare, Gülistan Doku’nun annesinin 6 yıldır bu coğrafyaya gelip bir ‘pepuk kuşu’ gibi ağıt yakarak kızının akıbetini sorduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Toprağa sordu, ‘Gördün mü?’ Toprak, ‘Ben görmedim’ dedi. Gökyüzüne sordu, ‘Sen gördün mü?’ Gökyüzü de ‘Ben görmedim’ dedi. Ona, ‘Kızın kendini suya atmış’ dediler. Ancak yaşlı anne buna inanmadı ve kızını aramaya devam etti. Onu öldürenlerin de çocukları yok mu? Eve gittiklerinde çocuklarının yüzüne nasıl baktılar? Aynaya baktıklarında kendi yüzlerine nasıl bakıyorlar? Bu soruların cevabı vicdandadır. Bazı insanların yüreği taştandır. Gülistan’ın annesi, ‘Kızımı öldürseniz de en azından bir mezarı olsun, gidip onu görmek istiyorum’ dedi. Bugün sadece Gülistan Doku’nun değil, katledilen ve kaybedilen bütün kadınların akıbetini soruyoruz. Adaletin yerini bulmasını, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz.” Konuşmaların ardından Seyid Rıza Meydanı’nda bulunan bir ağaca katledilen ve kaybettirilen kadınların resimleri asıldı. /Kaynak: Evrensel/  
Dersimli sanatçılardan kadın cinayetlerine karşı ortak çağrı

Yazarlar, sanatçılar ve tiyatrocular, Gülistan Doku dosyasının aydınlatılmasını talep ederek kadın cinayetlerinde adalet ve cezasızlığa karşı mücadele çağrısında bulundu.

 

Dersimli sanatçılar, yazarlar, tiyatrocular ve müzisyenler, Seyit Rıza Meydanı’nda buluşarak Gülistan Doku soruşturmasının ‘adaletli’ bir şekilde yürütülmesi için çağrıda bulundu. “Gülistan Doku için adalet, tüm kadınlar için yaşam istiyoruz! Kadın cinayetlerine, kayıplara, cezasızlığa ve erkek şiddetine karşı sesimizi yükseltiyoruz” diyen sanatçılar, Gülistan Doku’nun akıbetinin her ayrıntısıyla aydınlatılmasını talep etti.

 

“Devletin imkanları kullanılarak örtbas edildi”

Müzisyen Kemal Kahraman “Herkes de biliyor ki özellikle Dersim hakkında konuşacaksak güvenlik anlamında en fazla devletin birimlerinin olduğu bir alandayız. Burada askerle, polisle, istihbaratla jandarmayla, gerçekten de devlet kameralarıyla, her şeyle burada fazlasıyla var. Bu olayın örtbas edilmesi hepimizin yüreğinde bir yara olmuştur. Bizler Dersimli sanatçılar olarak, müzisyenler, tiyatrocular, yazarlar, eğitim kurumları olarak burada bir kez daha sesleniyoruz. Gülistan Doku olayı 6 yıl boyunca devletin imkanları kullanılarak örtbas edildi. Bir hafta 10 gün içinde de devlet istediğinde bu olayları çözdü. Bütün kadın cinayetleri konusunda aynı duyarlılığı bekliyoruz, istiyoruz. Bu bir lütuf değildir. Adalet arayışıdır” dedi.

“Herkesin üstüne düşeni yapmasını umuyoruz”

Dersim Eğitim ve Yardımlaşma Derneği üyesi Ruziye Girgin Kandil, Gülistan Doku soruşturmasının ‘her ne olursa olsun hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi ilkeleri ışığında aydınlatılması ve faillerinin gün yüzüne çıkarılmasını’ istediklerini söyledi.
Kandil, “Bu olayda sorumluluğu olan herkes, konumuna, görevine bakılmaksızın adaletin önüne çıkarılmalıdır” dedi.

“Davanın sonuca ulaşacağı hala belirsiz”

Devlet kurumlarının, emniyetin, istihbarat birimlerinin, valinin ve diğer yetkililerin Gülistan Doku’yu koruyamadığını söyleyen Dersim Yazarlar Birliği’nden Hüseyin Çağlayan, “Ancak altı yıl sonra dava yeniden çözülmeye başlamış, ölümünde şüpheli görülen kişiler yakalanmıştır. Buna rağmen davanın nereye varacağı, ne kadarının açığa kavuşacağı hâlâ belirsizdir. Bundan 34 yıl önce de Ayten Öztürk kaçırılıp öldürülmüştü. Ayten’in babası Hıdır Öztürk o gün şöyle seslenmişti: ‘Ayten benim narin kızımdı. Kaçırılıp öldürüldü. Katilleri nerede?’ Acılı babanın bu haykırışı ne yazık ki yıllardır cevapsız kalmaktadır. Hâlâ adalet aramaktadır” dedi.
“Utanç duvarının yıkılmasını istiyoruz”
‘Devletin, faili meçhul olayları örtbas etmek için devlet kurumlarının ördüğü bir duvar’ olduğunu dile getiren Çağlayan, “O duvardan suçluların tuğlaları çekilirse duvar yıkılır. Ancak yıkılmaması için harcını sürekli yenileyen, işini iyi bilen ustaların da bulunduğu açıktır. Bugün sorulan soru şudur: Ayten Öztürk ve Gülistan Doku’nun ve daha nice faili meçhulün davalarında örülen duvardaki tuğlalar birer birer yerinden sökülecek mi? Vatandaşın vergileriyle örülen liyakatsizlik ve utanç duvarı yıkılacak mı? Toplumun merak ettiği soru budur. Dersim Yazarlar Birliği olarak bu soruların peşinde olacağız. Utanç duvarının yıkılması için çaba harcayacağız. Yazarlar Birliği olarak adaletin sağlanmasını ve bu utanç duvarının yıkılmasını talep ediyoruz” şekline konuştu.

 

“Adalet yerini bulsun”

Tiyatrocu Yılmaz Can Şare, Gülistan Doku’nun annesinin 6 yıldır bu coğrafyaya gelip bir ‘pepuk kuşu’ gibi ağıt yakarak kızının akıbetini sorduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Toprağa sordu, ‘Gördün mü?’ Toprak, ‘Ben görmedim’ dedi. Gökyüzüne sordu, ‘Sen gördün mü?’ Gökyüzü de ‘Ben görmedim’ dedi. Ona, ‘Kızın kendini suya atmış’ dediler. Ancak yaşlı anne buna inanmadı ve kızını aramaya devam etti. Onu öldürenlerin de çocukları yok mu? Eve gittiklerinde çocuklarının yüzüne nasıl baktılar? Aynaya baktıklarında kendi yüzlerine nasıl bakıyorlar? Bu soruların cevabı vicdandadır. Bazı insanların yüreği taştandır. Gülistan’ın annesi, ‘Kızımı öldürseniz de en azından bir mezarı olsun, gidip onu görmek istiyorum’ dedi. Bugün sadece Gülistan Doku’nun değil, katledilen ve kaybedilen bütün kadınların akıbetini soruyoruz. Adaletin yerini bulmasını, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz.”
Konuşmaların ardından Seyid Rıza Meydanı’nda bulunan bir ağaca katledilen ve kaybettirilen kadınların resimleri asıldı.

/Kaynak: Evrensel/

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat