CHP'li Demirbaş Yıldırım belediyesi Meclisinde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; milletin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz
CHP'li Demirbaş Yıldırım belediyesi Meclisinde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; milletin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz
CHP'li Demirbaş Yıldırım belediyesi Meclisinde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; milletin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz
CHP'li Demirbaş Yıldırım belediyesi Meclisinde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; milletin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz
Yıldırım Belediyesi’nin Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı, yıldırım Belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. Mecliste gündemi 3 başlıkta açıldı. gündem maddeleri görüşüldükten sonra 2025 yılı Kesin hesap bütçe görüşmeleri ardından chp gurup olarak red oyu verdi verdi.
chp meclis üyeleri adına Gurup başkanı Kadir Kağan Demirbaş konuşmasında;
Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri, meclisimizin kıymetli çalışanları, bürokratlarımız, basınımızın değerli emekçileri, siyasi partilerimizin değerli temsilcileri ve ekran başında bizleri izleyen kıymetli hemşehrilerimiz;
Hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına saygıyla selamlıyorum.
Mayıs ayı meclis toplantımızda alacağımız kararların Yıldırım’ımıza ve Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyorum.
Sözlerime Bursa’mızın ortak sevinciyle başlamak istiyorum.
Bursaspor’umuz şampiyon oldu; yeniden 1. Lig’e yükseldi. Bu sadece bir futbol başarısı değil, Bursa’nın yeniden ayağa kalkma iradesidir. Zor zamanlardan geçen bir camianın, vazgeçmeyen taraftarın, inanan bir şehrin başarısıdır.
Bu başarıda emeği olan Bursaspor Başkanımıza ve yönetimine, futbolcularımıza, teknik ekibimize, kulüp emekçilerimize ve iyi günde kötü günde takımının yanında olan büyük Bursaspor taraftarına yürekten teşekkür ediyorum.
Ayrıca “Bursaspor’u hak ettiği yere taşıyacağız” diyerek bu kentin takımına sahip çıkan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’e de özellikle teşekkür ediyorum.
Değerli meclis üyeleri;
Öte yandan sevincimiz çok uzun süremedi, Bu ay, hukuk camiamızı ve Bursa kamuoyunu derinden yaralayan acı bir olayı da yaşadık. Mesleğini icra ederken silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Hatice Kocaefe’yi rahmetle anıyorum.
Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri;
Geride bıraktığımız dönem birçok önemli gün ve haftayı da içinde barındırdı.
7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nü geride bıraktık. Tam da bu vesileyle Yıldırım’ı ve Bursa’yı yakından ilgilendiren çok önemli bir konuya değinmek istiyoruz.
Son dönemde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla, Bursa’da aralarında Yıldırım’daki Ertuğrulgazi, Samanlı, 152 Evler ve Mimarsinan mahallelerinde bulunan taşınmazların da yer aldığı bazı kamu taşınmazları özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Her ne kadar tepkilerden sonra farklı yönde bir açıklama gelse de resmi gazete kararındaki ifadeler açıktır.. Ancak burada asıl mesele şudur: Geçmişte sağlık hizmeti sunulan, sağlık hizmeti için planlanan ya da halkın sağlık hizmetine erişimi bakımından stratejik değeri bulunan kamu alanları, kısa vadeli gelir hesabıyla elden çıkarılmamalıdır.
Yıldırım’ın sağlık altyapısına, aile sağlığı merkezlerine, ağız ve diş sağlığı hizmetlerine, erişilebilir kamu hastanelerine ihtiyacı vardır. Sağlık alanları rantın değil, halkın hizmetinde kalmalıdır.
Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri;
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gururla kutladık. Ama 23 Nisan’ı yalnızca bir bayram olarak değil, Devletimizin kuruluş felsefesini hatırlatan çok büyük bir tarihsel dönemeç olarak görmek zorundayız.
Bundan 106 yıl önce, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi ile egemenlik saraydan alınmış, millete verilmiştir. Bu ülkenin kurucu iradesi, “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” diyerek yeni devletin en temel harcını atmıştır.
Ne yazık ki bugün, 106 yıl sonra geldiğimiz noktada, devletimizin kurucu değerlerinden biri olan milli egemenlik ilkesi ağır bir baskı altındadır. Milletin sandıkta ortaya koyduğu irade; yargının siyasallaştırılması, belediye başkanlarının tutuklanması, belediye meclislerinin baskı altına alınması ve seçilmiş iradenin çeşitli yollarla devre dışı bırakılmasıyla zedelenmektedir.
Bugün Türkiye’de, haklarında tutuklama ve görevden uzaklaştırma süreçleri işletilen Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına oy veren yurttaşların toplam sayısı yaklaşık 8 milyondur. Bu sayı yalnızca bir istatistik değildir. Bu, sandığa giden milyonlarca yurttaşın iradesidir.
İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Bursa’da Mustafa Bozbey, Antalya’da, Adana’da ve Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına oy veren yurttaşların iradesi yok sayılamaz.
O nedenle biz buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; milletin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz.
23 Nisan’ın ikinci anlamı ise çocuklarımızdır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında bu büyük günün çocuklara armağan edilmesi tesadüf değildir. Genç Cumhuriyet, geleceğini çocuklarda görmüş; savaşın, yoksulluğun ve yıkımın içinden çıkmış bir ülke olarak en büyük umudunu çocuklara emanet etmiştir.
Fakat bugün kendimize acı bir soru sormak zorundayız: Çocuklara bayram armağan eden bir Cumhuriyet idealinden, çocuklarını okullarda dahi korumakta zorlanan bir devlet tablosuna nasıl geldik?
Geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve yurttaşlarımızın yaralandığını gördük. Hemen ardından Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda yaşanan saldırı hepimizin yüreğini yaktı. Yaralı olan bir öğrencimizin de vefat haberini aldık. Bu vesileyle hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı ve yaralılara şifa diliyoruz.
Merkezi hükümet ve yerel yönetimler işbirliği ile çocukların yaşadığı kenti güvenli hale getirmek, eğitim hayatlarını desteklemek, onları şiddetten, yoksulluktan ve ihmallerden korumak zorundayız.
Ulusal egemenliği de çocuklarımızın geleceğini de aynı kararlılıkla savunacağız. Çünkü millet iradesinin yok sayıldığı, çocukların güven içinde büyüyemediği bir ülkede ne gerçek anlamda demokrasi olur ne de güçlü bir Cumhuriyet.
Değerli meclis üyeleri;
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Bursa’da alanlardaydık.
Millet iradesine, emeği gasp edilen emekçinin hakkına, güvencesizliğe, sömürüye, savaşa ve emperyalizme karşı; emekten, demokrasiden ve özgürlükten yana olan yurttaşlarımızla omuz omuza yürüdük. 1 Mayıs yalnızca bir kutlama günü değildir. Alın terinin hakkını, insanca yaşam ücretini, güvenli çalışma koşullarını ve örgütlü mücadelenin onurunu hatırlatan tarihsel bir gündür.
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü elbette kutlamak isterdik. Ancak ne yazık ki ülkemizin basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığı bir tabloda, bugün bizim için bir kutlama gününden çok bir demokrasi muhasebesi günüdür.
Diliyoruz ki Türkiye’de gazetecilerin haber yaptığı için yargılanmadığı, kalemlerin susturulmadığı, hakikatin üzerinin örtülmediği günleri hep birlikte görelim.
Bu vesileyle cezaevlerinde bulunan tüm basın emekçilerine buradan selam gönderiyoruz.
Bugün aynı zamanda 6 Mayıs.
6 Mayıs, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin yıl dönümüdür.
“Vatan, onu parsel parsel satanların değil; uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır” diyerek, “Yaşasın tam bağımsız Türkiye” şiarıyla darağacına yürüyen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Ülkemizin tam bağımsızlığı, eşitliği ve özgürlüğü için canları pahasına mücadele eden üç fidandan devraldığımız mücadele bayrağını büyütmeye devam edeceğiz. Daha adil, daha özgür, daha eşit bir ülkeyi hep birlikte kuracağız.
Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri;
Tüm bu başlıklar bize aslında aynı şeyi söylüyor: Bir kenti yönetmek yalnızca yol yapmak, bina yapmak, ihale yapmak değildir.
Bir kenti yönetmek; çocuğu, emekçiyi, hastayı, yaşlıyı, hukuku, doğayı ve insan onurunu birlikte koruyabilmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak bizler; Yıldırım’da daha adil, daha şeffaf, daha yaşanabilir ve daha dayanışmacı bir belediyecilik anlayışı için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle Bursaspor’umuzu bir kez daha kutluyor; mesleğini icra ederken katledilen Avukat Hatice Kocaefe’yi ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı rahmetle anıyor; Mayıs ayı meclis toplantımızın ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
