bizim mekan kurumsal web

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin: Erdoğan Neyse, Kılıçdaroğlu ve Çevresi de Odur!

Bursa 24.05.2026 - 00:37, Güncelleme: 24.05.2026 - 00:37
 

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin: Erdoğan Neyse, Kılıçdaroğlu ve Çevresi de Odur!

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin: Erdoğan Neyse, Kılıçdaroğlu ve Çevresi de Odur!

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin, sosyal medya hesabından yaptığı zehir zemberek açıklamayla parti içi gündeme bomba gibi düştü. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ı çok sert sözlerle hedef alan Keskin, "Benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur" dedi.  Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin, parti içinde yaşanan son gelişmelere ve "mutlak butlan" tartışmalarına ilişkin kişisel sosyal medya hesabından çok sert bir açıklama yayınladı. Keskin, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na destek veren CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile köprüleri tamamen attığını ilan ederek, "Orhan Sarıbal artık abim değildir, dostum değildir. Benim milletvekilim değildir" ifadelerini kullandı. "Kılıçdaroğlu Benim İçin Hasmdır" Siyasi konularda tavizsiz bir duruşa sahip olduğunu vurgulayan Keskin, Genel Başkan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir uzlaşma sağlansa dahi kendisinin bu uzlaşmayı kabul etmeyeceğini belirtti. Kılıçdaroğlu ve çevresinin Kurultay’dan bu yana Cumhur İttifakı’na açıkça destek verdiğini iddia eden Keskin, açıklamasına şöyle devam etti: "Kim ne yapar, kim kiminle uzlaşır bilemem ama ben başından beri net bir tavır sergilemeye kararlıyım. Tavrım Özgür Özel'i savunmaktan ibaret değildir. Bundan sonra benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur. Kemal Kılıçdaroğlu isimli şahıs genel başkanım olamaz. Kendisi hasmımdır. Bundan sonra da ömrüm boyunca hasmım olarak kalacaktır." Orhan Sarıbal’a Salvolar: "Hiç Arınma Masalları Anlatmasın" Açıklamasının büyük bir bölümünü CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a ayıran Yıldırım İlçe Başkanı Keskin, Sarıbal’ın sürecin farkında olarak bu safı seçtiğini öne sürdü. Sarıbal’a hakkını helal etmediğini belirten Keskin, Nilüfer Belediye Başkan adaylığı sürecine de atıfta bulunarak şu iddialarda bulundu: "Orhan Sarıbal yaşananları anlayamayacak düzeyde birisi değildir. Dolayısıyla yaptığı her şeyi bilerek, isteyerek yapmakta olduğunu en iyi ben biliyorum. Mücadelemize bu tür bir ihaneti neden yaptığını anlamam, tahmin etmem ve affetmem maalesef mümkün değildir. Hiç yolsuzluğa karşı olma, arınma masalları anlatmasın. Nilüfer Belediye Başkan adaylığında kimi desteklediğini gayet iyi biliyoruz." "Hodri Meydan!" Parti içindeki diğer bazı isimleri ve kongre sürecini hazmedemediğini iddia ettiği figürleri de "şizofren" ve "siyaset esnafı" sözleriyle eleştiren Keskin, her şeye rağmen halkın iktidarı için mücadeleye devam edeceklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Dün neysek bugün de oyuz. Adaletin, laikliğin, cumhuriyetin, demokrasinin, kamuya ait olan her şeyi yandaş sermayeye peşkeş çeken ve siyaseti bu şekilde finanse eden halk düşmanı Cumhur İttifakı'yla hasımız. Bu yamyamlardan, siyaset esnaflarından elbet bir gün kurtulacağız. HODRİ MEYDAN! SÖZ YETKİ KARAR İKTİDAR HALKA!" CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin'in açıklaması şöyle:  "Basına ve Kamuoyuna;  Cumhuriyet Halk Partimizin yaşadığı sürece ilişkin kişisel tavrımdır. Erken öten horozun başını keserlermiş. Ama feryadım yüreğimden taşıyor. Ben öteyim de gerekirse başım sesime feda olsun. Geçtiğimiz üç gün süreci takip etmeye çalıştım. Kim ne yapar, kim kiminle uzlaşır bilemem ama ben başından beri net bir tavır sergilemeye kararlıyım. Tanıyanlar bilir; kişisel ilişkilerde taraf olmayı çok sevmem. İnsanlarla çok nadiren kavga ederim. Husumetten hoşlanmam. Bu nedenle de çok fazla eleştirilirim.  Kişisel meselelerde hataları, taraflaşmaları kolay affetmemi ve kimseye husumet beslemememi bir çeşit gevşeklik, umursamazlık, zayıflık olarak tanımlayanlar da yok değil. Fakat politik konularda, yani bireysel olmayan, kamuya ilişkin meselelerde net ve tavizsiz bir tavrım olduğunu da herkes bilir. Özgür Başkan'dan uzlaşma yönünde bir tavır beklediğim ya da gözlemlediğim için söylemiyorum. Özgür Başkan'ın bu yaşadıklarından sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile uzlaşma ihtimali olduğunu da düşünmüyorum. Ama olmaz ya Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'yla uzlaşsa dahi ben uzlaşmayacağım. Kemal Kılıçdaroğlu'nu asla tanımayacağım. Kendisiyle ve arkadaşlarıyla husumetim hiçbir zaman sona ermeyecek. Anlatmak istediğim şu: Tavrım Özgür Özel'i savunmaktan ibaret değildir. Bundan sonra benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur. Bu tür durumlarda erken açıklama yapmak tehlikelidir. Örgütün tavrını beklemek gerekir. Aksi  yönde tavırlar örgütlü mücadeleye zarar verir .Fakat ben bu defa bu ilkeyi çiğneyeceğim. Çünkü bir uzlaşma kararına varılsa dahi politik duruşum gereği karara uyabilme ihtimalim yoktur. Kılıçdaroğlu çevresi TGRT ve Akit aracılığıyla yürüttüğü sürecin sonunda mükafatını aldı. Bu çevre bu süreçte Özgür Özel - Ekrem İmamoğlu'na ve yüzlerce masum partilimize, yurttaşımıza olmadık iftiralar atmaktan geri durmadı. Kuruyu yaştan ayırma zahmetine dahi katlanmadı. Adil olmak gibi bir çabası asla olmadı. Her fırsatta AKP ve Erdoğan'ın zehirli icraatlarını övmekten de geri durmadılar.Kurultaydan bu yana açık seçik Cumhur İttifakı'na destek oluyorlar. Muhtemelen İran'ı çevreleme planına da ortak olmaya ve ganimetten paylarını almaya çalışacaklar. Kemal Kılıçdaroğlu isimli şahıs genel başkanım olamaz. Kendisi hasmımdır. Bundan sonra da ömrüm boyunca hasmım olarak kalacaktır. Atadığı, görevlendirdiği, görevi kabul eden, kabul edecek olan herkesi hasım kabul ederim.Tanımam. Yanıma yanaştırmam. Çok uzatırlarsa da gereğini yaparım. Orhan Sarıbal artık abim değildir. Dostum değildir. Kendisinin üzerimde hakkı vardır. Bugüne kadar Bursa halkına çok da faydası olmuştur. Benim ve arkadaşlarımın da onun üzerinde çok hakkı vardır. Benim hakkım helal değildir.  Benim milletvekilim değildir. Arkadaşlarım kendi değerlendirmelerini kendileri yaparlar. Orhan Sarıbal yaşananları anlayamayacak düzeyde birisi değildir. Dolayısıyla yaptığı her şeyi bilerek, isteyerek yapmakta olduğunu en iyi ben biliyorum. İradesini tanıyorum, kararlılığını biliyorum; gövdemle, başımla beraber karşısına dikiliyorum. Mücadelemize bu tür bir ihaneti neden yaptığını anlamam, tahmin etmem ve affetmem maalesef mümkün değildir. Orhan Bey'in Kılıçdaroğlu ve çevresinin Cumhur İttifakı'yla birlikte çalıştığını görmemesi de imkan dahilinde değildir. Onu bu sürece neyin sürüklediğini bilmiyorum ama benim nazarımda bu saatten sonra yan yana gelinebilecek bir siyasi kişilik olması imkansızdır. Hiç yolsuzluğa karşı olma, arınma masalları anlatmasın. Nilüfer Belediye Başkan adaylığında kimi desteklediğini gayet iyi biliyoruz. Av. Deniz Baykal hırsının kurbanı olmamalıdır. Kendisinin bana hakkı geçmiştir. Benim ona bugüne kadar bir iyiliğim dokunmadı. Hakkını helal etsin. Bu tavrından vazgeçmezse bir daha yollarımızın kesişme ihtimali yoktur. Tıpkı Tayyip Erdoğan gibi Kemal Kılıçdaroğlu gibi seçim kaybetmeye tahammülü olmayan ve asla hazmedemeyen, kaybettikten sonra türlü iftiralar atmaktan geri durmayan, ilçe örgütünün sosyal medya hesaplarını dahi yeni yönetime devretmeyen, kaybettiği kongrenin ertesi günü 20'den fazla mahalle başkanını görevden almayı kendine hak bilen, kongre kaybetmesine rağmen kendisini ilçe başkanı sanan, sanki görevi devam ediyormuş gibi afiş poster paylaşan, organizasyonlar düzenleyen şizofren, dört gündür dut yemiş bülbüle döndü.  Artık ortalığı gözleyip nereye yanlayacağına karar vermeye mi çalışıyor yoksa Kılıçdaroğlu'ndan, Orhan Sarıbal'dan görev mi bekliyor, bilmiyorum. Kendisiyle husumetim yoktur. Hiçbir zaman da olmamıştır. Dikkate alıp, hasımlık kuracağım adam değildir. Bugüne kadar seviyeyi korumak, birliği bozmamak için abi diye hitap ettim. Bundan sonra adam yerine koyup adını dahi ağzıma almam. Kılıçdaroğlu'ndan görev alıp karşıma çıkarsa hakkını vereceğimi bilmesi gerekir. Alenen ilan edeyim de sonra kimse "Neden böyle oldu?", "Öpüşün barışın filan," demesin. Dün neysek bugün de oyuz.  Adaletin, laikliğin, cumhuriyetin, demokrasinin, kamuya ait olan her şeyi yandaş sermayeye peşkeş çeken ve siyaseti bu şekilde finanse eden halk düşmanı Cumhur İttifakı'yla hasımız. Bu yamyamlardan, siyaset esnaflarından elbet bir gün kurtulacağız. HODRİ MEYDAN! SÖZ YETKİ KARAR İKTİDAR HALKA!"  
CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin: Erdoğan Neyse, Kılıçdaroğlu ve Çevresi de Odur!

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin, sosyal medya hesabından yaptığı zehir zemberek açıklamayla parti içi gündeme bomba gibi düştü. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ı çok sert sözlerle hedef alan Keskin, "Benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur" dedi.

 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin, parti içinde yaşanan son gelişmelere ve "mutlak butlan" tartışmalarına ilişkin kişisel sosyal medya hesabından çok sert bir açıklama yayınladı. Keskin, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na destek veren CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile köprüleri tamamen attığını ilan ederek, "Orhan Sarıbal artık abim değildir, dostum değildir. Benim milletvekilim değildir" ifadelerini kullandı.

"Kılıçdaroğlu Benim İçin Hasmdır"

Siyasi konularda tavizsiz bir duruşa sahip olduğunu vurgulayan Keskin, Genel Başkan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir uzlaşma sağlansa dahi kendisinin bu uzlaşmayı kabul etmeyeceğini belirtti. Kılıçdaroğlu ve çevresinin Kurultay’dan bu yana Cumhur İttifakı’na açıkça destek verdiğini iddia eden Keskin, açıklamasına şöyle devam etti:

"Kim ne yapar, kim kiminle uzlaşır bilemem ama ben başından beri net bir tavır sergilemeye kararlıyım. Tavrım Özgür Özel'i savunmaktan ibaret değildir. Bundan sonra benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur. Kemal Kılıçdaroğlu isimli şahıs genel başkanım olamaz. Kendisi hasmımdır. Bundan sonra da ömrüm boyunca hasmım olarak kalacaktır."

Orhan Sarıbal’a Salvolar: "Hiç Arınma Masalları Anlatmasın"

Açıklamasının büyük bir bölümünü CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a ayıran Yıldırım İlçe Başkanı Keskin, Sarıbal’ın sürecin farkında olarak bu safı seçtiğini öne sürdü. Sarıbal’a hakkını helal etmediğini belirten Keskin, Nilüfer Belediye Başkan adaylığı sürecine de atıfta bulunarak şu iddialarda bulundu:

"Orhan Sarıbal yaşananları anlayamayacak düzeyde birisi değildir. Dolayısıyla yaptığı her şeyi bilerek, isteyerek yapmakta olduğunu en iyi ben biliyorum. Mücadelemize bu tür bir ihaneti neden yaptığını anlamam, tahmin etmem ve affetmem maalesef mümkün değildir. Hiç yolsuzluğa karşı olma, arınma masalları anlatmasın. Nilüfer Belediye Başkan adaylığında kimi desteklediğini gayet iyi biliyoruz."

"Hodri Meydan!"

Parti içindeki diğer bazı isimleri ve kongre sürecini hazmedemediğini iddia ettiği figürleri de "şizofren" ve "siyaset esnafı" sözleriyle eleştiren Keskin, her şeye rağmen halkın iktidarı için mücadeleye devam edeceklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

"Dün neysek bugün de oyuz. Adaletin, laikliğin, cumhuriyetin, demokrasinin, kamuya ait olan her şeyi yandaş sermayeye peşkeş çeken ve siyaseti bu şekilde finanse eden halk düşmanı Cumhur İttifakı'yla hasımız. Bu yamyamlardan, siyaset esnaflarından elbet bir gün kurtulacağız. HODRİ MEYDAN! SÖZ YETKİ KARAR İKTİDAR HALKA!"

CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin'in açıklaması şöyle: 

"Basına ve Kamuoyuna; 

Cumhuriyet Halk Partimizin yaşadığı sürece ilişkin kişisel tavrımdır.

Erken öten horozun başını keserlermiş. Ama feryadım yüreğimden taşıyor. Ben öteyim de gerekirse başım sesime feda olsun.

Geçtiğimiz üç gün süreci takip etmeye çalıştım.
Kim ne yapar, kim kiminle uzlaşır bilemem ama ben başından beri net bir tavır sergilemeye kararlıyım.

Tanıyanlar bilir; kişisel ilişkilerde taraf olmayı çok sevmem. İnsanlarla çok nadiren kavga ederim. Husumetten hoşlanmam. Bu nedenle de çok fazla eleştirilirim. 

Kişisel meselelerde hataları, taraflaşmaları kolay affetmemi ve kimseye husumet beslemememi bir çeşit gevşeklik, umursamazlık, zayıflık olarak tanımlayanlar da yok değil.

Fakat politik konularda, yani bireysel olmayan, kamuya ilişkin meselelerde net ve tavizsiz bir tavrım olduğunu da herkes bilir.

Özgür Başkan'dan uzlaşma yönünde bir tavır beklediğim ya da gözlemlediğim için söylemiyorum. Özgür Başkan'ın bu yaşadıklarından sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile uzlaşma ihtimali olduğunu da düşünmüyorum.

Ama olmaz ya Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'yla uzlaşsa dahi ben uzlaşmayacağım. Kemal Kılıçdaroğlu'nu asla tanımayacağım. Kendisiyle ve arkadaşlarıyla husumetim hiçbir zaman sona ermeyecek.

Anlatmak istediğim şu: Tavrım Özgür Özel'i savunmaktan ibaret değildir. Bundan sonra benim için Tayyip Erdoğan neyse, Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi de odur.

Bu tür durumlarda erken açıklama yapmak tehlikelidir. Örgütün tavrını beklemek gerekir. Aksi  yönde tavırlar örgütlü mücadeleye zarar verir .Fakat ben bu defa bu ilkeyi çiğneyeceğim.

Çünkü bir uzlaşma kararına varılsa dahi politik duruşum gereği karara uyabilme ihtimalim yoktur.

Kılıçdaroğlu çevresi TGRT ve Akit aracılığıyla yürüttüğü sürecin sonunda mükafatını aldı. Bu çevre bu süreçte Özgür Özel - Ekrem İmamoğlu'na ve yüzlerce masum partilimize, yurttaşımıza olmadık iftiralar atmaktan geri durmadı. Kuruyu yaştan ayırma zahmetine dahi katlanmadı. Adil olmak gibi bir çabası asla olmadı.

Her fırsatta AKP ve Erdoğan'ın zehirli icraatlarını övmekten de geri durmadılar.Kurultaydan bu yana açık seçik Cumhur İttifakı'na destek oluyorlar.

Muhtemelen İran'ı çevreleme planına da ortak olmaya ve ganimetten paylarını almaya çalışacaklar.

Kemal Kılıçdaroğlu isimli şahıs genel başkanım olamaz. Kendisi hasmımdır. Bundan sonra da ömrüm boyunca hasmım olarak kalacaktır.

Atadığı, görevlendirdiği, görevi kabul eden, kabul edecek olan herkesi hasım kabul ederim.Tanımam. Yanıma yanaştırmam. Çok uzatırlarsa da gereğini yaparım.

Orhan Sarıbal artık abim değildir.
Dostum değildir.
Kendisinin üzerimde hakkı vardır.
Bugüne kadar Bursa halkına çok da faydası olmuştur.
Benim ve arkadaşlarımın da onun üzerinde çok hakkı vardır.
Benim hakkım helal değildir. 
Benim milletvekilim değildir.
Arkadaşlarım kendi değerlendirmelerini kendileri yaparlar.
Orhan Sarıbal yaşananları anlayamayacak düzeyde birisi değildir.
Dolayısıyla yaptığı her şeyi bilerek, isteyerek yapmakta olduğunu en iyi ben biliyorum. İradesini tanıyorum, kararlılığını biliyorum; gövdemle, başımla beraber karşısına dikiliyorum.

Mücadelemize bu tür bir ihaneti neden yaptığını anlamam, tahmin etmem ve affetmem maalesef mümkün değildir.

Orhan Bey'in Kılıçdaroğlu ve çevresinin Cumhur İttifakı'yla birlikte çalıştığını görmemesi de imkan dahilinde değildir. Onu bu sürece neyin sürüklediğini bilmiyorum ama benim nazarımda bu saatten sonra yan yana gelinebilecek bir siyasi kişilik olması imkansızdır.

Hiç yolsuzluğa karşı olma, arınma masalları anlatmasın. Nilüfer Belediye Başkan adaylığında kimi desteklediğini gayet iyi biliyoruz.

Av. Deniz Baykal hırsının kurbanı olmamalıdır. Kendisinin bana hakkı geçmiştir. Benim ona bugüne kadar bir iyiliğim dokunmadı. Hakkını helal etsin. Bu tavrından vazgeçmezse bir daha yollarımızın kesişme ihtimali yoktur.

Tıpkı Tayyip Erdoğan gibi Kemal Kılıçdaroğlu gibi seçim kaybetmeye tahammülü olmayan ve asla hazmedemeyen, kaybettikten sonra türlü iftiralar atmaktan geri durmayan, ilçe örgütünün sosyal medya hesaplarını dahi yeni yönetime devretmeyen, kaybettiği kongrenin ertesi günü 20'den fazla mahalle başkanını görevden almayı kendine hak bilen, kongre kaybetmesine rağmen kendisini ilçe başkanı sanan, sanki görevi devam ediyormuş gibi afiş poster paylaşan, organizasyonlar düzenleyen şizofren, dört gündür dut yemiş bülbüle döndü. 

Artık ortalığı gözleyip nereye yanlayacağına karar vermeye mi çalışıyor yoksa Kılıçdaroğlu'ndan, Orhan Sarıbal'dan görev mi bekliyor, bilmiyorum.

Kendisiyle husumetim yoktur. Hiçbir zaman da olmamıştır. Dikkate alıp, hasımlık kuracağım adam değildir.

Bugüne kadar seviyeyi korumak, birliği bozmamak için abi diye hitap ettim. Bundan sonra adam yerine koyup adını dahi ağzıma almam.

Kılıçdaroğlu'ndan görev alıp karşıma çıkarsa hakkını vereceğimi bilmesi gerekir. Alenen ilan edeyim de sonra kimse "Neden böyle oldu?", "Öpüşün barışın filan," demesin.

Dün neysek bugün de oyuz. 

Adaletin, laikliğin, cumhuriyetin, demokrasinin, kamuya ait olan her şeyi yandaş sermayeye peşkeş çeken ve siyaseti bu şekilde finanse eden halk düşmanı Cumhur İttifakı'yla hasımız.

Bu yamyamlardan, siyaset esnaflarından elbet bir gün kurtulacağız.

HODRİ MEYDAN!
SÖZ YETKİ KARAR İKTİDAR HALKA!"

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medyakorkusuz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat dini chat islami chat