Amedspor'un ilk Süper Lig deplasmanından notlar: Yenilsek de her hafta 90 dakika bizi düşünecekler
Amedspor'un ilk Süper Lig deplasmanından notlar: Yenilsek de her hafta 90 dakika bizi düşünecekler
Amedspor'un ilk Süper Lig deplasmanından notlar: Yenilsek de her hafta 90 dakika bizi düşünecekler
Amedspor'un ilk Süper Lig deplasmanından notlar: Yenilsek de her hafta 90 dakika bizi düşünecekler
Amedspor’un Süper Lig’deki ilk deplasmanının başlamasına bir saatten fazla zaman var. Ev sahibi Kocaelispor tribünleri henüz dolmaya başlamamış. Deplasman tribününde ise güvenlik gerekçesiyle polis kortejinde stada ulaşan erkenci Amedsporlular var. Neredeyse tamamı Kocaeli ve İstanbul’dan gelenlerin çoğunluğu erkek olsa da maça dair güvenlik kaygılarına rağmen birkaç aile de statta, küçük çocuklar sıraların arasında koşturuyor.
Bir süre sonra, hemen solumuzdaki Kocaelispor tribününden bir gürültü yükseliyor. Ellerinde Türk bayrakları olan bir grup deplasman tribününe doğru bozkurt işaretleri yapıp hareket çekiyor. Amedspor tribünü hareketlerin bir kısmına karşılık verip zafer işareti yaparken arkamda oturan arkadaş grubundan biri omzuma dokunuyor.
“Görüyorsunuz di mi, bayrak açıyorlar” diyor 28 yaşındaki Bager Tutacak. “Bir de küfür ediyorlar.” Arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’dan gelmişler. “Bizi düşman belliyorlar” diye devam ediyor. “Buraya gelirken yoldaki polislerin bakışlarını gördük. Şimdi de bunu yapıyorlar. Sanki biz Türk bayrağını sevmiyoruz.”

Tutacak, aslen Diyarbakırlı ama İstanbul’da doğup büyümüş. “Benim de asker üniformasıyla o bayrağın önünde fotoğrafım var” derken telefonuna uzanıyor, sonra vazgeçiyor. “Kanıtlamak zorunda da değilim ki. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız işte, barıştan yanayız, biz düşman değiliz.”
Kocaeli’de Amedspor taraftarlarına ayrılan 1.500 kişilik deplasman tribününün çevresinde maçtan saatler önce alınmış geniş güvenlik önlemleri var.
Deplasman girişini ararken yolu sorduğum güvenlik görevlileri ve polisler, etraftaki Kocaelispor taraftarlarına bakıp seslerini alçaltıyor. Birkaç kez yanlış tarafa gönderildikten sonra stadı çevreleyen bahçeli evlerin arasındaki yolda son kez bir görevliye danışıyorum.
“Kafanızı kaldırmadan devam edin bu yoldan” diye fısıldıyor. “Kendi tarafınıza geçene kadar da kimseyle diyaloğa girmeyin.”

Deplasman girişinde birkaç metre arayla yüzlerce polis bekliyor. Yanlarından geçerken amirlerden biri ekibini herhangi bir zorluk çıkarılmaması konusunda uyarıyor.
İçerideyse başlarda sadece birkaç yüz kişi olan Amedspor taraftarları, maç saatine yakın İstanbul ekiplerinin de gelmesiyle birlikte tezahüratı hızlandırıyor. Deplasman tribününün iki yanından ve alt taraftan ucu annelere de uzanan sinkaflı küfürler ediliyor, bozkurt işaretleri ve el hareketleri havada uçuşuyor.
Gençlerin bir kısmı cevap vermeye çoktan hazır olsa da tribüncüler ortama hâkim olmaya çalışıyor. Amedspor’un PFDK cezaları serisi bir önceki maçta da bozulmamış, Erzurumspor maçı sonrası yüklü para cezası alınmış. Yıl başında birleşerek birlikte hareket etmeye karar veren tribün grupları olabildiğince az sebep yaratarak cezaların önüne geçmeye çalışıyor. Bunu sağlayabilirlerse, asıl amaçları Süper Lig’in yenisi olan Amedspor’un kimliğini yansıtan bir tribün kültürü oluşturabilmek.

Henüz çok deneyimli olmasalar da Kocaeli’de tribünün kendi oyununu kurması, sahadakinden daha kolay oluyor.
Amedsporlu futbolcular özellikle ilk yarıda Kocaelispor’un baskısına cevap vermekte zorlanıyor. Top neredeyse ayaklarına hiç değmiyor, değerse de uzun süre kalmıyor. Ev sahibi ekip de bu etkisiz oyun karşısında çok beklemeyip 16. dakikada golü buluyor. Deplasman tribününde tatlar biraz kaçsa da geride olmak tempoyu düşürmüyor.
Amedspor’un etkili olamadığı uzun bölümlerde de tezahüratlar devam ediyor. İki yandaki Kocaelispor tribünleriyle karşılıklı küfür ve işaretleşmeler zaman zaman yeniden yükselirken, güvenlik görevlileri ve tribüncülerin müdahaleleriyle gerilim daha ileri gitmeden yatışıyor.
İkinci yarıda Amedspor biraz daha toparlansa da beraberlik golünü bulamıyor, hatta 87. dakikada ikinci golü de yiyerek Süper Lig’deki ilk deplasmanından sezonun ilk yenilgisiyle ayrılıyor.

Son düdükle birlikte deplasman tribününde hayal kırıklığı var. Ama yenilmek, geçen sezonun son maçlarında olduğu gibi tribünün üzerine çökmüyor. Oyunculara ve teknik ekibe yönelik eleştiriler olsa da, çıkışlara izin verilmesini beklerken Amedspor taraftarlarının çoğunun yüzünde yine de bir gülümseme gözleniyor.
“Valla abla, kaybetsek de her hafta 90 dakika bizi muhatap almak zorunda kalacaklar” diyor yanımda oturan gençlerden biri. “O da onlara dert olsun.” Telefonundan bir video gösterip, “Bak” diye devam ediyor. “Sanki maça değil de bize küfür etmeye gelmişler. Ama olsun, biz yine de burada olmaya devam edeceğiz.”
Amedspor taraftarları için deplasmanlarda karşılaştıkları bu tavır yeni değil. Yıllardır uygulanan deplasman yasaklarına, milliyetçi ve ırkçı tezahüratlara ve zaman zaman fiziksel saldırılara rağmen Süper Lig’e yükselmek, geçen sezon T24’e konuşan birçok taraftar için yalnızca sportif bir hedef değildi. Türkiye futbolunun en görünür liginde yer almak, kendilerini ve Amedspor’u anlatabilmek için daha büyük bir alan anlamına da geliyordu.

Ancak bu görünürlük, eski sorunları da beraberinde getirdi. Kocaeli maçında bir grup ev sahibi taraftar, Amedspor tribününe doğru Türkiye’de özellikle Kürtlere yönelik ölüm tehdidi olarak kullanılan “sarı torbalar” salladı. Olayla ilgili gözaltına alınan beş Kocaelispor taraftarı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “tehdit veya hakaret içeren tezahürat” suçlamaları kapsamında ev hapsi kararı verildi.
Saldırganlık statla da sınırlı kalmadı. Kocaeli maçından üç gün önce, Amedspor’un Azadî Taraftar Grubu’ndan 35 yaşındaki Muhittin Kaya’nın ölümünün ardından sosyal medyada hakaret ve nefret içerikli paylaşımlar yapıldı. Kaya’nın ailesinin yetkilendirdiği Amedsporlu Hukukçular Derneği, paylaşımları yapan hesaplar hakkında hukuki süreç başlattı.
Taraftar grubu Barikat’ın tribün liderlerinden Xebat Akbulut’a göre “Süper Lig’e çıkmak Amedspor’a yönelik düşmanca tavrı ortadan kaldırmadığı gibi, kulübün daha fazla göz önünde olması ayrışmayı da görünür hâle getiriyor.”
“Bu ligde zaten bizi seven hiç kimse yok” diyor Akbulut maç sonrasında. “Birinci Lig’de öyle böyle konuklarımız vardı ama bu ligde herkes bizi ayrıştırmaya niyetli.”

Ancak Akbulut için kendilerine yönelen tepkinin kendisi, Kocaeli’deki taraftarın “Her hafta 90 dakika bizi düşünecekler” sözünü doğrulayan bir taraf da taşıyor. “Bizim var olduğumuzu öyle ya da böyle kabul etmek zorunda kalıyorlar” diyor. “Bu da onlara acı veriyor. Doğru söylemiş arkadaş, yenilsek de sadece orada olmamız bile onlara acı veriyor.”
Kocaeli’deki yenilginin geçen sezonun son haftalarındaki mağlubiyetler kadar ağır hissedilmemesini ise daha sıradan, futbolla ilgili bir nedene bağlıyor: Geçen sezon hedef Süper Lig’e yükselmekti, bu yıl taraftarların beklentisi daha mütevazı.
“Bu sezon şampiyon olamayacağımızı biliyoruz. En azından ligde kalalım” diyor Akbulut. “Geçen sene şampiyonluk vaadiyle yola çıktığımız için oradaki kayıplar bizi etkiliyordu. Ama bu sene ligde kalsak bize yeter diyoruz.”
Bu, kötü oynanan bir maçın ardından alınan 2-0’lık yenilgiyi daha az can sıkıcı yapmıyor ama artık tek bir yenilgi, ulaşılmaya çalışılan yeri de beraberinde götürmüyor. Amedspor artık Süper Lig’de; kötü oynayabilir, taraftarları futbolculara kızabilir ve bir deplasmandan puansız dönebilir.
Kocaeli’deki bozkurt işaretleri, sarı torbalar ve 90 dakika boyunca karşı tribünlerden yükselen küfürler ise can sıkıyor; ülkeye hâkim olması beklenen barış ve kardeşlik iklimine dair şüpheleri derinleştiriyor. Ama bir yandan da birçok Amedsporlu için artık görmezden gelinemeyecek kadar görünür olduklarını gösteriyor.
Maçın ardından polis korteji eşliğinde İstanbul’a dönmeye hazırlanan taraftarın söylediği gibi: “Yenilsek de her hafta 90 dakika Amedspor’u düşünecekler.”
KAYNAK t24
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
