Alkol ruh hâlini neden değiştiriyor?
Alkol ruh hâlini neden değiştiriyor?
Alkol ruh hâlini neden değiştiriyor?
Alkol ruh hâlini neden değiştiriyor?
Bir şeyler içmek o an için iyi bir fikir gibi görünebilir. Alkol birçok kişide rahatlama hissi yaratır, çekingenliği azaltır ve kimi zaman coşku duygusunu artırır. Ancak ertesi sabah tablo değişebilir ve kişi fazladan içtiği bir kadeh şarabın ardından pişmanlık yaşayabilir.
Akşamdan kalmanın baş ağrısı, mide bulantısı, susuzluk hissi ve ışık ya da sese karşı hassasiyet gibi fiziksel belirtileri bilinir. Bununla birlikte alkol tüketimi duygusal etkiler de bırakabilir. “Hang-xiety” olarak adlandırılan bu durum; zihinsel bulanıklık, kaygı, sinirlilik ve pişmanlık ya da utanç duyguları şeklinde ortaya çıkabilir.
Alkolün bilişsel ve davranışsal etkileri üzerine çalışan Birmingham Üniversitesi psikoloji doçenti Sally Adams, stresli bir haftanın ardından rahatlamak ve kaygısını bastırmak için zaman zaman birkaç içki içtiğini belirtiyor. Ancak Adams, ertesi sabah yaşadığı kaygının “her zaman on kat daha güçlü geri geldiğini” ifade ediyor.
Ertesi gün yaşanan bu duygular, alkolün ruh sağlığı üzerindeki etkilerinden yalnızca biridir. Uzun süreli ve aşırı alkol tüketimi depresyon ve kaygı ile de ilişkilendiriliyor.
Dr. Sally Adams, insanların ruh sağlığı ile alkol arasındaki ilişkiyi daha fazla fark etmeye başladığını vurguluyor. Adams, birçok kişinin bu nedenle alkol tüketimini azaltmayı ya da tamamen bırakmayı tercih ettiğini belirtiyor. Adams kendi deneyiminde de ertesi gün yaşadığı kaygının kısa süreli keyfe değmediği için içkiyi bıraktığını söylüyor.
İçki içildiğinde beyinde neler olur?
Alkol vücut üzerinde geniş kapsamlı etkiler oluşturur. Beyinde hücreler arası iletişimi sağlayan nörotransmitter adı verilen sinyal moleküllerinin hassas dengesini değiştirir.
Kişi içmeye başladığında alkol, beynin haz merkezinde dopamin salgılanmasını tetikler ve bu durum kişiye keyifli bir his verir. Aynı zamanda GABA adlı nörotransmitterin etkisini artırır; bu da rahatlama ve uyku hali yaratır. Buna karşılık glutamat adlı nörotransmitterin etkisini azaltır ve bu durum hafıza ile hareket üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.
The New York Times’tan Allessandra DiCorato’nun haberine göre Yale Tıp Fakültesi Bağımlılık İyileşme Kliniği direktörü ve birinci basamak hekimi Dr. Stephen Holt, alkolün oldukça karmaşık bir madde olduğunu belirtiyor. Dr. Stephen Holt, alkolün bu farklı süreçlerin tamamını aynı anda etkilediğini ve bu nedenle birçok farklı sonuç ortaya çıktığını ifade ediyor.
Vücut alkolü metabolize etmeye başladığında beyin yeniden normal dengeye dönmeye çalışır. Dr. Sally Adams bu sürecin ertesi gün kişinin kendisini oldukça kötü hissetmesine yol açabileceğini söylüyor.
Bazı araştırmalar, insanların içki içtikten sonraki gün kendilerini daha az sakin ve daha yorgun hissettiklerini bildirdiğini ortaya koyuyor. 2021 yılında Sally Adams ve diğer araştırmacılar tarafından yürütülen bir çalışmada ise akşamdan kalma gönüllülerin duygularını düzenleme konusunda diğer kişilere kıyasla daha fazla zorlandıkları görüldü. Adams, akşamdan kalma kişilerin dünyayı daha olumsuz algıladıklarını belirtiyor.
Alkol ruh hâlini birçok farklı yoldan etkiliyor
NewYork-Presbyterian The One nöroloğu Dr. Hugh Cahill, içki sonrasında ortaya çıkan duyguların tek bir nedene bağlanmasının zor olduğunu ifade ediyor. Cahill, alkol tüketimi sırasında birçok farklı faktörün aynı anda devreye girdiğini belirtiyor.
Örneğin uyku bu faktörlerden biridir. Alkol kişinin daha hızlı uykuya dalmasına yardımcı olabilir. Buna karşılık REM uykusunun miktarını azaltır ve bu durum kaygı hissini artırabilir. Alkol aynı zamanda vücudu susuz bırakır ve bazı araştırmalar bu durumun ruh hâlini etkileyebileceğini gösterir. Ayrıca alkol sosyal çekingenliği azaltır ve hafızayı zayıflatır; bu nedenle kişi sonradan pişman olabileceği kararlar alabilir veya bazı olayları hatırlamayabilir.
Dr. Sally Adams, akşamdan kalmanın şiddetinin genetik özellikler, vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, tüketilen yiyecekler ve su miktarı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebileceğini belirtiyor. Adams duygusal tepkilerin de kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini vurguluyor. 2019 yılında yapılan bir araştırma, daha utangaç kişilerin içki içtikten sonraki sabah daha az utangaç kişilere göre daha yüksek kaygı yaşadığını ortaya koydu.
Araştırmalar ayrıca kronik alkol kullanımının beynin temel nörotransmitter seviyelerini değiştirebildiğini gösteriyor. Bu durum alkol aniden bırakıldığında aşırı uyarılma veya panik atak yaşama riskini artırabiliyor. Bununla birlikte uzmanlar bu etkilerin hangi miktarda alkol tüketimiyle ortaya çıktığını kesin olarak belirleyebilmiş değil.
Bu durumla nasıl başa çıkılabilir?
Brown Üniversitesi Alkol ve Bağımlılık Araştırmaları Merkezi psikologu ve psikiyatri ile insan davranışı doçenti Hayley Treloar Padovano, duygusal bir akşamdan kalmayı önlemek için içmeden önce sürecin tamamını düşünmeyi öneriyor. Padovano, kişinin yalnızca o gece alkolün sağlayacağı rahatlamayı değil ertesi sabah nasıl hissedeceğini de göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyor.
Araştırmacılar alkolün fiziksel ve duygusal etkilerini tamamen ayıracak yöntemler geliştirmiş değil. Buna rağmen içkileri zamana yaymak ya da içeceğe buz ekleyerek seyrelterek tüketmek gibi yöntemler daha az alkol almayı sağlayabilir ve genel olarak akşamdan kalma riskini azaltabilir.
Dr. Sally Adams, alkol ve akşamdan kalma sürecinin oldukça karmaşık olduğunu hatırlatıyor. Adams, bu nedenle “hang-xiety” için tek bir çözüm bulunmasının zor olduğunu belirtiyor. Adams, içki sonrasında yaşanan düşük ruh hâlinin akşamdan kalmanın bir parçası olduğunu ve zamanla geçeceğini hatırlamanın önemli olduğunu söylüyor.
Dr. Hugh Cahill ise vücudun alkolü parçalayabilmesi için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Cahill, öğleden sonra yapılacak kısa bir uykunun bu süreçte en fazla rahatlama sağlayabilecek yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
