ABD’nin Suriye’de Kürt Politikasında Yeni Dönem: “Görev Tamamlandı” Mesajı
ABD’nin Suriye’de Kürt Politikasında Yeni Dönem: “Görev Tamamlandı” Mesajı
ABD’nin Suriye’de Kürt Politikasında Yeni Dönem: “Görev Tamamlandı” Mesajı
ABD’nin Suriye’de Kürt Politikasında Yeni Dönem: “Görev Tamamlandı” Mesajı
Washington’un Suriye’ye ilişkin kullandığı dilde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Bir dönem IŞİD’le mücadelede kilit ortak olarak öne çıkarılan ve milyarlarca dolarlık destek sağlanan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik mesajların tonu sertleşirken, Şam’dan gelen açıklamalar sahada ve diplomaside “yeni bir denklemin” kurulduğuna işaret ediyor. Uzmanlar, yaşananların geçici bir taktik ayarlamadan ziyade, ABD’nin Kürt politikasında daha köklü bir yön değişikliğinin habercisi olduğunu belirtiyor.
“ABD, Suriye Devletiyle İşbirliğini Tercih Ediyor”
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın, PKK bağlantılı SDG’nin IŞİD’le mücadeledeki rolünün büyük ölçüde sona erdiğini açıklamasının ardından, Şam’dan dikkat çekici bir değerlendirme geldi. HTŞ kontrolündeki Suriye Dışişleri Bakanlığı’nda ABD İşleri Dairesi Direktörü olan Kuteybe İdlibi, Washington’un terör ve IŞİD’le mücadelede stratejik ortak olarak Suriye devletini gördüğünü söyledi.
İdlibi, Al Arabiya’ya yaptığı açıklamada, SDG’nin önceki ateşkes anlaşmasından geri adım atmasının ABD yönetimini zor durumda bıraktığını öne sürerek, Washington’un Suriye ordusunun ülke genelinde devlet otoritesini tesis etmesine engel olunmaması yönünde bir tutum sergilediğini ifade etti. İdlibi ayrıca, SDG’nin hükümet çatısı altında entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Şam’dan Entegrasyon İçin Süre
Şam yönetimi, SDG’nin kontrolündeki geniş alanların geri alınmasının ardından Kürt güçleriyle ateşkes ilan edildiğini duyurdu. SDG’ye, başkent merkezli yönetime entegre olmayı kabul etmesi için dört gün süre tanındığı bildirildi. Basına yansıyan haberlerde, bir dönem SDG’nin en önemli müttefiki olan ABD’nin de örgüte bu yönde telkinde bulunduğu ifade edildi.
Barrack: “SDG Görevini Büyük Ölçüde Tamamladı”
Tom Barrack, X hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım gibi güvenceler içeren entegrasyon teklifini “Kürtler için en büyük fırsat” olarak nitelendirdi. Barrack, ABD’nin IŞİD’le mücadelede yerel ortak olarak desteklediği SDG’nin görevini büyük ölçüde tamamladığını savunurken, Washington’un Suriye’de uzun vadeli ve kalıcı bir askeri varlık sürdürme niyetinde olmadığını da açıkça dile getirdi.
SDG ise Şam’la ateşkes anlaşmasını kabul ettiğini doğrulayarak, saldırıya uğramadığı sürece herhangi bir askeri faaliyete katılmayacağını açıkladı.
Trump’tan “Desteği Kesme” Sinyali
ABD basınında yer alan analizlerde, Washington–SDG ilişkilerindeki değişimin, Başkan Donald Trump’ın göreve gelmesi ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya “tam destek” açıklamasının ardından hız kazandığı belirtiliyor. ABD yönetimi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklediğini vurgularken, SDG’nin talep ettiği federalizm ya da siyasi adem-i merkeziyetçilik fikirlerine açıkça karşı çıkıyor.
Trump, son açıklamasında SDG’ye yönelik askeri ve mali desteğin sona ermesi gerektiğine işaret ederek, “Kürtlere çok büyük paralar ödendi. Bu, daha çok kendileri içindi. Biz onlarla uyumluyuz ama bu desteklerin sürdürülebilirliği sorgulanmalı,” ifadelerini kullandı.
Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlara göre, ABD’nin 1980’lerden bu yana uyguladığı yaklaşım bir kez daha devrede: düşük maliyetli yerel ortaklarla hedefe ulaşmak ve hedef tamamlandığında dosyayı kapatmak. Irak ve Afganistan’da benzer örnekleri görülen bu strateji, Suriye’de de kendini gösteriyor.
Washington’un yeni söylemi; Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu, devlet dışı aktörlerle uzun vadeli bağlardan kaçınma ve SDG’nin merkezi yönetime entegrasyonuna verilen destekle şekilleniyor. Bu tablo, ABD’nin Kürtlerle ilişkisini “stratejik ortaklık” düzeyinden, sınırlı süreli ve dar taahhütlü bir ilişkiye indirdiğini ortaya koyuyor.
Yeni çizginin Türkiye’nin güvenlik hassasiyetleriyle daha uyumlu bir zemin oluşturabileceği değerlendirilirken, Suriye’nin kuzeyinde gerilimin artabileceği de dile getiriliyor. İsrail’in ise Kürtlerle temas kanallarını tamamen kapatmaktan ziyade sınırlı biçimde açık tutabileceği, ancak ABD geri çekilirken tek başına yüksek maliyetli bir angajmana girmesinin zor olduğu ifade ediliyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
