KESK’ten Bursa, İzmir ve Van’da “Geçinemiyoruz” Mitingleri

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 29 Kasımda, İzmir, Van ve Bursa’da “Geçinemiyoruz! Halk İçin Bütçe, Demokratik Türkiye” talebiyle miting gerçekleştirdi.

İzmir’de KESK, Türk-İş, TMMOB, İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası’nın çağrısıyla Konak Eski Sümerbank önünde toplanan kitle Cumhuriyet Meydanına yürüdü. Mitinge grevdeki Petrol-İş Sendikası üyesi Temel Conta işçileri ve işten atma saldırısına karşı direnişte olan TEKSİF Sendikası üyesi Digel Tekstil işçileri de katıldı.  Mitingde KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak konuştu. Koçak, siyasi iktidarın bütçe yaparken tercihleri nedeniyle, kamu emekçisinin bütçede yok sayıldığını, yeterli destek verilmediği için çiftçinin üretimden koptuğunu, işçilerin düşük ücretlerle sefalet içinde yaşadığını, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ifade etti. Koçak, Ege bölgesinde birçok ilin deprem tehdidi altında olmasına karşın iktidarın bütçede depreme yönelik kayda değer tek bir yatırım programı hazırlamadığını söyledi.

Koçak taleplerini şöyle sıraladı:

Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçe hayata geçirilmeli, kadınların güvenceli istihdamı arttırılmalı, kadınları şiddetten koruyacak kamusal hizmetler genişletilmelidir. Sefalet düzeyindeki asgari ücret insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarılmadır. Kamu emekçilerinin grev hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, 4688 sayılı sendika yasası evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmelidir. Yandaş konfederasyonun onayıyla kamu emekçilerini ve emeklilerini sefalete mahkûm eden “Toplu Sözleşme” derhal yenilenmelidir. Kayıplarımız telafi edilmeli, en düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Güvenceli-kadrolu istihdam esas alınmalıdır. Gelir vergisi birinci dilim oranı %15’ten %10’a düşürülmeli, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlar-ücretler birinci vergi diliminde sabitlenmelidir. Belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmalıdır. Kamu Özel İş birliği (KÖİ) projelerine aktarılan Hazine garantilerine son verilmelidir. Vergilerimiz, ülkenin kaynakları, güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; istihdamın, üretimin arttırılması, yoksulluğun ve işsizliğin önlenmesi, adaletin, barışın ve demokrasinin tesis edilmesi için kullanılmalıdır.

Van’da Musa Anter Parkı’nda gerçekleştirilen mitinge kayyum yönetimi tarafından işten atılan ve 100 günü aşkın süredir direnişte olan Genel-İş üyesi Van Belediyesi işçileri, DİSK/Dev Emekli-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TMMOB katılarak destek verdi.

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, mitingde yaptığı konuşmada bütçedeki gelir gider kalemlerinin sınıfsal bir tercihle belirlendiğine vurgu yaptı. 2026 yılı bütçesinin kamu hizmetlerinin çöküşünü hızlandırmak için yazıldığını söyleyen Karagöz, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerin payının her yıl reel olarak biraz daha gerilediğini, sağlık sisteminin çöktüğünü, eğitimde niteliğin yerlerde süründüğünü ifade etti. Karagöz, tarım ve hayvancılık desteklenmediği için Van’da köyüne dönmek isteyen ailelerin dönemediğini, kadın işsizliğin, kadına yönelik şiddetin durdurulması için bir şey yapılmadığını, aksine bütçede kadınlara yüzde 1 bile pay ayrılmadığını, bütçenin emeklilere “bir yıl daha açlığa, yokluğa, görünmezliğe razı olun” dediğini söyledi. Bütçede savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya devasa miktarda kaynaklar aktarıldığını söyleyen Karagöz, siyasi iktidarın bu tercihiyle Kürt sorununun çözümü için “barış değil, operasyon” dediğini belirtti.

 

Bursa’da Fomara Meydanında toplanan kitle kent meydanına yürüdü. Eyleme DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, TÜMTİS, Tüm Emeklilerin Sendikası ve Öz İplik-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan Karesi Tekstil işçileri katılarak destek verdi.

 

Mitingde konuşan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Tarım Orkam-Sen Bursa Şube Başkanı Tarık Efe, kamu emekçilerinin, işçilerin, gençlerin, emeklilerin, emekçi kadınların, küçük esnafın ve çiftçilerin sağlıklı kalamadığı, mutlu ve huzurlu olamadığı zor bir süreçten geçildiğini ifade etti. Bu tablonun sebeplerini ve sorumlularını anlamak için bütçenin omurgasını oluşturan vergilerin kimlerden, nasıl toplandığının, toplanan vergilerin kimlerin faydası için kullanıldığının sorulması gerektiğini ifade etti. Efe, “Türkiye’de iktidarlar yıllardır yapılan bütçelerle yoksulun, çalışanın cebinden alıp patronlara, zenginlere, silah tekellerine aktarmayı sürdürdüler. TBMM’de görüşülen 2026 bütçesi ile bu tablo daha da ağır hale getiriliyor” dedi.

 

Mitinglerde “Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek”, “Jin Jiyan Azadî”, “Saraya Değil Emekçiye Bütçe”, “Yaşasın Barış, Biji Aşitî”, “Genel Grev Genel Direniş”, “Kayyum Darbedir Darbeye Hayır”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları atıldı.